Atatürk milliyetçiliği; milleti tanımlarken ırk birliği (kan bağı) veya din birliği gibi 'objektif' unsurları reddeder. Bunun yerine, ortak bir tarih bilinci, dil birliği, kültür mirası ve birlikte yaşama ülküsü gibi 'subjektif' (manevi) bağlara odaklanır. Bu anlayış, milleti etnik bir topluluktan ziyade, siyasi ve hukuki bir birliğe dönüştürmeyi amaçlar.
Buna göre, aşağıdaki gelişmelerden hangisinin, Atatürk milliyetçiliğindeki bu 'subjektif' karakterin toplumsal ve hukuki hayattaki en somut yansıması olduğu savunulabilir?
- 1924 Anayasası'nda Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığının, ırk ve din ayrımı yapılmaksızın 'Türk' kimliği altında tanımlanmasıAnswer
- BTürk Tarih Kurumunun çalışmalarıyla Türklerin kökeninin sadece Osmanlı veya İslam tarihi ile sınırlı olmadığının bilimsel olarak ortaya konulması
- CKabotaj Kanunu'nun kabul edilmesiyle Türk karasularındaki işletme ve ticaret hakkının yabancı tekelinden alınarak milli bir kimlik kazandırılması
- DTevhid-i Tedrisat Kanunu'nun kabulüyle eğitim sisteminin laikleştirilerek tüm azınlık okullarının Milli Eğitim Bakanlığına bağlanması
- ESoyadı Kanunu ile ayrıcalık bildiren unvanların kaldırılması ve her Türk vatandaşına Türkçe bir soyadı alma zorunluluğunun getirilmesi
Answer
1924 Anayasası'nda vatandaşlığın din ve ırk farkı gözetmeksizin 'Türk' olarak tanımlanması, Atatürk milliyetçiliğinin subjektif ve kapsayıcı yapısını en somut şekilde yansıtan hukuki gelişmedir.
Atatürk milliyetçiliği, ırkçı ve ümmetçi yaklaşımları dışlayarak milleti 'Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran halk' olarak tanımlar. 1924 Anayasası'nın 88. maddesinde yer alan 'Türkiye ahalisine din ve ırk farkı olmaksızın vatandaşlık haysiyetiyle Türk denir.' ifadesi, bu ilkenin anayasal ve hukuki bir statü kazanmış, en kapsayıcı ve subjektif halidir.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Subjektif Milliyetçilik (Kültürel/Hukuki Milliyetçilik)
Hints
1
Seçeneklerde 'kim olduğumuza' dair hukuki ve kapsayıcı bir tanım yapan anayasal bir gelişmeyi arayın.
Practice More
Atatürk'ün 'Ne mutlu Türk'üm diyene' sözü ile bu anayasal tanım arasındaki ilişkiyi düşünerek, 'Türküm diyene' ve 'Türk olana' farkı üzerinden subjektif milliyetçiliği pekiştirebilirsiniz.
Estimated Time:2m 0s