Osmanlı Devleti'nin son dönemlerinde Tanzimat ve Islahat fermanlarıyla denenen ancak tam başarıya ulaşamayan "hukuk sistemindeki çok başlılığın" (şer’i, cemaat ve konsolosluk mahkemelerinin bir arada bulunması) kesin olarak sona erdirilmesi süreci, 1924 yılında Şer’iyye ve Evkaf Vekâletinin kaldırılmasıyla yeni bir aşamaya geçmiştir.
Bu köklü değişimin laiklik ilkesi çerçevesinde gerçekleştirilmesinin temel gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?
- Egemenliğin ve toplumsal düzenin dayanağı olan hukuk kurallarını metafizik referanslardan arındırarak akıl ve bilim temelinde birleştirmekAnswer
- BMilli iradenin tecelligahı olan Meclis’in yasama yetkisini kısıtlayan tüm yapıları ortadan kaldırarak siyasi rejimi korumak
- CSosyal devlet anlayışını güçlendirmek amacıyla halkın din ve vicdan hürriyetini devletin doğrudan himayesine sokmak
- DAvrupa hukuk sistemine uyum sağlayarak kapitülasyonların kaldırılmasından doğan hukuki boşlukları telafi etmek
- EDin ve dünya işlerini birbirinden ayırarak dinin siyaset üzerindeki baskısını tamamen yok edip inanç birliği sağlamak
Answer
Egemenliğin ve toplumsal düzenin dayanağı olan hukuk kurallarını metafizik referanslardan arındırarak akıl ve bilim temelinde birleştirmek
Doğru cevap olan ifade, laikliğin hukuk alanındaki en temel fonksiyonunu açıklar: Toplumsal düzeni belirleyen kuralların (yasaların) artık dinî (metafizik) temellere değil, değişen ihtiyaçlara cevap verebilen akıl ve bilim esaslarına dayandırılması. Şer’iyye Vekâleti'nin kaldırılması, devletin 'şer'i hukuk' yürütücüsü kimliğinden sıyrılarak seküler bir hukuk düzenine geçişini temsil eder.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Hukukta Laikleşme ve Meşruiyet Dönüşümü
Hints
1
Şer'iyye ve Evkaf Vekâleti'nin görev alanını (dinî ve vakıf işleri) ve bunun devlet yönetimindeki etkisini düşünün.
Practice More
1926 Türk Medeni Kanunu'nun kabulünün, hukukta laikleşme sürecini nasıl tamamladığını inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s