Question

Difficulty: Very hardLozan Barış Antlaşması

Lozan Barış Konferansı’nın birinci döneminde İtilaf Devletleri; kapitülasyonların kaldırılmasına karşılık, Türkiye’de yaşayan yabancı uyrukluların hukuki güvenliğini sağlamak amacıyla 'adli murakabe' (denetim) adı altında Türk mahkemelerine yabancı hakimlerin atanmasını teklif etmişlerdir. Türk heyeti bu teklifi 'tam bağımsızlık' anlayışına aykırı bularak kesin bir dille reddetmiştir. 19231923 yılındaki ikinci dönem görüşmelerinde ise bu mesele, antlaşmaya eklenen bir 'Adli Beyanname' (Judicial Declaration) ile çözüme ulaştırılmıştır.

Bu beyannamenin içeriği ve Lozan Antlaşması’nın getirdiği adli düzenlemeler dikkate alındığında, aşağıdaki yargılardan hangisi doğrudur?

  1. A
    Türk mahkemelerinde yabancı gözlemcilerin her davada hazır bulunması zorunluluğu getirilerek yargı bağımsızlığından kısmi taviz verilmiştir.
  2. Türkiye, adalet sistemindeki reformları gözlemlemek üzere 55 yıl süreyle yabancı hukuk müşavirleri istihdam etmeyi kabul etmiş; ancak bu kişilere hiçbir yargılama yetkisi verilmemiştir.Answer
  3. C
    Adli sorunların çözümü ve kapitülasyonların tasfiyesi süreci, beş yıl süreyle Milletler Cemiyeti bünyesinde kurulacak bir komisyonun denetimine bırakılmıştır.
  4. D
    Osmanlı dönemindeki Konsolosluk Mahkemeleri, Türkiye yeni bir Medeni Kanun kabul edene kadar geçici bir statü ile faaliyetlerine devam etmiştir.
  5. E
    Yabancı devlet vatandaşlarının davalarına bakmak üzere İstanbul ve İzmir'de, Türk ve Avrupalı hakimlerden oluşan 'Karma Adli Heyetler' kurulmuştur.

Answer

Türkiye'nin egemenlik haklarını korumak adına yabancı uzmanlara yargı yetkisi vermeden sadece müşavir olarak istihdam etmeyi kabul etmesi.
Lozan Barış Antlaşması'nda Türkiye, kapitülasyonları kaldırarak adli bağımsızlığını ilan etmiştir. Ancak Batılı devletlerin Türk adalet sistemine yönelik güvensizlik iddialarını aşmak için, yargılama yetkisi bulunmayan Avrupalı hukuk müşavirlerinin 55 yıl süreyle hizmete alınmasını öngören bir beyanname imzalanmıştır. Bu düzenleme, egemenliğe zarar vermeden diplomatik bir orta yol bulunmasını sağlamıştır.

Step-by-Step Solution

1
İtilaf Devletleri'nin adli alandaki talebini analiz etme
Avrupalı devletler, kapitülasyonların kalkmasıyla yabancıların haklarının korunması için Türk mahkemelerinde yabancı hakim (adli murakabe) istemiştir.
Bu talep, Türkiye'nin yargı bağımsızlığını doğrudan tehdit eden bir unsurdur.
2
Türk heyetinin karşı hamlesini değerlendirme
Misak-ı Milli ve tam bağımsızlık ilkeleri gereği, yabancı bir gücün Türk mahkemelerinde hüküm vermesi reddedilmiştir.
Yargı yetkisi, devlet egemenliğinin devredilemez bir parçasıdır.
3
Lozan'daki 'Adli Beyanname' çözümünü inceleme
Çözüm olarak 55 yıl süreyle, yargılama yetkisi olmayan, sadece reformları gözlemleyen ve tavsiyede bulunan Avrupalı hukuk müşavirlerinin istihdamı kararlaştırılmıştır.
Bu diplomatik formül, hem Batılıların güven talebini karşılamış hem de Türkiye'nin hukuki egemenliğini korumuştur.

Key Concept

Adli Bağımsızlık ve Egemenlik Hakları

Hints

1
Türkiye'nin 'tam bağımsızlık' ve 'yargı egemenliği' konusundaki kırmızı çizgilerini düşünün.
2
İtilaf Devletleri'nin 'yabancı hakim' talebi ile Türkiye'nin 'bağımsız mahkeme' ısrarı arasındaki diplomatik orta yolu arayın.
3
Müşavir kelimesinin 'danışman' anlamına geldiğini ve karar yetkisi olmadığını hatırlayın.

Practice More

Lozan'da çözülemeyen 'Musul Sorunu'nun Milletler Cemiyeti'ndeki seyri ile bu adli çözüm arasındaki farkları karşılaştırabilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Rate this question