Question

Difficulty: Very hardEk İşçi ve Cesareti Kırılmış İşçi Etkileri

Ekonomik konjonktürün daralma (resesyon) evresinde, hanehalkı toplam reel gelirindeki azalışı telafi etmek amacıyla işgücü piyasası dışındaki hane üyelerinin iş aramaya başlamasıyla oluşan "ek işçi etkisi" (added worker effect) ile iş bulma ümidini yitirenlerin iş aramaktan vazgeçerek işgücü piyasasını terk etmesiyle oluşan "cesareti kırılmış işçi etkisi" (discouraged worker effect) eş anlı olarak gerçekleşmektedir. Çalışma ekonomisi literatüründe bu iki etkinin ampirik büyüklükleri ve temel makroekonomik göstergeler üzerindeki net sonuçları dikkate alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

  1. Cesareti kırılmış işçi etkisi, ek işçi etkisinden mutlak değerce daha büyük (dominant) olduğu için işgücü "konjonktürle aynı yönlü" (pro-cyclical) bir seyir izler ve bu durum daralma dönemlerinde resmi işsizlik oranının gerçek işsizlik boyutunu olduğundan düşük göstermesine yol açar.Answer
  2. B
    Ek işçi etkisi, cesareti kırılmış işçi etkisinden daha baskın olduğu için işgücü arzı "konjonktürle ters yönlü" (counter-cyclical) bir özellik gösterir ve resesyon dönemlerinde işgücüne katılma oranının sistematik olarak artmasına neden olur.
  3. C
    Ek işçi etkisi, özünde baskın bir "ikame etkisi" sonucu ortaya çıkarken; cesareti kırılmış işçi etkisi "gelir etkisinin" bir sonucudur ve bu iki etki birbirini her zaman tam olarak dengelediği için işgücüne katılma oranı sabit kalır.
  4. D
    Cesareti kırılmış işçi etkisi sadece birincil işçiler (hane reisi) üzerinde etkili olduğundan, bu grubun işgücünden çekilmesi resmi işsizlik verilerinde herhangi bir sapmaya yol açmaz ve işgücüne katılma oranını etkilemez.
  5. E
    Ekonomik canlanma dönemlerinde ek işçi etkisi hızla artarken cesareti kırılmış işçi etkisinin azalması, işsizlik oranının canlanma dönemlerinde resesyona göre daha yüksek ölçülmesine neden olan yapısal bir çelişki yaratır.

Answer

Cesareti kırılmış işçi etkisinin ek işçi etkisinden daha baskın olması nedeniyle işgücünün konjonktürle aynı yönlü (pro-cyclical) hareket etmesi ve resmi işsizlik oranının gerçek durumu olduğundan düşük göstermesi.
Çalışma ekonomisi literatüründe kabul gören temel görüş, cesareti kırılmış işçi etkisinin (işgücünden çıkış), ek işçi etkisinden (işgücüne giriş) çok daha güçlü olduğudur. Bu durum, ekonomik daralma dönemlerinde işgücünün daralmasına (pro-cyclical) yol açar. Resmi işsizlik verileri sadece aktif olarak iş arayanları kapsadığı için, iş bulma umudunu yitirip evine dönen 'gizli işsizler' hesaba katılmaz. Sonuç olarak, resmi işsizlik oranı piyasadaki gerçek atıl kapasiteyi olduğundan daha düşük gösterir.

Step-by-Step Solution

1
Kavramsal tanımların ayrıştırılması
Ek işçi etkisi (gelir azalışı nedeniyle piyasaya giriş) ve Cesareti kırılmış işçi etkisi (iş bulma umudu kaybı nedeniyle piyasadan çıkış) tanımlanır.
Etkilerin yönlerini belirlemek için başlangıç noktasıdır.
2
Konjonktürel yönün (pro-cyclical vs counter-cyclical) belirlenmesi
Durgunlukta işgücü arzı azalıyorsa pro-cyclical, artıyorsa counter-cyclical olarak sınıflandırılır.
İşgücü piyasasının genel çevrimsel karakterini anlamak gerekir.
3
Ampirik literatür verilerinin sentezlenmesi
Çalışmalar, cesareti kırılmış işçi etkisinin (çıkış), ek işçi etkisinden (giriş) daha büyük olduğunu göstermektedir (Net Etki < 0).
Gerçek dünya verilerine dayalı bir çıkarım yapmak için gereklidir.
4
İstatistiksel sapmanın analizi
İş aramaktan vazgeçenler işsiz sayılmadığı için paydaki işsiz sayısı azalır, bu da resmi işsizlik oranının (u=ULFu = \frac{U}{LF}) yapay olarak düşük çıkmasına neden olur.
Hatalı ölçümün (gizli işsizlik) nedenini açıklar.

Key Concept

İşgücü Arzının Çevrimsel Davranışı ve Ölçüm Hataları
Estimated Time:2m 30s
Rate this question