1961 Anayasası, 1924 Anayasası'nda uygulanan "Meclis Üstünlüğü" ve "Çoğunlukçu Demokrasi" anlayışının doğurduğu sakıncaları gidermek amacıyla, iktidarın yetkilerini çeşitli bağımsız kurumlar arasında paylaştırmış ve bu kurumlara belli alanlarda hareket serbestisi tanımıştır. Bu bağlamda, 1961 Anayasası ile getirilen aşağıdaki düzenlemelerden hangisi "özerklik" ilkesinin doğrudan bir yansıması olarak kabul edilebilir?
- Üniversitelere ve TRT'ye anayasal düzeyde özerklik tanınarak siyasi müdahalelerin engellenmesiAnswer
- Bİdarenin işleyişini denetlemek ve verimliliği artırmak amacıyla Devlet Denetleme Kurulu'nun kurulması
- CYasama ve yürütme yetkilerinin mecliste toplandığı meclis hükümeti sisteminin korunması
- DAnayasa Mahkemesi'nin kuruluş amacına aykırı olarak somut norm denetimi yetkisinin kısıtlanması
- EYasama yetkisinin kullanımında tek meclisli (unicaneral) yapının sürdürülmesi
Answer
Üniversiteler ve TRT gibi kurumlara anayasal düzeyde özerklik tanınması 1961 Anayasası'nın belirleyici bir özelliğidir.
Doğru cevap olan ifade, 1961 Anayasası'nın getirdiği en önemli yeniliklerden biri olan kurumsal özerkliği vurgulamaktadır. 1961 Anayasası, üniversiteler ve TRT gibi kurumların siyasi otoriteden bağımsız hareket edebilmesini sağlayarak bilimsel özgürlüğü ve tarafsız haber alma hakkını anayasal güvenceye almıştır.
Step-by-Step Solution
Key Concept
1961 Anayasası'nın Kurumsal Yenilikleri ve Özerklik İlkesi
Hints
1
1961 Anayasası'nın 'çoğulcu demokrasi' anlayışı çerçevesinde kurumların siyasi baskıdan uzak tutulmasını (özerkliği) amaçladığını düşünün.
Practice More
1961 ve 1982 Anayasaları arasındaki temel farkları, özellikle yürütmenin yetkileri ve yargısal denetim açısından karşılaştıran bir tablo hazırlayabilirsiniz.
Estimated Time:50s