Osmanlı Devleti'nde modern müzecilik anlayışının temelleri, 19. yüzyılın ikinci yarısında atılmaya başlanmıştır. Bu dönemde kurulan Müze-i Hümayun, sadece eserlerin toplandığı bir depo olmaktan çıkarak kurumsal bir kimlik kazanmıştır. Osman Hamdi Bey'in müze müdürlüğüne getirilmesiyle birlikte, arkeolojik kazılar bilimsel bir disipline kavuşturulmuş ve çıkarılan eserlerin yurt dışına kaçırılmasını önleyen yasal düzenlemeler yapılmıştır. Müze, bu süreçte halkın eğitimine katkı sunan ve toplumsal hafızayı diri tutan bir eğitim kurumu olarak da kurgulanmıştır. Batılı muadilleriyle yarışabilecek düzeyde bir koleksiyon oluşturulması, devletin kültürel prestijini artırma çabasının bir parçasıdır. Ancak bu gelişim süreci, ağırlıklı olarak merkezde kalmış; taşradaki eserlerin korunması konusunda aynı etkinlik her zaman sağlanamamıştır. Müzenin yayınladığı kataloglar ve düzenlenen sergiler, Osmanlı aydınının tarihe ve sanat eserine bakış açısını da kökten değiştirmiştir.
Bu parçada Osmanlı müzeciliği ile ilgili aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
- AKurumsallaşma adımlarının belli bir zaman diliminden itibaren atılmaya başlandığına
- Müzecilik faaliyetlerinin tüm imparatorluk coğrafyasında aynı verimlilikle yürütüldüğüneAnswer
- CArkeolojik faaliyetlerin yöntem bakımından daha nitelikli bir hale getirildiğine
- DKültürel varlıkların muhafazasına yönelik hukuki güvenceler oluşturulduğuna
- EMüzenin toplumsal işlevinin sadece eser sergilemekle sınırlı tutulmadığına