Atatürk, bir konuşmasında: "Mutlaka şu veya bu sebepler için milleti savaşa sürüklemek taraftarı değilim. Savaş zorunlu ve hayati olmalıdır. Milletin hayatı tehlikeye maruz kalmadıkça savaş bir cinayettir." demiştir.
Atatürk'ün bu yaklaşımı ile "Yurtta Sulh, Cihanda Sulh" ilkesi birlikte değerlendirildiğinde; barışçı bir politikanın onurlu bir şekilde yürütülebilmesi için aşağıdaki bütünleyici ilkelerden hangisinin "temel bir ön koşul" olduğu savunulabilir?
- Milli BağımsızlıkAnswer
- BAkılcılık ve Bilimsellik
- CÇağdaşlaşma ve Batılılaşma
- DMilli Egemenlik
- EMilli Birlik ve Beraberlik
Answer
Milli Bağımsızlık, Atatürk'ün barışçıl politikasının onurlu bir şekilde yürütülebilmesi için gereken temel siyasi ve hukuki ön koşuldur.
Atatürk'ün barışçı yaklaşımı, pasifist bir boyun eğme değil; hür ve bağımsız bir devletin diğer milletlerle kurduğu onurlu bir ilişkidir. Milli bağımsızlık sağlanmadan yapılan bir barış, mandaterlik veya esaret anlamına gelir. Bu nedenle, barışçı politikanın (Yurtta Sulh, Cihanda Sulh) yürütülebilmesi için öncelikle devletin kendi kararlarını verebilecek bir bağımsızlık düzeyine (Milli Bağımsızlık) sahip olması gerekir.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Milli Bağımsızlık ve Barış İlişkisi
Hints
1
Barış yapabilmek için önce bir devletin kendi kararlarını kendi verebilmesi gerekir.
2
Savaşın bir 'cinayet' olmaktan çıkıp 'zorunluluk' haline geldiği durum (vatan savunması), hangi hak kaybıyla ilgilidir?
3
Mandaterlik altındaki bir toplum barış kararı alamaz; bu nedenle dışa karşı hürriyet bu politikanın temelidir.
Practice More
Milli Egemenlik ve Milli Bağımsızlık kavramlarının Amasya Genelgesi'ndeki ifadelerle eşleştirilmesini çalışabilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s