Osmanlı Devleti'nde bireylerin konumu "tebaa" (uyruk) olarak tanımlanırken; bu durum bireyin yönetime katılma hakkından yoksun olduğu, sadece devletin kararlarına uymakla yükümlü bulunduğu bir yapıyı ifade etmekteydi. Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşuyla birlikte bireyler "vatandaş" statüsü kazanmış; seçme ve seçilme hakları aracılığıyla devletin siyasi geleceğine yön veren, yönetim mekanizmalarını belirleyen ve denetleyen temel güç haline gelmişlerdir. Bu dönüşümle bireyin pasif bir özneden "siyasi bir aktöre" evrildiği görülmektedir.
Buna göre, bireylere "siyasi bir aktör" olma vasfını yükleyen ve yönetimde belirleyici kılan bu değişim, aşağıdaki Atatürk ilkelerinden hangisinin doğrudan bir sonucudur?
- CumhuriyetçilikAnswer
- BHalkçılık
- CMilliyetçilik
- DLaiklik
- Eİnkılapçılık
Answer
Siyasi katılımı ve halkın yönetimde belirleyici olmasını ifade eden Cumhuriyetçilik ilkesidir.
Cumhuriyetçilik, devlet yönetiminde nihai kararın halkın elinde olmasıdır. Metinde geçen 'seçme ve seçilme hakkı', 'yönetim kadrolarını belirleme' ve 'siyasi aktör olma' gibi kavramlar doğrudan halkın siyasi iradesini kullanması ve egemenliğin tecellisi ile ilgilidir. Tebaa ile vatandaş arasındaki temel fark, vatandaşın siyasi karar alma mekanizmasına dahil olmasıdır.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Milli Egemenlik ve Siyasi Temsiliyet
Hints
1
Metindeki 'seçme ve seçilme' vurgusu, sorunun anahtar noktasıdır.
Practice More
Cumhuriyetçilik ve Halkçılık ilkelerinin birbirini tamamlayan yönlerini içeren sorularla konuyu pekiştirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s