Question

Difficulty: MediumTürk Dış Politikasının Temel İlkeleri ve Dönemler

Türk dış politikası Atatürk döneminde stratejik öncelikler bakımından iki ana evreye ayrılmaktadır. İlk evrede daha çok Lozan Barış Antlaşması'ndan kalan pürüzlerin milli egemenlik lehine çözülmesi ve yeni devletin hukukunun tescili hedeflenmiştir. 1930'lu yılların başından itibaren ise dünyada artan savaş tehdidi karşısında "statükoyu koruma" ve "kolektif güvenlik" arayışları ön plana çıkmıştır.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Türkiye'nin 1930'lu yıllarda uyguladığı "kolektif güvenlik ve barışı koruma" stratejisinin bir parçası olarak değerlendirilemez?

  1. A
    Balkan Antantı'nın imzalanmasına öncülük edilmesi
  2. B
    Milletler Cemiyeti'ne davet üzerine üye olunması
  3. Bozkurt-Lotus Olayı'nın Lahey Adalet Divanı'na taşınmasıAnswer
  4. D
    Sadabat Paktı'nın kurulmasında aktif rol oynanması
  5. E
    Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile Boğazlar rejiminin değiştirilmesi

Answer

Bozkurt-Lotus Olayı'nın Lahey Adalet Divanı'na taşınması seçeneği, 1920'li yıllardaki egemenlik ve hukuk odaklı ilk döneme ait olduğu için doğru cevaptır.
Bozkurt-Lotus Olayı 1926 yılında yaşanmış ve Türkiye'nin kendi karasularındaki yargı yetkisini (adli egemenlik) uluslararası alanda kanıtladığı bir başarıdır. Bu olay, 1930'lu yıllarda yükselen faşizm ve nazizm tehdidine karşı oluşturulan bölgesel ve küresel barış paktları (kolektif güvenlik) kapsamında değil, Lozan sonrası egemenliğin pekiştirilmesi aşamasında değerlendirilir.

Step-by-Step Solution

1
Dönemsel ayrımın kriterlerini belirle.
1923-1930 arası 'Lozan'dan kalan sorunlar ve egemenlik tescili', 1930-1939 arası 'barış paktları ve kolektif güvenlik' odaklıdır.
Sorunun kökünde istenen 'kolektif güvenlik' kavramının hangi döneme ve amaca hizmet ettiğini anlamak gerekir.
2
Seçeneklerdeki olayların kronolojik ve içerik analizini yap.
Balkan Antantı (1934), Milletler Cemiyeti (1932), Sadabat Paktı (1937) ve Montrö (1936) ikinci döneme aittir. Bozkurt-Lotus (1926) ise ilk döneme aittir.
Doğru sınıflandırma yapabilmek için olayların tarihlerini ve hangi diplomatik stratejiye (savunma/egemenlik vs. kolektif güvenlik) hizmet ettiğini bilmek gerekir.
3
Hangi gelişmenin 'kolektif güvenlik' amacı taşımadığını saptayın.
Bozkurt-Lotus Olayı, bir pakt veya barış girişimi değil; Türk mahkemelerinin yabancıları yargılama yetkisiyle ilgili bir hukuk zaferidir.
Bozkurt-Lotus Olayı, Türkiye'nin egemenlik haklarını koruma çabasıdır, uluslararası bir tehdide karşı oluşturulan güvenlik iş birliği değildir.

Key Concept

Atatürk dönemi dış politikasında 1930 sonrası stratejik makas değişimi (Egemenlikten Kolektif Güvenliğe geçiş).

Hints

1
1930 öncesi daha çok Lozan'dan kalan pürüzlerin (Musul, Borçlar, Okullar) çözümüyle ilgilidir.

Practice More

Türkiye'nin 1920'li yıllarda katıldığı ancak kolektif güvenlik ruhunu önceden yansıtan Briand-Kellogg Paktı ve Litvinov Protokolü'nü de inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:55s
Rate this question