Osmanlı Devleti'nde mülkiyeti devlete ait olan (mirî) toprakların bir kısmı, gelirleri doğrudan merkezi hazineye aktarılmak üzere 'mukataa' statüsüne ayrılmıştır. Bu toprakların vergi gelirlerinin, açık artırma usulüyle ve belirli bir süreliğine şahıslara (mültezim) devredilmesi ise 'iltizam sistemi' olarak adlandırılmıştır. 17. yüzyıldan itibaren devletin artan nakit ihtiyacı sebebiyle iltizam sisteminin uygulama alanının genişletilmesinin sonuçlarıyla ilgili aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi savunulamaz?
- ATımar (Dirlik) sisteminin uygulama alanının daralması ve eyalet askerlerinin sayısının azalması
- BHazineye peşin para girişi sağlayan 'muaccele' adı verilen ödemelerin önem kazanması
- CMültezimlerin zamanla yerel nüfuz elde ederek taşrada 'Âyan' denilen güç odaklarının oluşmasına zemin hazırlaması
- Toprak mülkiyetinin reayaya (köylüye) devredilmesiyle kırsal alanda özel mülkiyetin yaygınlaşmasıAnswer
- EÜreticinin (köylünün) üzerindeki vergi baskısının ağırlaşması ve buna bağlı olarak kırsal nüfusun yer değiştirmesi
Answer
Toprak mülkiyetinin köylüye devredilmesi ve özel mülkiyetin yaygınlaşması, iltizam sisteminin bir sonucu değildir; zira topraklar devlet mülkiyetinde kalmaya devam etmiştir.
Doğru yanıt olan seçenek, Osmanlı toprak hukukunun temel ilkesiyle çelişmektedir. İltizam sistemi, vergi gelirlerinin toplanmasını özelleştirmiş olsa da toprağın mülkiyetini devlette tutmaya devam etmiştir. Köylüye mülkiyet devri veya özel mülkiyetin yaygınlaşması bu dönemde görülen bir durum değildir.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Osmanlı toprak sisteminde mülkiyetin devlete ait olması (Miri Arazi) ve iltizamın sadece bir vergi toplama yöntemi olduğu gerçeği.
Estimated Time:2m 0s