1929 Dünya Ekonomik Buhranı, Türkiye’nin Lozan Antlaşması ile üstlendiği Osmanlı borçlarını ödeme takvimini ciddi şekilde aksatmıştır. Türkiye bu süreçte ABD Başkanı Hoover’ın önerdiği borç erteleme (moratoryum) sisteminden faydalanmak istemiş, ancak en büyük alacaklı olan devletle yaşanan gerginlikler neticesinde konu yeniden uluslararası pazarlıkların odağına oturmuştur. 1933 yılında Paris’te imzalanan yeni sözleşme ile Dış Borçlar Sorunu’nun çözüme kavuşturulmasında sağlanan temel kazanım aşağıdakilerden hangisidir?
- Borç miktarında büyük bir indirime gidilerek ödeme planının Türkiye'nin ödeme kapasitesine göre uzun vadeye yayılmasıAnswer
- BDuyun-u Umumiye İdaresi'nin tüm mal varlığının borçların silinmesi karşılığında alacaklı devletlere devredilmesi
- CÖdemelerin tamamının Türk lirası yerine sadece Fransız frangı cinsinden ve peşin olarak yapılması
- DBorçların karşılığı olarak Boğazlar bölgesindeki gümrük gelirlerinin uluslararası bir komisyona bırakılması
- ENüfus Mübadelesi sırasında terk edilen mülklerin borçların tasfiyesinde teminat olarak gösterilmesi
Answer
Borç miktarında büyük bir indirime gidilerek ödeme planının Türkiye'nin ödeme kapasitesine göre uzun vadeye yayılması
Doğru seçenek, 1933 Paris Sözleşmesi'nin özünü yansıtmaktadır. 1929 Dünya Ekonomik Buhranı sonrasında Türkiye'nin ödeme güçlüğüne düşmesi üzerine imzalanan bu sözleşme ile borç yükü hafifletilmiş, toplam miktar düşürülmüş ve Türkiye'nin milli geliri ile orantılı bir ödeme planı oluşturulmuştur. Bu durum, Türkiye'nin ekonomik bağımsızlığını sarsmadan yükümlülüklerini yerine getirmesini sağlamıştır.
Step-by-Step Solution
Key Concept
1933 Paris Borçlar Sözleşmesi
Hints
1
1929 krizinin Türkiye bütçesi üzerindeki etkisini ve Hoover Moratoryumu'nun amacını düşünün.
Practice More
Hoover Moratoryumu'nun Türkiye tarafından kabul edilmesinin uluslararası finans çevrelerindeki etkisini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:2m 0s