Çağdaş Türk ve Dünya Tarihi

478 questions

Question 101Question

19611961 Anayasası ile Türkiye'de demokratik hukuk devletini güçlendirmek ve yasama organının işlemlerini denetlemek amacıyla kurulan, kanunların anayasaya uygunluğunu incelemekle görevli yüksek mahkeme aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Anayasa Mahkemesi

Answer

Anayasa Mahkemesi
Doğru cevap olan Anayasa Mahkemesi, Türkiye'de ilk kez 19611961 Anayasası ile kurulmuştur. Mahkemenin temel varlık sebebi, meclis çoğunluğunun anayasaya aykırı yasalar çıkarmasını önleyerek hukuk devletini güvence altına almaktır.

Step-by-Step Solution

1
19611961 Anayasası'nın getirdiği kurumsal yenilikleri değerlendir.
19611961 Anayasası, kuvvetler ayrılığını ve hukukun üstünlüğünü korumak için yeni yargı mekanizmaları oluşturmuştur.
Yumuşama Dönemi'nin başındaki bu anayasal süreç, otoriteyi dengelemek üzerine kuruludur.
2
Yasama denetimi ile görevli kurumu tespit et.
Meclis tarafından kabul edilen kanunların anayasaya aykırı olup olamayacağına karar veren merci Anayasa Mahkemesi'dir.
Anayasa Mahkemesi, kanunların anayasaya uygunluk denetimini yapan münhasır yetkili yargı organıdır.

Key Concept

1961 Anayasası ve Kurumsal Değişimler
Estimated Time:45s
Question 102Question

Soğuk Savaş Dönemi'nde Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB) öncülüğünde kurulan Doğu Bloku, Batı Bloku'nun Marshall Planı ve NATO gibi girişimlerine karşı kendi siyasi, ekonomik ve askeri yapılarını oluşturmuştur.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Doğu Bloku bünyesinde yer alan oluşumlardan biri değildir?

Show answer & explanation

Answer: Truman Doktrini

Answer

Doğu Bloku oluşumlarından biri olmayan seçenek Truman Doktrini'dir; çünkü bu girişim Batı Bloku (ABD) tarafından Sovyet yayılmacılığını engellemek için başlatılmıştır.
Doğru cevap olan ifade, ABD Başkanı Harry Truman tarafından 19471947 yılında ilan edilen ve Batı Bloku'nun çevreleme (containment) politikasının ilk adımı kabul edilen bir belgedir. Dolayısıyla SSCB liderliğindeki Doğu Bloku'na değil, ABD liderliğindeki Batı Bloku'na aittir.

Step-by-Step Solution

1
Doğu Bloku örgütlenmelerini belirle.
Kominform (siyasi), COMECON (ekonomik) ve Varşova Paktı (askeri) Doğu Bloku'nun temel taşlarıdır.
Soruda istenen 'Doğu Bloku bünyesinde yer alan' yapıları elemek gerekir.
2
Batı Bloku girişimlerini analiz et.
Truman Doktrini ve Marshall Planı, ABD liderliğindeki Batı Bloku'na ait stratejilerdir.
Doğu Bloku'nun Molotov Planı ve COMECON gibi adımları bu Batı girişimlerine karşı tepki olarak doğmuştur.
3
Seçenekler arasından ait olmayan yapıyı seç.
Truman Doktrini, ABD'nin Sovyet tehdidine karşı Türkiye ve Yunanistan'ı destekleme kararıdır, dolayısıyla Doğu Bloku ile ilişkili değildir.
Blokların ideolojik ve stratejik ayrımı, Soğuk Savaş'ın temel dinamiğidir.

Key Concept

Soğuk Savaş'ta Doğu ve Batı Bloku Örgütlenmeleri

Hints

1
Soğuk Savaş'ta her iki blok da birbirine karşı benzer (simetrik) örgütlenmeler kurmuştur; biri askeri ise diğeri de askeri bir paktla karşılık vermiştir.
2
Türkiye ve Yunanistan'ın komünizm tehdidine karşı ABD'den yardım aldığı süreci hatırlayın.
3
Marshall Planı'na karşı Molotov Planı, NATO'ya karşı Varşova Paktı kurulmuştur. Seçeneklerden biri direkt olarak ABD'nin Türkiye üzerindeki etkisini başlatan doktrindir.

