Misak-ı Milli sınırları içerisinde yer alan Hatay’ın Türkiye Cumhuriyeti topraklarına katılma süreci incelendiğinde, aşağıda yer alan ifadelerden hangisi tarihsel gerçeklerle bağdaşmaz?
- A1936 yılında Fransa'nın Suriye üzerindeki manda yönetimini kaldıracağını açıklamasıyla sorun Milletler Cemiyeti'ne taşınmıştır.
- BMilletler Cemiyeti tarafından hazırlanan Sandler Raporu ile Hatay’ın iç işlerinde bağımsız, dış işlerinde Suriye’ye bağlı bir statüde olması kabul edilmiştir.
- C1938 yılında kurulan bağımsız Hatay Cumhuriyeti’nin ilk ve tek cumhurbaşkanı olarak Tayfur Sökmen seçilmiştir.
- Türkiye, Hatay üzerindeki haklarını tescil ettirmek amacıyla 1936 yılında imzalanan Montrö Boğazlar Sözleşmesi hükümlerinden yararlanarak bölgeyi doğrudan ilhak etmiştir.Answer
- E23 Haziran 1939 tarihinde Fransa ile imzalanan antlaşma ile Hatay'ın Türkiye'ye katılması kesinleşmiş, Hatay Meclisi de bu kararı oy birliğiyle onaylamıştır.
Answer
Türkiye'nin Montrö Boğazlar Sözleşmesi hükümlerinden yararlanarak Hatay'ı doğrudan ilhak ettiği bilgisi yanlıştır.
Montrö Boğazlar Sözleşmesi, İstanbul ve Çanakkale Boğazları'ndaki Türk egemenliğini pekiştiren ve askeri kısıtlamaları kaldıran bir uluslararası belgedir. Hatay’ın anavatana katılması süreci ise 1936'daki Fransız kararından sonra Milletler Cemiyeti aracılığıyla yürütülmüş, önce bağımsız bir cumhuriyet kurulmuş (1938), ardından 1939 yılında Hatay Meclisi'nin aldığı kararla Türkiye'ye katılım gerçekleşmiştir. Dolayısıyla Montrö hükümlerine dayanarak bölgeyi doğrudan ilhak etmek gibi bir durum söz konusu değildir.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Atatürk Dönemi Türk Dış Politikası - Hatay Sorunu Kronolojisi ve Çözüm Aşamaları
Alternative Method
Soruda verilen 'Montrö' ve 'ilhak' kelimelerine odaklanarak, Hatay'ın katılımının 1936'da hemen değil, 1939'da aşamalı bir süreçle gerçekleştiğini hatırlayarak yanlışı bulabilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s