Okuma eylemi, genellikle pasif bir alımlama süreci olarak görülse de aslında metin ile okur arasında gerçekleşen dinamik bir ortak inşa faaliyetidir. Yazarın kağıda döktüğü kelimeler, okurun zihin dünyasındaki deneyimlerle, hayallerle ve ön yargılarla buluştuğunda anlam kazanmaya başlar. Her okur, kendi kültürel birikimi ve o anki ruh haliyle metindeki boşlukları doldurur, karakterlere kendi sesini verir ve olay örgüsünü kendi mantık süzgecinden geçirir. Bu yönüyle bir kitap, her yeni okunuşunda yeniden yazılan, bitmemiş bir senaryo gibidir. Metnin asıl varlığı, yazarın niyetinden bağımsız olarak okurun o metne kattığı anlam katmanlarıyla şekillenir. Dolayısıyla okumak, hazır bir anlamı tüketmek değil, yazarla birlikte yeni bir anlam evreni yaratmaktır.
Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
- ABir edebî eserin kalıcılığı, yazarın metne yüklediği anlamın her dönemde okurlar tarafından aynı şekilde alımlanmasına bağlıdır.
- Okuma eylemi, yazarın sunduğu malzemenin okurun zihinsel dünyasıyla birleşerek yeni ve dinamik bir anlamın üretildiği yaratıcı bir süreçtir.Answer
- COkur, metindeki olay örgüsünü ve karakterleri değerlendirirken yazarın kurgusal planına sadık kalmakla yükümlüdür.
- DMetinlerdeki anlam boşlukları, yazarların okuru metne dâhil etmek amacıyla bilinçli olarak bıraktığı teknik unsurlardır.
- EOkuma süreci, hazır bir bilgi paketinin yazar tarafından okura aktarıldığı tek taraflı bir iletişim faaliyetidir.