Okuma eylemi, genellikle bir kitabın son sayfasına ulaşıldığında tamamlanan doğrusal bir süreç olarak görülür. Oysa nitelikli bir yapıtla kurulan ilişki, tek bir okumayla sınırlandırılamayacak kadar derin ve çok katmanlıdır. Bir kitabı yıllar sonra tekrar elimize aldığımızda, satırlar arasında daha önce fark etmediğimiz anlamlar bulmamızın sebebi kitabın değişmesi değil, bizim zamanla değişmiş ve olgunlaşmış olmamızdır. Yaşadığımız deneyimler, biriktirdiğimiz anılar ve gelişen bakış açımız; aynı metne farklı pencerelerden bakmamızı sağlar. Bu bakımdan, bir kitabı yeniden okumak sadece eski bir dostu ziyaret etmek değil, kendi içsel yolculuğumuzun hangi aşamasında olduğumuzu keşfetmektir. Bir yapıtın gerçek değeri de her okumada okura yeni bir şeyler fısıldayabilme gücünde gizlidir.
Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
- AOkuma alışkanlığı, bireyin çocukluk yaşlarından itibaren kazanması gereken en temel beceridir.
- BBir yapıtın kalıcılığı, yazarın kullandığı dilin sadeliğine ve anlatım gücüne bağlıdır.
- Yeniden okuma süreci, okurun kendi deneyimleriyle olgunlaşan bakış açısı sayesinde metindeki yeni anlam katmanlarını keşfetmesini sağlar.Answer
- DNitelikli eserlerin temel özelliği, her yaştan okura aynı mesajı aynı durulukla verebilmesidir.
- EKitaplar, yazıldıkları dönemin sosyal ve siyasi koşullarını yansıtan birer ayna görevi görür.