Türkiye'de uygulanan kalkınma politikaları ve mekânsal sosyoekonomik farklılıklar, illerin demografik yapılarında belirgin ayrımlara yol açmaktadır. Yapılan bir demografik analizde, K ve L illerine ait şu bulgulara ulaşılmıştır:
• K ilinde: Toplam nüfus içinde 65 yaş ve üzeri nüfus oranının Türkiye ortalamasının çok üzerinde olduğu, kadın nüfus oranının erkek nüfus oranından belirgin şekilde fazla olduğu ve tarımsal nüfus yoğunluğunun aritmetik nüfus yoğunluğuna göre oldukça yüksek olduğu tespit edilmiştir.
• L ilinde: Ortanca yaşın Türkiye ortalamasından düşük olduğu, ikincil ve üçüncül ekonomik faaliyet kollarında çalışanların oranının hızla arttığı ve çalışma çağındaki nüfus oranının bağımlı nüfusa göre daha yüksek olduğu gözlemlenmiştir.
Bu araştırma bulgularına dayanarak, K ve L illerinin nüfus yapısı ve yerleşme özellikleri ile ilgili aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi kesin olarak doğrudur?
- K ilindeki yapısal özellikler, net göç hızının negatif olduğuna ve çalışma çağındaki erkek nüfusun yöre dışına çıktığına işaret ederken; L ilinin yaş ve sektörel yapısı, bölgenin aktif nüfus oranının yüksekliğine bağlı olarak demografik fırsat penceresinden yararlanma potansiyeli taşıdığını göstermektedir.Answer
- BK ilinde aritmetik nüfus yoğunluğunun düşük olması yüzölçümünün küçüklüğünden kaynaklanırken, tarımsal nüfus yoğunluğunun yüksek olması bölgedeki geniş ve verimli tarım arazilerinin varlığıyla açıklanır.
- CK ilinden L iline doğru gerçekleşmesi muhtemel göç hareketlerinde; K ilindeki tarım alanlarının mirasla parçalanması çekici bir faktör iken, L ilindeki gelişmiş eğitim ve sağlık olanakları itici bir faktör olarak rol oynamaktadır.
- DL ilinde ikincil ve üçüncül sektörlerin gelişmesiyle artan nüfus, bölgedeki yayla ve oba gibi kalıcı köy altı yerleşmelerinin hızla mahalle statüsü kazanarak kentsel alanlara entegre olmasına zemin hazırlamıştır.
- EL ilinde ikincil faaliyet kollarında çalışanların oranının hızla artması, sanayi tesislerinin kuruluş yeri seçiminde her zaman hammaddeye yakınlık ilkesinin gözetilmesi zorunluluğunun doğrudan bir sonucudur.