Bilgi çağında başarı, genellikle yeni verilerin ve becerilerin sürekli istiflenmesiyle ilişkilendirilir. Eğitim sistemimizden iş dünyasındaki beklentilere kadar her alan, bireyin bilgi heybesini ne kadar doldurduğuna odaklanır. Oysa hızla dönüşen bir dünyada, ilerlemenin önündeki en sinsi engel, henüz edinilmemiş bilgiler değil; miadı dolmuş, işlevselliğini yitirmiş eski zihinsel modellerdir. Gerçek bir gelişim ve adaptasyon, sadece yeni olanı bünyeye katmakla değil, aynı zamanda geçerliliğini kaybetmiş yargıları ve alışkanlıkları bilinçli bir şekilde terk etmekle mümkündür. 'Öğrenmeyi bırakmak' olarak adlandırılan bu süreç, zihinsel bir gerileme değil; aksine, daha güncel ve işlevsel perspektiflerin yeşermesi için verimli bir boşluk yaratma eylemidir. Bu nedenle günümüz dünyasında entelektüel esnekliğin temel ölçütü, ne kadar çok bilindiği değil, değişen şartlar karşısında eski bilgilerin ne kadar ustalıkla ayıklandığıdır.
Bu parçada vurgulanmak istenen temel düşünce aşağıdakilerden hangisidir?
- Gelişimin ve değişen koşullara uyumun temelinin, yeni bilgiler öğrenmekten çok, işlevsiz hale gelmiş eski bilgileri zihinden çıkarabilme becerisine dayandığıAnswer
- BGünümüz dünyasında bireylerin başarılı olabilmek için bilgi birikimlerini sürekli artırmaları ve her alanda uzmanlaşmaları gerektiği
- CModern eğitim anlayışının, bireyleri yeni bilgilerle donatırken zihinsel esnekliği göz ardı eden bir yapıya sahip olduğu
- DBilginin hızla eskidiği bir dönemde, toplumsal ilerlemenin ancak teorik bilgiler ile pratik uygulamaların birleştirilmesiyle sağlanabileceği
- EGeçerliliğini yitirmiş alışkanlıkların terk edilmemesinin, bireylerin yeni öğrenme süreçlerinde motivasyon kaybı yaşamasına neden olduğu