1934 yılında kabul edilen 'Bazı Kisvelerin Giyilemeyeceğine Dair Kanun' ile hangi dine mensup olursa olsun din görevlilerinin ibadethaneler (mabetler) dışındaki alanlarda dini kıyafetlerle dolaşmaları yasaklanmıştır. Bu kuraldan sadece en üst düzey din görevlileri muaf tutulmuştur.
Bu düzenlemenin laiklik ilkesi doğrultusunda gerçekleştirilmesindeki temel amaç aşağıdakilerden hangisidir?
- ASaltanatın kaldırılmasıyla milli egemenliğin önündeki engelleri temizlemek
- Dini sembol ve kıyafetlerin toplumsal bir imtiyaz veya nüfuz aracı olarak kullanılmasını önlemekAnswer
- CHalifeliğin kaldırılarak devlet başkanlığı makamını tamamen laik bir yapıya kavuşturmak
- DTevhid-i Tedrisat Kanunu ile eğitim sistemindeki dinsel ikilikleri sonlandırmak
- EDevletin resmi bir dininin olması gerektiğini anayasal bir hükümle güvence altına almak
Answer
Dini sembol ve kıyafetlerin toplumsal bir imtiyaz veya nüfuz aracı olarak kullanılmasını önlemek
1934 yılında çıkarılan bu kanun, laiklik ilkesinin toplumsal boyutuyla doğrudan ilgilidir. Devletin laik karakteri gereği, hiçbir dinin veya inancın mensubu sosyal alanda (sokakta, çarşıda) dini kıyafetleri sayesinde diğer vatandaşlar üzerinde bir otorite kurmamalı veya manevi bir baskı oluşturmamalıdır. Bu düzenleme ile dini sembollerin birer imtiyaz (ayrıcalık) aracı olarak kullanılması engellenmiş, dinin vicdanlardaki saf yeri korunmak istenmiştir.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Sosyal alanda laikleşme ve dinin istismar edilmesinin önlenmesi
Hints
1
Laiklik sadece din ve devlet işlerinin ayrılması değil, toplumsal eşitliğin korunmasıdır.
2
Dini kıyafetlerin sokakta giyilmesinin yasaklanması, bir grubun diğerine karşı manevi üstünlük kurmasını engeller.
Practice More
Medeni Kanun ile bu kanunun laikleşme sürecindeki benzerliklerini (sosyal hayatın sekülerleşmesi) inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s