Practice More

Marshall Planı'nın Türkiye ekonomisi ve tarımı üzerindeki etkilerini incelemek konuyu pekiştirmenizi sağlayacaktır.
Estimated Time:50s
Question 103Question

II.II. Dünya Savaşı (193919451939-1945) yıllarında Türkiye, "Milli Korunma Kanunu" ve "Varlık Vergisi" gibi olağanüstü ekonomik tedbirler uygulamış; diplomatik alanda ise Adana ve Kahire Konferansları ile müttefiklerin savaşa girme baskılarına karşı denge siyaseti izlemiştir. Savaşın sona ermesiyle birlikte uluslararası konjonktürün etkisi ve demokratikleşme eğilimlerinin artması sonucunda çok partili siyasi hayata geçiş süreci başlamıştır. Bu süreçte, 19451945 yılında Nuri Demirağ liderliğinde kurulan ve II.II. Dünya Savaşı sonrası Türkiye'nin ilk muhalefet partisi kabul edilen siyasi oluşum aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Milli Kalkınma Partisi

Answer

Milli Kalkınma Partisi
Doğru cevap olan oluşum, Temmuz 19451945 tarihinde Nuri Demirağ başkanlığında kurulmuştur. Türkiye'nin Birleşmiş Milletler Beyannamesi'ni imzalaması ve Cumhurbaşkanı İsmet İnönü'nün 1919 Mayıs 19451945 nutkunda demokratikleşme vurgusu yapmasının ardından kurulan bu ilk parti, savaş sonrası çok partili hayatın ilk adımıdır.

Step-by-Step Solution

1
Dönem ve Koşulların Analizi
II.II. Dünya Savaşı sonu (19451945) itibarıyla Türkiye'nin iç politikasındaki değişim ihtiyacı tespit edildi.
Savaşın ardından kurulan yeni dünya düzenine uyum sağlamak ve demokratikleşme adımlarını atmak gerekiyordu.
2
Parti Kuruluş Tarihlerinin Karşılaştırılması
Milli Kalkınma Partisi'nin (19451945) Demokrat Parti'den (19461946) önce kurulduğu belirlendi.
Soruda istenen 'ilk muhalefet partisi' olma özelliğini tarihsel öncelik belirler.

Key Concept

II. Dünya Savaşı Sonrası Çok Partili Hayata Geçiş
Estimated Time:55s
Question 104Question

1917 Bolşevik İhtilali sonrasında Rusya’da başlayan iç karışıklıklardan yararlanarak bağımsızlıklarını ilan etmek isteyen Türkistan Türkleri, 'Milli Muhtar Hükümeti'ni kurmuşlardır. Rusların bu hükümeti dağıtması üzerine 1918'de Hokand şehrinde başlayan ve 'Türkistan Türkistanlılarındır' parolasıyla yürütülen milli direniş hareketi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Basmacı Hareketi

Answer

Türkistan'da bağımsızlık amacıyla yürütülen direniş hareketi Basmacı Hareketi'dir.
Basmacı Hareketi, 1918 yılında Türkistan Milli Muhtar Hükümeti'nin Ruslar tarafından yıkılması üzerine Hokand şehrinde 'Korbaşı Ergaş' liderliğinde başlayan, daha sonra Enver Paşa'nın da katılımıyla genişleyen milli bir direniş hareketidir.

Step-by-Step Solution

1
Tarihsel ve coğrafi bağlamı belirleme
Olay 1917 Bolşevik İhtilali sonrası Türkistan coğrafyasında geçmektedir.
Soruda verilen ipuçlarını (Bolşevik İhtilali, Türkistan, Rus baskısı) doğru bir zaman dilimine yerleştirmek gerekir.
2
Özel hükümet ve şehir bilgisini analiz etme
Hokand şehrinde kurulan Milli Muhtar Hükümeti'nin yıkılması Basmacı Hareketi'nin fitilini ateşlemiştir.
Hareketin başlangıç aşamasını ve 'Türkistan Türkistanlılarındır' parolasını tanımlayan temel bilgidir.

