(I) Edebiyat eleştirisi, uzun yıllar boyunca metnin kendisini merkeze alan ve yazarın niyetini ikincil plana iten nesnel bir tutumun gölgesinde kalmıştır. (II) Bu yaklaşım; metni her türlü dış etkenden yalıtılmış, kendi başına var olan bağımsız bir yapı olarak değerlendirirken eleştirmenin kişisel beğenilerini de sürecin dışında tutmayı hedeflemiştir. (III) Ne var ki son dönemde gelişen alımlama estetiği kuramları, okurun metne yüklediği anlamın ve metnin okur zihninde yarattığı çağrışımların eleştiri sürecindeki temel belirleyici olduğunu savunmaktadır. (IV) Bilhassa teknolojik imkânların çeşitlenmesiyle birlikte metinlerin üretim ve tüketim hızının artması, edebi yapıtların kalıcılığına dair ontolojik kaygıları tetiklemiştir. (V) Sonuç itibarıyla günümüzde bir metnin anlamı artık sadece yazarın zihninde veya satır aralarında değil, okur ile metnin temas kurduğu o devingen alanda vücut bulmaktadır.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?
- AI
- BII
- CIII
- IVAnswer
- EV