5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu kapsamında (Bağımsız çalışan) statüsünde tescilli olan ve Sosyal Güvenlik Kurumuna toplam TL prim borcu bulunan bir sigortalı, tarihinde iş kazası geçirmiştir. Kaza neticesinde sigortalıya hastaneye yatırılmadan doğrudan ayakta tedavi uygulanmış ve hekim tarafından günlük istirahat raporu verilmiştir. Sigortalının son bir yıl içindeki toplam prim ödeme gün sayısı ise 'dir.
Buna göre, söz konusu sigortalıya geçici iş göremezlik ödeneği verilmesi hususunda aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- Sigortalı yalnızca ayakta tedavi gördüğü ve yatarak tedavi süreci bulunmadığı için prim borcunu ödese dahi kendisine geçici iş göremezlik ödeneği ödenmez.Answer
- BSigortalı prim borcunun tamamını ödediği takdirde, iş kazasının gerçekleştiği ilk günden itibaren günlük sürenin tamamı için ödenek almaya hak kazanır.
- Cİş kazası sigorta kolunda prim borcu bulunması ödeneğin verilmesine engel teşkil etmediğinden, sigortalı ayakta tedavi gördüğü her gün için ödeneğini alır.
- DSon bir yıl içinde günlük prim ödeme şartı yerine getirildiği için sigortalıya raporun üçüncü gününden itibaren ödeme yapılmaya başlanır.
- ESigortalı prim borcunu öderse, ayakta tedavi gördüğü için günlük kazancının yarısı () oranında ödenek alır.
Answer
4/1-b statüsündeki sigortalıların yalnızca ayakta tedavi görmesi durumunda ödenek alamayacağını belirten seçenek doğrudur.
Doğru yanıt, sigortalının ayakta tedavi görmesi nedeniyle ödenek alamayacağını vurgulayan ifadedir. 5510 sayılı Kanun m. 18/2 hükmü açıkça; 4/1-b'li sigortalılara iş kazası veya meslek hastalığı halinde geçici iş göremezlik ödeneğinin, prim borçlarının ödenmiş olması şartıyla ancak yatarak tedavi süresince veya yatarak tedavi sonrası istirahat raporu aldıkları sürede ödeneceğini belirtir. Olayda sigortalı hastaneye yatırılmadan doğrudan ayakta tedavi gördüğü için kanuni şart gerçekleşmemiştir.
Step-by-Step Solution
Key Concept
4/1-b statüsündeki sigortalıların geçici iş göremezlik ödeneği alabilmesi için hem prim borçlarının bulunmaması hem de tedavinin yatarak (veya yatarak tedavi sonrası istirahat şeklinde) yapılması zorunludur.