Bir bölgesel kalkınma uzmanı, Türkiye'nin farklı coğrafi bölgelerinde yer alan üç ayrı plato sahası için hazırladığı fizibilite raporlarında şu tespitlere yer vermiştir:
* K Sahası: "Arazi yüzeyinde yaygın olarak bulunan kireçtaşı tabakalarının erimesiyle oluşan pürüzlü topoğrafya, tarım alanlarını parçalı ve dar hâle getirmiştir. Yüzey sularının yer altına sızması sulama imkânlarını kısıtlarken, bölgedeki makilik alanlar geleneksel olarak yürütülen kıl keçisi yetiştiriciliğini ön plana çıkarmaktadır."
* L Sahası: "Fay hatlarından çıkan volkanik materyallerin dalgalı arazileri doldurmasıyla oluşan bu yüksek düzlüklerde, yaz yağışlarının beslediği gür çayırlar et ve süt verimi yüksek büyükbaş hayvancılık için ideal bir potansiyel barındırmaktadır."
* M Sahası: "Geçmiş jeolojik dönemlerde dış kuvvetlerce aşındırılarak hafif dalgalı düzlük (peneplen) hâline gelen arazinin, sonradan toptan yükselmesiyle oluşmuş alçak bir platodur. Ulaşım ağlarının düğüm noktasında bulunması ve yükseltisinin az olması, sanayi tesislerinin yoğunlaşmasına zemin hazırlamıştır."
Bu fizibilite raporlarında bahsedilen plato alanlarının oluşum kökenleri ve Türkiye'deki temsilcileri, aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla doğru eşleştirilmiştir?
- K: Karstik plato (Taşeli) / L: Lav örtüsü platosu (Erzurum-Kars) / M: Aşınım platosu (Çatalca-Kocaeli)Answer
- BK: Karstik plato (Obruk) / L: Tabaka düzlüğü platosu (Bozok) / M: Aşınım platosu (Çatalca-Kocaeli)
- CK: Karstik plato (Teke) / L: Tabaka düzlüğü platosu (Uzunyayla) / M: Aşınım platosu (Çatalca-Kocaeli)
- DK: Karstik plato (Teke) / L: Lav örtüsü platosu (Ardahan) / M: Tabaka düzlüğü platosu (Gaziantep)
- EK: Tabaka düzlüğü platosu (Haymana) / L: Aşınım platosu (Perşembe) / M: Lav örtüsü platosu (Erzurum-Kars)