Türkiye’de yer şekillerinin gelişim sürecinde kütle hareketleri ve erozyon, benzer dış kuvvetler tarafından tetiklense de mekanik işleyiş ve sonuçları bakımından köklü farklılıklar gösterir. Özellikle killi tabakaların eğime paralel uzandığı, bakı etkisine bağlı olarak kar erimelerinin hızlandığı ve beşerî müdahalelerle yamaç dengesinin bozulduğu sahalarda afet riski artmaktadır.
Buna göre, belirtilen fiziksel koşulların hâkim olduğu bir sahada meydana gelen süreçlerle ilgili aşağıdaki çıkarımlardan hangisi doğrudur?
- ABölgede yapılacak yoğun ağaçlandırma çalışmaları, killi tabakaların su tutma kapasitesini kökler vasıtasıyla dengeleyerek derin kütle hareketlerini durdurmada en kesin çözümdür.
- BGüneye bakan yamaçlarda güneşlenme süresinin fazla olması, toprağın nemini hızla kaybetmesini sağladığı için ilkbahar aylarında killi yapının gevşemesini engelleyerek heyelan riskini minimize eder.
- Söz konusu olay, toprağın üst kısmının dış kuvvetlerce süpürülmesi değil; killi yapının suyu emerek plastikleşmesi sonucu kütlenin derin bir kayma düzlemi üzerinde yer çekimiyle hareket etmesidir.Answer
- DMeydana gelen olay, yalnızca eğimin üzerine çıktığı ve bitki örtüsünün tamamen yok olduğu sahalarda görülen şiddetli bir yüzeysel süpürülme sürecidir.
- EBu tip kütle hareketleri sadece Doğu Karadeniz'e özgü olup, litolojik yapının killi olmadığı İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu gibi kurak bölgelerde görülmesi mümkün değildir.
Answer
Söz konusu olayın, killi yapının suyu emerek plastikleşmesi ve kütlenin derin bir kayma düzlemi üzerinde yer çekimi etkisiyle hareket etmesi olduğunu belirten ifade doğrudur.
Heyelanlar, özellikle killi tabakaların eğime paralel olduğu yerlerde, suyun sızarak kili kayganlaştırması ve kütlenin yer çekimine direnç gösteremeyerek derin bir düzlem üzerinde kaymasıyla oluşur. Bu, toprağın üst kısmının rüzgar veya suyla taşınması olan erozyondan mekanik olarak tamamen farklı ve daha derin bir süreçtir.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Heyelan Mekanizması ve Erozyon Farkı
Estimated Time:2m 0s