Modern edebiyatın en büyük yanılgılarından biri, yazarın her şeyi en ince ayrıntısına kadar anlatma çabasıdır. Oysa nitelikli bir yapıt, sadece söyledikleriyle değil, ustalıkla sustuklarıyla da değer kazanır. Okur, metnin satır aralarına yerleştirilen o boşluklarda kendi dünyasını inşa eder; yazarın bıraktığı izleri takip ederek hikâyeyi kendi zihninde tamamlar. Eğer bir metin her şeyi gün ışığına çıkarıyor, hayal gücüne yer bırakmıyorsa, o yapıt bir keşif alanı olmaktan çıkıp bir dayatmaya dönüşür. Gerçek bir sanat eseri, okuru edilgen bir alıcı konumundan çıkarıp yaratım sürecinin bir paydaşı haline getiren o büyülü sessizlik anlarında gizlidir. Dolayısıyla yazınsal derinlik, sözcüklerin çokluğunda değil, o sözcüklerin hangi boşlukları çevrelediğinde aranmalıdır. Bu sessizlik, yazarın yetersizliğinden değil, aksine okura duyduğu saygıdan ve metne katmak istediği sonsuz yorum imkânından kaynaklanır.
Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
- AYazınsal eserlerde yazarın her türlü ayrıntıyı en somut biçimde okura aktarmasının önemi
- Nitelikli bir yapıtın, okuru metnin inşasına dahil eden anlatılmamış alanlar sayesinde değer kazandığıAnswer
- CModern okurun, karmaşık ve kapalı anlatımlı metinleri anlamlandırmada yaşadığı temel güçlükler
- DSanatçının başarısının, eserinde kullandığı sözcüklerin çokluğu ve betimlemelerin gücüyle ölçülmesi
- EHayal gücü zayıf olan okurların, metindeki boşlukları doldurmakta ve anlamı kavramakta yetersiz kalması