I. Dünya Savaşı'nın patlak vermesi üzerine Osmanlı Devleti 2 Ağustos 1914 tarihinde Almanya ile gizli bir ittifak antlaşması imzalamış, ancak ordunun hazırlıklarını tamamlayabilmesi amacıyla savaşa fiilen girmeyi geciktirerek 'silahlı tarafsızlık' ilan etmiştir. 2 Ağustos 1914'te imzalanan bu gizli ittifaktan Karadeniz Olayı'nın yaşandığı 29 Ekim 1914 tarihine kadar geçen süreçte Osmanlı Devleti hem zaman kazanmaya çalışmış hem de tek taraflı stratejik ve hukuki kararlar almıştır.
Buna göre, Osmanlı Devleti'nin 2 Ağustos - 29 Ekim 1914 tarihleri arasındaki diplomatik ve askeri faaliyetleri ile Osmanlı-Alman ittifakının niteliği hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
- A2 Ağustos 1914 tarihli Osmanlı-Alman Antlaşması, Rusya'nın Avusturya-Macaristan'a saldırması ve Almanya'nın savaşa girmesi durumunda Osmanlı Devleti'ne de askeri yükümlülük (casus foederis) getirmiştir.
- BOsmanlı Hükûmeti, Akdeniz'de İngiliz filosundan kaçarak Çanakkale Boğazı'na sığınan Alman zırhlılarını uluslararası hukuka göre silahsızlandırıp enterne etmek yerine satın aldığını duyurmuştur.
- Almanya ve Avusturya-Macaristan, Osmanlı Devleti ile kurdukları ittifak ilişkisinin gereği olarak kapitülasyonların tek taraflı ilgası (kaldırılması) kararını ilk andan itibaren koşulsuz desteklemiş ve resmen tanımıştır.Answer
- DOsmanlı Devleti, henüz fiilen savaşa dahil olmadan önce genel seferberlik ilan etmiş ve Boğazları yabancı savaş gemilerine kapatarak mayın hatları döşemiştir.
- EOsmanlı Devleti'nin fiilen savaşa girişi, Meclis-i Mebusan'da yapılan müzakereler ve resmi savaş ilanı kararı neticesinde değil, Karadeniz'deki Rus limanlarının bombalanmasıyla bir oldu-bitti şeklinde gerçekleşmiştir.
Answer
Almanya ve Avusturya-Macaristan'ın kapitülasyonların tek taraflı kaldırılması kararını ilk andan itibaren koşulsuz desteklediği ve tanıdığı yönündeki ifade söylenemez.
Osmanlı Devleti, 9 Eylül 1914 tarihinde tek taraflı bir kararla 1 Ekim 1914'ten geçerli olmak üzere kapitülasyonları kaldırdığını (İlga-i İmtiyazat) tüm devletlere tebliğ etmiştir. Bu karara karşı sadece İngiltere, Fransa ve Rusya değil; Osmanlı Devleti'nin gizli ittifak kurmuş olduğu Almanya ve Avusturya-Macaristan da büyükelçileri vasıtasıyla ortak bir protesto notası vermiş ve kararı tanımayacaklarını bildirmişlerdir. Almanya, ancak Osmanlı Devleti fiilen savaşa girdikten ve uzun müzakereler yürütüldükten sonra kapitülasyonların kaldırılmasına razı olmuştur. Dolayısıyla Almanya ve Avusturya'nın bu kararı ilk andan itibaren koşulsuz desteklediği iddiası tarihi gerçeklerle bağdaşmaz.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Osmanlı Devleti'nin I. Dünya Savaşı'na Giriş Süreci, Osmanlı-Alman Gizli İttifakı ve Kapitülasyonların Kaldırılmasına Gösterilen Uluslararası Tepkiler
Hints
1
Osmanlı Devleti'nin bağımsızlığını kazanmak adına tek taraflı olarak aldığı ekonomik ve hukuki kararların (özellikle kapitülasyonlar) diğer devletlerde yarattığı tepkileri düşününüz.
2
İttifak bloğundaki devletlerin (Almanya ve Avusturya-Macaristan) Osmanlı topraklarında sahip oldukları ekonomik ve adli ayrıcalıklardan vazgeçmek isteyip istemediklerini sorgulayınız.
3
9 Eylül 1914'te ilan edilen kapitülasyonların ilgasına müttefikimiz olan Almanya'nın ve Avusturya-Macaristan'ın İtilaf devletleriyle ortaklaşa protesto notası verdiğini hatırlayınız.
Practice More
Osmanlı Devleti'nin I. Dünya Savaşı'na girişiyle İtilaf Devletleri'nin Osmanlı topraklarını kendi aralarında paylaştıkları gizli antlaşmaların (Sykes-Picot, İstanbul Antlaşması vb.) maddelerini ve hedeflerini inceleyiniz.
Alternative Method
Soru kökündeki önermeler analiz edilirken 'Osmanlı Devleti'nin stratejik hedefleri (tam bağımsızlık, kapitülasyonlardan kurtulma)' ile 'Almanya'nın stratejik hedefleri (kendi ekonomik imtiyazlarını koruyarak Osmanlı insan gücünden ve jeopolitiğinden faydalanma)' arasındaki çıkar çatışması göz önüne alınarak doğrudan sonuca ulaşılabilir.
Estimated Time:2m 0s