Question

Difficulty: Very hardLaiklik

1924 Anayasası’nın kabul edilen ilk metninde yer alan "Türkiye Devleti'nin dini, Din-i İslam'dır." hükmü, 10 Nisan 1928’de yapılan anayasa değişikliğiyle çıkarılmıştır. Aynı düzenleme ile milletvekilleri ve cumhurbaşkanının göreve başlarken ettikleri yemindeki dinsel ifadeler kaldırılarak yerine "Namusum üzerine söz veririm" ibaresi getirilmiştir. Bu anayasal hamlelerin, laiklik ilkesinin Türk siyasal sistemindeki gelişimi açısından sağladığı en temel kazanım aşağıdakilerden hangisidir?

  1. Siyasal otoritenin meşruiyet dayanağının dinsel referanslardan arındırılarak rasyonel-hukuksal bir zemine oturtulmasıAnswer
  2. B
    Milli iradenin önündeki engelleri kaldırarak halk egemenliğini mutlak ve engellenemez bir siyasi güce dönüştürmesi
  3. C
    Vatandaşlar arasında inanç temelli sosyal hiyerarşiyi sonlandırıp kanun önünde tam bir toplumsal eşitlik sağlaması
  4. D
    Hukuk sistemindeki çok başlılığın giderilerek tüm vatandaşları tek bir çağdaş hukuk çatısı altında toplaması
  5. E
    Yürütme organının dini kurumlara müdahalesini engelleyerek inanç hürriyetini anayasal güvence altına alması

Answer

Siyasal otoritenin meşruiyet dayanağının dinsel referanslardan arındırılarak rasyonel-hukuksal bir zemine oturtulması
Doğru seçenek olan siyasal otoritenin meşruiyet dayanağının rasyonel zemine oturtulması ifadesi, 1928 değişikliğinin özünü oluşturur. Devletin bir dininin olması ve kamu görevlilerinin dini referanslarla (vallahi) yemin etmesi, egemenliğin kullanımında hala dinsel bir meşruiyet arandığını gösteriyordu. Bu ibarelerin kaldırılmasıyla devlet tam anlamıyla laik bir kimliğe bürünmüş, meşruiyetin kaynağı ilahi iradeden rasyonel-hukuksal bir iradeye (milli irade ve akıl) geçmiştir.

Step-by-Step Solution

1
1928 anayasa değişikliğinin içeriğini analiz edin.
Devletin dini İslam'dır maddesinin çıkarılması ve yemin metninin 'vallahi' kelimesinden arındırılması.
Değişikliğin devletin kurumsal kimliği ve kamu görevlilerinin bağlılık yemini üzerindeki etkisi belirlenmelidir.
2
Değişikliğin 'meşruiyet' (yetkiyi haklı çıkarma) açısından anlamını değerlendirin.
Siyasi yetkinin dinsel bir tasdike ihtiyaç duymadan, milli ve rasyonel bir temelde icra edilmesi.
Yemin şeklinin değişmesi, siyasi otoritenin artık ilahi bir şahitlik yerine ahlaki ve hukuki bir sorumluluk (namus üzerine söz verme) beyan etmesini sağlar.
3
Atatürk ilkeleri arasındaki nüansları karşılaştırın.
Halkçılık (eşitlik), Cumhuriyetçilik (yönetim şekli) ve Laiklik (akıl/bilim rehberliği) arasındaki ayrım netleştirilir.
1928 hamlesi, devletin teokratik karakterden tamamen sıyrıldığı rasyonel bir aşamayı temsil eder.

Key Concept

Laikliğin Siyasal ve Hukuksal Boyutu (Meşruiyetin Dünyevileşmesi)

Hints

1
Bir devletin anayasasında 'resmi din' ibaresinin bulunması, o devletin kurumsal kimliğinin dinsel bir referansa sahip olduğunu gösterir.

Practice More

1937 yılında laiklik ilkesinin anayasaya girmesi ile 1928'deki bu değişiklik arasındaki 'kurumsallaşma' farkını inceleyiniz.
Estimated Time:1m 30s
Rate this question

Topics