Key Concept

Basmacı Hareketi ve Türkistan Direnişi

Practice More

Basmacı Hareketi'ne 1921 yılında katılarak harekete askeri bir disiplin kazandıran ve 1922'de şehit düşen Osmanlı subayının Enver Paşa olduğunu unutmayın.
Estimated Time:50s
Question 105Question

II.II. Dünya Savaşı (193919451939-1945) yıllarında Türkiye, fiilen sıcak çatışmalara girmemiş olsa da "aktif tarafsızlık" ve "denge politikası" izleyerek dış baskıları yönetmeye çalışmış; iç politikada ise savaşın olumsuz etkilerini azaltmak için olağanüstü önlemler almıştır.

Bu dönemin siyasi, ekonomik ve diplomatik gelişmeleri dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi Türkiye'nin bu süreçte gerçekleştirdiği faaliyetlerden biri değildir?

Show answer & explanation

Answer: Mudanya Ateşkes Antlaşması imzalanarak Doğu Trakya'nın savaşsız kurtarılması

Answer

Mudanya Ateşkes Antlaşması'nın imzalanarak Doğu Trakya'nın kurtarılması seçeneği doğru cevaptır çünkü bu olay 1922 yılında, Milli Mücadele döneminde gerçekleşmiştir.
Mudanya Ateşkes Antlaşması, 1922 yılında imzalanmış olup Türk Kurtuluş Savaşı'nın askeri safhasını sona erdirmiştir. Bu gelişme II. Dünya Savaşı (193919451939-1945) döneminden yaklaşık 17 yıl önce gerçekleşmiş bir Milli Mücadele başarısıdır.

Step-by-Step Solution

1
II.II. Dünya Savaşı yıllarının (193919451939-1945) temel gelişmelerini belirle.
Bu dönemde Milli Korunma Kanunu, Varlık Vergisi gibi ekonomik; Adana ve Kahire Konferansları gibi diplomatik olaylar yaşanmıştır.
Soru kökündeki zaman dilimiyle uyumlu olmayan seçeneği bulmak için dönem analizi yapılır.
2
Seçeneklerdeki olayların kronolojik ve tarihsel bağlamını kontrol et.
Mudanya Ateşkes Antlaşması'nın 11 Ekim 1922'de imzalandığı ve Kurtuluş Savaşı'nı askeri olarak bitirdiği tespit edilir.
Hatalı dönem eşleştirmesini (Anakronizm) saptamak için kesin tarih bilgisi kullanılır.

Key Concept

II. Dünya Savaşı Dönemi Türkiye Politikaları ve Kronoloji

Practice More

II. Dünya Savaşı sonrasında kurulan Birleşmiş Milletler'e üyelik sürecini ve San Francisco Konferansı'nı incelemek konuyu pekiştirecektir.
Estimated Time:50s
Question 1060% of students answered this correctlyQuestion

II. Dünya Savaşı'nın yarattığı olağanüstü ekonomik şartlar ve savunma giderlerindeki artış nedeniyle Türkiye'de iç piyasayı denetlemek, karaborsayı engellemek ve devlet gelirlerini artırmak amacıyla radikal kararlar alınmıştır. Bu süreçte uygulanan ekonomik politikalar ve çıkarılan yasalar dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi 1940-1945 yılları arasında başvurulan ekonomik tedbirlerden biri değildir?

