I. Dünya Savaşı sürecinde Harbiye Nezareti tarafından doğrudan taarruz stratejisiyle icra edilen askerî harekâtlar; yalnızca muharebe alanlarıyla sınırlı kalmamış, cephe gerisinin güvenliğini sağlamaya yönelik yasal düzenlemeleri, devletin benimsediği temel fikir akımlarını ve savaşın ilerleyen safhalarındaki diplomatik gelişmeleri doğrudan şekillendirmiştir.
Bu kapsamda Osmanlı Devleti'nin açtığı taarruz cepheleri ve bu cephelerdeki askerî-siyasi gelişmelerle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- ASüveyş istikametine yönelik icra edilen harekâtların başarıya ulaşmasıyla Mısır üzerindeki İngiliz hâkimiyeti tamamen son bulmuş ve bölge savaşın sonuna kadar Osmanlı Devleti'nin güvenli bir ikmal üssü olarak kalmıştır.
- BMısır istikametindeki harekâtın başarısız olması üzerine Osmanlı yönetimi Türkçülük anlayışını tamamen terk etmiş, devletin bekasını korumak adına yalnızca gayrimüslim tebaayı kapsayan Osmanlıcılık politikasını uygulamaya koymuştur.
- Doğu harekât sahasındaki askerî sarsıntı ve Rus ilerleyişi cephe gerisinde 1915 Sevk ve İskân Kanunu'nun çıkarılmasına yol açarken; güneydeki taarruzun başarısızlığı ise İslamcılık (ümmetçilik) politikasının sahadaki birleştirici etkisinin yetersiz kaldığını göstermiştir.Answer
- DDoğu'daki taarruz cephesi, Osmanlı Devleti ile Çarlık Rusyası arasında imzalanan Gümrü Antlaşması ile resmen kapanmış ve bölgedeki birlikler doğrudan Suriye cephesine sevk edilmiştir.
- EDoğu harekât sahasında meydana gelen kayıplar sebebiyle Osmanlı idaresi, henüz savaş devam ederken Çarlık Rusyası ile Küçük Kaynarca Antlaşması hükümlerini yenileyen bir mütareke imzalayarak savaştan çekilmiştir.
Answer
Doğu harekât sahasındaki askerî sarsıntı ve Rus ilerleyişinin 1915 Sevk ve İskân Kanunu'nun çıkarılmasına zemin hazırladığını, güneydeki taarruzun başarısızlığının ise İslamcılık politikasının sahadaki etkisini sınırlandırdığını belirten yargı doğrudur.
Kafkas Cephesi'nde Sarıkamış Harekâtı sonrası yaşanan Rus işgalleri ve cephe gerisindeki ayrılıkçı çetelerin faaliyetleri, Osmanlı Hükûmeti'ni 27 Mayıs 1915'te Geçici Sevk ve İskân Kanunu'nu (Tehcir Kanunu) çıkarmaya yöneltmiştir. Diğer taarruz cephesi olan Kanal Harekâtı'nın başarısızlıkla sonuçlanması ve bölgedeki yerel Arap aşiretlerinin İngilizlerle temasa geçmesi ise savaşa girerken hedeflenen İslamcılık (ümmetçilik) politikasının sahadaki birleştirici etkisinin tükendiğini somut olarak göstermiştir. Bu iki olguyu birlikte veren ifade tarihsel gerçeklikle tam olarak örtüşmektedir.
Step-by-Step Solution
Key Concept
I. Dünya Savaşı Taarruz Cephelerinin (Kafkas ve Kanal) Siyasi, Hukuki ve İdeolojik Sonuçları
Estimated Time:1m 30s