Modern toplumun "verimlilik" tutkusu, bireyi her anını somut bir çıktıyla doldurmaya zorlamaktadır. Boş zaman, genellikle bir kayıp veya tembellik olarak nitelendirilmekte; zihnin kendi haline bırakıldığı anlar değersiz görülmektedir. Oysa yaratıcı süreçler üzerine yapılan araştırmalar, zihinsel kuluçka evresinin önemini çarpıcı bir biçimde ortaya koymaktadır. Bir problem üzerinde yoğunlaştıktan sonra dikkati dağıtmak, hatta hiçbir şeyle uğraşmamak, zihnin arka planda verileri işlemesine ve özgün bağlantılar kurmasına olanak tanır. Arşimet’in hamamda, Newton’un elma ağacı altında ulaştığı o "evreka" anları, aslında görünüşte pasif olan ancak içten içe hummalı bir faaliyetin sürdüğü bu dinlenme süreçlerinin meyvesidir. Dolayısıyla gerçek yaratıcılık, sadece yoğun bir çalışmanın değil, aynı zamanda bu çalışmayı takip eden bilinçli bir sessizliğin ve zihinsel bir duraksamanın sonucudur. Bu duraksamalar, biriktirilen verilerin anlamlı bir bütüne dönüşmesini sağlayan gizli mimarlardır.
Bu parçada vurgulanmak istenen temel düşünce aşağıdakilerden hangisidir?
- Yaratıcı bir sonuca ulaşmak için yoğun zihinsel faaliyetin yanında dinlenme ve boş zamanlara da ihtiyaç vardır.Answer
- BModern toplumun verimlilik anlayışı, bireyin özgün fikirler üretme kapasitesini her geçen gün kısıtlamaktadır.
- CTarihteki büyük buluşlar, tesadüfi anlarda ortaya çıkan ani ilhamların ve zihinsel boşlukların sonucudur.
- DSürekli çalışmanın yerini hiçbir şey yapmama halinin alması, bireylerin yaratıcılık süreçlerini hızlandıracaktır.
- EZihinsel kuluçka evresi, bir problemin çözümünde verilerin toplanmasından önce geçilmesi gereken ilk aşamadır.