Klasik iktisatçılar, Say Yasası (Her arz kendi talebini yaratır) uyarınca ekonominin kendiliğinden tam istihdama yöneleceğini ve ortaya çıkan işsizliğin ancak 'iradi' (gönüllü) nitelikte olabileceğini savunurlar. Keynesyen yaklaşımın bu görüşe karşı çıkarak, ekonominin 'etkin talep' yetersizliği nedeniyle tam istihdam düzeyinin altında bir dengede takılı kalabileceğini ve kalıcı bir işsizlik sorunu yaşanabileceğini ileri sürmesinin temel dayanağı aşağıdakilerden hangisidir?
- Nominal ücretlerin aşağı doğru esnek olmaması ve harcamalardaki yetersizliğin piyasa mekanizması tarafından kendiliğinden düzeltilememesiAnswer
- BÜcretlerin ve fiyatların tam esnekliği sayesinde emek piyasasında arz ve talebin her zaman tam istihdam düzeyinde eşitlenmesi
- Cİşverenlerin verimliliği artırmak amacıyla piyasa denge ücretinin üzerinde bir ücret (etkin ücret) ödeyerek maliyetleri minimize etmesi
- Dİşsizliğin sadece iş arama maliyetleri ve bilgi eksikliğinden kaynaklanan geçici bir süreç olarak görülmesi
- ESektörel değişimler sonucu işgücü becerileri ile iş talebi arasındaki uyumsuzluğun kalıcı yapısal işsizliğe yol açması
Answer
Keynesyen yaklaşımda irade dışı işsizliğin ve eksik istihdam dengesinin temel nedeni, nominal ücretlerin aşağı doğru katı olması ve toplam harcamaların (etkin talep) tam istihdamı sağlayacak düzeyde oluşmamasıdır.
Keynesyen iktisatta, ekonominin tam istihdam düzeyinin altında bir dengede kalabilmesinin temel sebebi toplam harcamaların (etkin talep) yetersiz olmasıdır. Klasiklerin aksine, nominal ücretler aşağı doğru esnek değildir (sendikalar, sözleşmeler vb. nedenlerle). Bu durum, emek arzının emek talebinden fazla olduğu bir noktada piyasanın takılı kalmasına ve bireylerin mevcut ücret düzeyinde çalışmaya razı olmalarına rağmen iş bulamamalarına (irade dışı işsizlik) neden olur.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Efektif Talep ve Nominal Ücret Katılığı