Dünya Savaşı’nın seyrinin Müttefik Devletler lehine değişmeye başladığı yılında, Türkiye’de "Irkçılık-Turancılık" davası olarak bilinen hukuki sürecin başlatılması ve bu görüşü savunan figürlerin devlet kademelerinden tasfiye edilmesi; Türk dış politikasındaki hangi stratejik tercihin bir sonucu olarak değerlendirilebilir?
- Sovyetler Birliği ile gerilen ilişkileri yumuşatma ve Müttefik blokuna tam uyum sağlama çabasıAnswer
- BAlmanya ile imzalanan Dostluk Paktı'nın ideolojik gereklerini yerine getirme isteği
- CBalkan Antantı'nı yeniden canlandırarak Mihver devletlere karşı bölgesel bir savunma hattı kurma hedefi
- DBirleşmiş Milletler'e asil üye olarak kabul edilmek için Mihver devletlere resmen savaş ilan etme kararı
- EBoğazlar rejimini düzenleyen Montrö Sözleşmesi'nin süresini uzatmak için İngiltere'ye verilen bir taviz
Answer
Savaşın sonlarına doğru Sovyetler Birliği ile ilişkileri iyileştirme ve Müttefik blokuna yaklaşma çabası
Savaşın sonuna yaklaşıldığında, Sovyetler Birliği'nin Balkanlar ve Doğu Avrupa'da baskın güç haline gelmesi Türkiye'yi endişelendirmiştir. Türkiye, Sovyetler Birliği'nin tepkisini çeken ve özellikle savaşın başlarında Almanya'nın zafer ihtimaline binaen güçlenen Turancılık akımını, dış politikada Sovyetler ile barışık bir zemin oluşturmak ve Müttefik kampındaki yerini sağlamlaştırmak amacıyla tasfiye etmiştir.
Step-by-Step Solution
Key Concept
II. Dünya Savaşı sonuna doğru Türkiye'nin dış politikadaki denge değişiminin iç politikaya yansıması
Hints
1
1944 yılında savaşta hangi blokun zaferi kesinleşmeye başlamıştı?
2
Turancılık akımı, o dönemde en çok hangi büyük komşu devletin (SSCB) toprak bütünlüğünü ideolojik olarak tehdit ediyordu?
3
Türkiye'nin savaşın başındaki 'denge' politikasından, sonundaki 'Müttefik yanlısı' politikaya geçiş sürecindeki iç siyasi hamlelerini düşünün.
Practice More
II. Dünya Savaşı sonrası Türkiye'nin Batı blokuna tam entegrasyonu sürecinde yaşanan 'Çok Partili Hayata Geçiş' hamlesini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:2m 0s