Eleştiri, bir yapıtın eksiklerini teşhir eden bir yargı kürsüsü değil; o yapıtın ontolojik derinliklerine uzanan bir keşif haritasıdır. Sanatı sadece estetik bir seyirlik olarak gören anlayışın aksine eleştiri, metnin damarlarında dolaşan kanı tahlil eden bir laboratuvar titizliği taşır. Örneğin, Nurullah Ataç'ın denemelerinde tanık olduğumuz o hırçın ama yapıcı üslup, metnin alt katmanlarını gün yüzüne çıkarırken okura yeni pencereler açar. Bir madencinin cevheri topraktan ayırması gibi, eleştirmen de estetik olanı ham maddeden süzerek sunar. Eleştirinin sustuğu bir iklimde edebiyat, yönünü kaybetmiş bir pusulaya benzer; ne kadar uzağa giderse gitsin, aslında hep aynı kısırdöngüde dolanır.
Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisine başvurulmamıştır?
- ATanımlama
- BKarşılaştırma
- CBenzetme
- DÖrneklendirme
- Tanık GöstermeAnswer