Atatürk dönemi Türk dış politikası; yılları arasında temel olarak Lozan Antlaşması'ndan kalan pürüzlerin giderilmesine ve bağımsızlığın pekiştirilmesine odaklanırken, sonrası dönemde dünyada hızla artan savaş tehditlerine karşı 'statükocu' bir anlayışla aktif güvenlik arayışlarına yönelmiştir.
**Buna göre aşağıdakilerden hangisi, Türkiye'nin sonrası dönemde değişen uluslararası konjonktür karşısında izlediği 'kolektif güvenlik' ve 'aktif barış' stratejisinin bir göstergesi olarak değerlendirilemez?**
- Aİtalya'nın Doğu Akdeniz'deki yayılmacı emellerine karşı Balkan devletleriyle savunma amaçlı iş birliği yapılması
- BDünya barışına katkı sağlamak amacıyla herhangi bir sınır sorunu çözülmeden Milletler Cemiyeti'ne üye olunması
- Yabancı okulların Türk kanunlarına uymaması üzerine bu meselenin bir 'iç sorun' ilan edilerek dış müdahalelere kapatılmasıAnswer
- DBoğazlar rejiminin Türkiye'nin lehine değiştirilmesi için hukuki yollara başvurularak uluslararası bir konferans talep edilmesi
- EOrtadoğu'da sınır güvenliğini korumak ve bölgesel barışı tesis etmek amacıyla doğu komşularıyla karşılıklı pakt imzalanması
Answer
Yabancı okulların iç sorun olarak kabul edilmesi, 1930 sonrası kolektif güvenlik dönemiyle değil, 1923-1930 arası egemenliği pekiştirme dönemiyle ilgilidir.
Yabancı okullar meselesinin bir 'iç sorun' sayılarak çözülmesi yıllarına dayanır. Bu olay, Lozan'dan kalan sorunların temizlendiği ve milli egemenliğin tam olarak sağlandığı ilk dönem politikasıdır. sonrası aktif güvenlik ve kolektif barış arayışları ile bir ilgisi yoktur.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Atatürk Dönemi Türk Dış Politikası Dönemsel Ayrımı
Hints
1
Türkiye'nin dış politikasını 1930 öncesi (geçmişin sorunları) ve 1930 sonrası (geleceğin tehditleri) olarak ikiye ayırın.
Practice More
1930'lu yıllarda Türkiye'nin izlediği 'Statükocu Dış Politika' kavramının ne anlama geldiğini araştırın.
Estimated Time:1m 30s