Question

Difficulty: HardYasama Sorumsuzluğu ve Dokunulmazlığı

Milletvekili (M), TBMM Genel Kurulu'nda yapılan bir bütçe görüşmesi sırasında, bir ihaleye fesat karıştırıldığı iddiasıyla ilgili olarak belirli bir iş insanı hakkında ağır ithamlarda bulunmuş ve bu düşüncelerini daha sonra katıldığı bir panelde de aynen dile getirmiştir. Milletvekilliği sıfatı sona eren (M) hakkında, söz konusu iş insanı tarafından hem "hakaret" suçundan suç duyurusunda bulunulmuş hem de kişilik haklarına saldırı nedeniyle "manevi tazminat" davası açılmıştır.

1982 Anayasası hükümleri ve yasama bağışıklıkları dikkate alındığında, bu olayla ilgili aşağıdaki hukuki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

  1. Yasama sorumsuzluğu mutlak ve sürekli bir koruma sağladığından; ilgili kişi, Meclis çalışmalarındaki bu açıklamaları ve Meclisçe aksine bir karar alınmadıkça bu düşüncelerin dışarıda tekrarı nedeniyle ne cezai ne de hukuki bir yaptırıma tabi tutulamaz.Answer
  2. B
    Yasama sorumsuzluğu yalnızca cezai sorumluluğu ortadan kaldırdığı için, kişi hakkında ceza davası açılamasa da özel hukuk hükümlerine göre tazminat davası açılması ve tazminata hükmedilmesi mümkündür.
  3. C
    Sorumsuzluk kurumu sadece milletvekilliği süresince geçerli olan bir bağışıklık olduğundan, kişinin vekillik sıfatı sona erdikten sonra Meclis'teki sözleri nedeniyle yargılanmasının önünde hukuki bir engel bulunmamaktadır.
  4. D
    Meclis çalışmalarındaki düşüncelerin dışarıda bir panelde tekrarlanması yasama sorumsuzluğunun sınırlarını aştığı için, kişi bu eylemi nedeniyle TBMM tarafından dokunulmazlığı kaldırılmadan yargılanabilir.
  5. E
    Yasama sorumsuzluğu niteliği gereği nispi bir bağışıklık olduğu için, TBMM Genel Kurulu tarafından basit çoğunlukla alınacak bir parlamento kararıyla kaldırılabilir ve ilgili kişi yargı önüne çıkarılabilir.

Answer

Yasama sorumsuzluğu, milletvekiline Meclis çalışmalarındaki oy ve sözleri nedeniyle mutlak, sürekli ve hem cezai hem hukuki koruma sağlayan bir bağışıklıktır; Meclisçe yasaklanmadıkça bu sözlerin dışarıda tekrarı da bu koruma kapsamındadır.
Yasama sorumsuzluğu, 1982 Anayasası'na göre milletvekillerinin Meclis çatısı altındaki oy ve sözlerinden dolayı hiçbir şekilde sorumlu tutulamayacaklarını ifade eder. Bu bağışıklık mutlaktır (kaldırılamaz), süreklidir (vekillik bitince de sürer) ve hem cezai hem de hukuki takibata engel olur. Ayrıca Meclis tarafından aksine bir kısıtlama getirilmediği sürece bu sözlerin dışarıda tekrarlanması da bu koruma altındadır.

Step-by-Step Solution

1
Yasama Sorumsuzluğunun niteliğini analiz etme
Anayasa m. 83/1 uyarınca, bu bağışıklık 'mutlak'tır, yani TBMM kararıyla kaldırılamaz.
Milletvekilinin yasama faaliyetlerini hiçbir baskı altında kalmadan, özgürce yerine getirebilmesini sağlamak.
2
Korumasının kapsamını (cezai ve hukuki) belirleme
Sorumsuzluk, dokunulmazlıktan farklı olarak hem ceza davalarını hem de tazminat (hukuk) davalarını kapsar.
Milletvekilinin sözleri nedeniyle ekonomik bir baskı altına (tazminat riski) girmesini önlemek.
3
Zaman bakımından geçerliliğini değerlendirme
Bu koruma 'sürekli'dir; milletvekilliği sıfatı sona erdikten sonra da o dönemdeki sözler için dava açılamaz.
Sorumsuzluğun amacının kişiyi değil, yasama fonksiyonunu ve ifade özgürlüğünü korumak olması.
4
Düşüncelerin dışarıda tekrarı kuralını uygulama
Oturumdaki Başkanlık Divanının teklifi üzerine Meclisçe başka bir karar alınmadıkça, sözlerin dışarıda tekrarı da koruma altındadır.
Milletvekilinin Meclis'te savunduğu fikirleri halkla paylaşabilmesinin yasama görevinin bir parçası sayılması.

Key Concept

Yasama Sorumsuzluğunun Mutlak, Sürekli ve Kapsamlı Niteliği

Hints

1
Yasama sorumsuzluğu ile yasama dokunulmazlığının 'kaldırılabilme' ve 'koruma süresi' farklarını hatırlayın.
2
Milletvekilinin Meclis'te söylediği bir söz nedeniyle tazminat ödeyip ödemeyeceğini düşünün; sorumsuzluk bu riski de kapsar mı?

Practice More

Yasama dokunulmazlığının kaldırılması kararına karşı Anayasa Mahkemesi'ne başvuru sürecini ve sürelerini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:2m 0s
Rate this question