Osmanlı Devleti'nin son yüzyılında gerçekleştirilen yenileşme çabaları (ıslahatlar), genellikle bozulan eski kurumları tamir etmeyi veya Batı'nın sadece teknik unsurlarını alarak mevcut yapıyı korumayı hedeflemiştir. Buna karşın Atatürk'ün İnkılapçılık ilkesi, toplumu bir bütün olarak en çağdaş yaşam biçimine ulaştırmayı ve bu süreci asla durmayan bir 'dinamik' üzerine kurmayı esas alır.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Atatürkçü İnkılapçılık anlayışının bu 'dinamik' yapısını en iyi ifade etmektedir?
- AMevcut kurumların işleyişindeki aksaklıkları geleneksel yöntemlerle gidermeye çalışmak
- Yapılan yeniliklerin korunmasıyla yetinmeyip, değişen ihtiyaçlara göre sürekli yenilenmesini sağlamakAnswer
- CToplumsal değişimi sadece devletin ekonomik imkanlarının çok güçlü olduğu dönemlerle sınırlı tutmak
- DBatı dünyasındaki tüm teknolojik ve kültürel gelişmeleri milli süzgeçten geçirmeden aynen tatbik etmek
- ETemel inkılapları belirli bir süre içinde tamamlayıp toplumsal statükoyu muhafaza etmeye odaklanmak
Answer
Yapılan yeniliklerin korunmasıyla yetinmeyip, değişen ihtiyaçlara göre sürekli yenilenmesini sağlamak
İnkılapçılık ilkesi, Türk İnkılabı'na dinamizm kazandıran temel itici güçtür. Sadece eskiyi yıkmakla kalmaz, kurulan yeni düzenin de zamanın ihtiyaçlarına göre sürekli güncellenmesini (modernleşmesini) şart koşar. Yeniliklerin korunmasıyla yetinilmemesi vurgusu, bu 'asla durmayan' gelişim sürecini en iyi tanımlayan özelliktir.
Step-by-Step Solution
Key Concept
İnkılapçılığın dinamik yapısı ve sürekliliği
Hints
1
İnkılapçılık ilkesinin 'dinamik' olması, onun her zaman canlı ve hareketli olduğu anlamına gelir.
Practice More
Osmanlı'daki 'Nizam-ı Cedid' hareketleri ile Cumhuriyet dönemi 'İnkılapçılık' ilkesi arasındaki farkları içeren bir karşılaştırma tablosu hazırlayabilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s