Question

Difficulty: HardMilliyetçilik

Atatürk milliyetçiliği, XIX. yüzyıl Avrupa'sında yaygın olan ve milleti tanımlarken kan bağı (ırk) veya din birliği gibi dışsal unsurları esas alan "objektif milliyetçilik" anlayışından farklı olarak; ortak tarih, kültür ve birlikte yaşama arzusunu temel alan "subjektif milliyetçilik" anlayışını benimser.

Aşağıdaki tabloda bu iki anlayışın bazı temel özellikleri karşılaştırılmıştır:

KriterObjektif Milliyetçilik (Etnik/Dini)Atatürk Milliyetçiliği (Kültürel/İdeali)
Millet TanımıIrk veya belirli bir inanç birliğiKültür, ülkü ve kader birliği
KapsayıcılıkDışlayıcı ve ayrımcıKapsayıcı ve eşitlikçi
Siyasi HedefYayılmacı ve ırkçı (Turancılık vb.)Misak-ı Milli ve Yurtta Sulh

Bu karşılaştırma tablosu ve Atatürk'ün "Ne mutlu Türk'üm diyene!" sözü birlikte değerlendirildiğinde, Atatürk milliyetçiliğinin temel felsefesi hakkında ulaşılabilecek en kapsamlı yargı aşağıdakilerden hangisidir?

  1. Milli kimlik; kişilerin etnik kökenine veya dini inancına bakılmaksızın, ortak bir geçmişe sahip olma ve aynı gelecek idealini paylaşma esasına göre inşa edilmiştir.Answer
  2. B
    Toplumdaki sınıf farklılıklarını tamamen ortadan kaldırmayı hedefleyen bu anlayış, milli ekonominin güçlenmesi için tüm üretim araçlarının devlet kontrolünde olmasını zorunlu kılar.
  3. C
    Türk devletinin temel bekası, dünyadaki tüm Türk topluluklarının tek bir siyasi çatı altında toplanarak sınırların genişletilmesi stratejisine dayandırılmıştır.
  4. D
    Milli birlik ve beraberliğin sarsılmaz bir temele oturması, ancak devletin belirli bir dini inancı toplumun ortak kimliği olarak benimsemesi ve korumasıyla mümkündür.
  5. E
    Milli kültürün korunması adına dış dünyadan tamamen soyutlanmış, yabancı sermaye ve etkileşimi reddeden içe kapalı bir toplumsal yapının kurulmasını savunur.

Answer

Milli kimlik; kişilerin etnik kökenine veya dini inancına bakılmaksızın, ortak bir geçmişe sahip olma ve aynı gelecek idealini paylaşma esasına göre inşa edilmiştir.
Atatürk milliyetçiliği, milleti tanımlarken kişilerin ırkını (antropolojik köken) veya inancını bir ön şart olarak görmez. Bunun yerine, ortak bir tarihten gelen, aynı kültürü paylaşan ve gelecekte de birlikte yaşama arzusunda olan (kader birliği) topluluğu millet olarak tanımlar. Bu durum 'subjektif milliyetçilik' olarak adlandırılır ve 'Vatandaşlık' bağına dayanan kapsayıcı bir kimlik oluşturur. Doğru cevap olan seçenek, milli kimliğin etnik köken veya din yerine vatana bağlılık ve ortak ideal üzerine kurulduğunu belirterek bu felsefeyi tam olarak karşılamaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Atatürk milliyetçiliğinin 'subjektif' karakterini analiz etme
Bu anlayışın milleti tanımlarken kan bağı (ırk) veya din birliğini değil; kültür, dil, tarih ve ülkü birliğini esas aldığı belirlenir.
Subjektif milliyetçilik, bireyin kendisini o millete ait hissetmesi (aidiyet duygusu) üzerine kuruludur.
2
Atatürk'ün 'Ne mutlu Türk'üm diyene!' sözünü yorumlama
Bu sözün 'Türk doğana' değil, 'Türk'üm diyene' (kendini Türk hisseden her vatandaşa) vurgu yaptığı saptanır.
Bu ifade, etnik kökeni ne olursa olsun Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının tamamını kapsayan bütünleştirici bir yaklaşımdır.
3
Kültür ve tarih kurumlarının rolünü değerlendirme
Türk Tarih Kurumu ve Türk Dil Kurumu'nun, Türklerin kökenini araştırarak ortak bir milli şuur oluşturma görevini üstlendiği anlaşılır.
Bu kurumlar, subjektif milliyetçiliğin dayanağı olan ortak tarih ve dil bağını bilimsel temellere oturtmuştur.

Key Concept

Subjektif (Kültürel/İdeali) Milliyetçilik

Hints

1
Atatürk'ün 'Ne mutlu Türk'üm diyene!' sözündeki 'diyene' vurgusu ile 1924 Anayasası'ndaki vatandaşlık tanımı arasındaki bağı düşünün.

Practice More

Atatürk'ün 'subjektif milliyetçilik' anlayışını pekiştirmek için 1924 Anayasası'nın 88. maddesini ve Türk Tarih Kurumu'nun kuruluş amaçlarını inceleyiniz.
Estimated Time:2m 0s
Rate this question