1913 yılında gerçekleşen Bâb-ı Âli Baskını, Osmanlı siyasi hayatında İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin 'hükûmeti denetleyen dışsal bir güç' olmaktan çıkıp, 'hükûmetin bizzat kendisi' haline geldiği kritik bir dönüm noktasıdır. Bu olayla Kâmil Paşa hükûmeti silah zoruyla istifa ettirilmiş, yerine cemiyetin tam kontrolündeki Mahmud Şevket Paşa kabinesi kurulmuştur.
Buna göre Bâb-ı Âli Baskını'nın Osmanlı devlet yönetimi ve siyasi yapısında yol açtığı temel dönüşüm aşağıdakilerden hangisidir?
- Yürütme erkinin, parlamento dışı bir odağın vesayeti altına girerek siyasi tekelleşme sürecinin başlamasıAnswer
- BMeşrutiyet rejiminin sona erdirilerek mutlakiyetçi yönetim anlayışına ve anayasa öncesi düzene geri dönülmesi
- COrdu içindeki siyasi gruplaşmaların yasaklanarak askeri bürokrasinin yönetimden tamamen el çektirilmesi
- DPadişahın yürütme üzerindeki sembolik yetkilerinin genişletilerek mutlak otoritesinin yeniden tesis edilmesi
- EÇok partili hayata geçişin yasal güvencelerle desteklenerek parlamenter demokrasinin güçlendirilmesi
Answer
Yürütme erkinin, parlamento dışı bir odağın vesayeti altına girerek siyasi tekelleşme sürecinin başlaması
Doğru cevap olan ifade, baskının siyasi özünü açıklar. İttihat ve Terakki, bu darbeyle yürütme gücünü tamamen kendi kontrolüne alarak, parlamenter denetimi devre dışı bırakmış ve devlet yönetiminde tekelleşmiştir. Bu, Osmanlı'da modern anlamdaki ilk 'hükûmet darbesi' örneğidir.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Hükûmet Darbesi ve Siyasi Vesayet
Hints
1
Bâb-ı Âli 'Hükûmet Konağı' demektir. Buraya yapılan baskın saraya değil, hükûmet üyelerine yöneliktir.
2
Bu olay sonrasında İttihat ve Terakki, devlet içinde rakipsiz kalmıştır. Bu durum siyasi literatürde 'tek parti dönemi' olarak adlandırılır.
3
Seçeneklerde 'güçler ayrılığı', 'vesayet' ve 'iktidarın tekelleşmesi' gibi kavramlara odaklanın.
Practice More
Bâb-ı Âli Baskını ile 31 Mart Vakası'nı (1909) amaç ve sonuçları bakımından karşılaştıran bir tablo hazırlayınız.
Estimated Time:1m 40s