Show answer & explanation

Answer: Aşar Vergisinin bütçe açıklarını kapatmak amacıyla yeniden yürürlüğe konulması

Answer

Aşar Vergisinin yeniden yürürlüğe konulması, bu dönemde alınan bir tedbir değildir.
Aşar Vergisi, 1925 yılında Türkiye Cumhuriyeti'nin erken döneminde halkın ekonomik yükünü hafifletmek için kaldırılmış ve bir daha hiçbir zaman (savaş dönemi dahil) uygulanmamıştır. II. Dünya Savaşı yıllarında tarımsal üretimden alınan vergi ise 'Toprak Mahsulleri Vergisi' olarak adlandırılır.

Step-by-Step Solution

1
II. Dünya Savaşı (1939-1945) dönemi Türkiye ekonomisini belirle.
Bu dönemde Milli Korunma Kanunu (1940), Varlık Vergisi (1942) ve Toprak Mahsulleri Vergisi (1944) gibi yasalar çıkarılmıştır.
Savaşın getirdiği ekonomik yükü hafifletmek ve karaborsayı önlemek temel amaçtır.
2
Seçeneklerdeki 'Aşar Vergisi' kavramını incele.
Aşar Vergisi, 17 Şubat 1925'te köylünün üzerindeki ağır yükü kaldırmak amacıyla kaldırılmıştır.
Atatürk dönemi halkçılık ilkesi gereği tarımsal kalkınma için bu adım atılmıştır.
3
Savaş dönemindeki benzer vergiyle karşılaştır.
Savaş yıllarında tarımdan alınan vergi 'Aşar' değil, 'Toprak Mahsulleri Vergisi'dir.
İki vergi kapsam olarak benzese de Aşar bir daha asla geri getirilmemiştir.

Key Concept

II. Dünya Savaşı Türkiye Ekonomik Tedbirleri
Question 107Question

İkinci Dünya Savaşı sonrasında 1948 yılında yaşanan ve Soğuk Savaş'ın ilk büyük krizi olarak kabul edilen Berlin Ablukası, Batı dünyasında Sovyet yayılmacılığına karşı duyulan güvenlik endişelerini artırmıştır. Bu gelişmenin doğrudan bir sonucu olarak, 1949 yılında Washington'da imzalanan antlaşma ile kurulan askeri savunma örgütü aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: NATO (Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü)

Answer

NATO (Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü)
Doğru cevap NATO'dur. 1948 Berlin Ablukası, Soğuk Savaş'ın ilk büyük sıcak krizi olup Batı dünyasında Sovyet tehdidine karşı ortak bir askeri kalkan oluşturma ihtiyacını doğurmuş ve 1949'da NATO'nun kurulmasıyla sonuçlanmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Berlin Ablukası'nın tarihini ve etkisini belirleme
1948 yılında yaşanan bu kriz, Sovyetler Birliği'nin yayılmacı politikalarının Batı Avrupa için ciddi bir tehdit oluşturduğunu kanıtlamıştır.
Krizin yarattığı güvenlik kaygısı, Batılı devletleri kolektif bir savunma mekanizması kurmaya itmiştir.
2
Krize verilen askeri tepkiyi saptama
1949 yılında ABD öncülüğünde Batılı devletler Washington'da toplanarak askeri bir ittifak kurmuştur.
Birleşmiş Milletler'in bu tür krizleri tek başına önleyemeyeceği anlaşılmış ve bölgesel bir savunma paktına ihtiyaç duyulmuştur.
3
Kurulan örgütü tanımlama
Bu örgüt NATO'dur.
NATO, 'bir üyeye yapılan saldırının tüm üyelere yapılmış sayılacağı' ilkesini benimseyen ilk büyük Batılı askeri ittifaktır.

Key Concept

NATO'nun Kuruluşu ve Berlin Ablukası İlişkisi

Practice More

NATO'nun kurucu üyeleri ile Türkiye'nin üyelik sürecini karşılaştırarak çalışabilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 108Question

19641964 yılında ABD Başkanı Lyndon Johnson tarafından Başbakan İsmet İnönü’ye gönderilen ve Türkiye’nin Kıbrıs’a müdahalesini engellemeyi amaçlayan sert üsluplu mektup, Türk kamuoyunda büyük bir tepkiyle karşılanmıştır. Bu gelişmenin Türk dış politikasında yol açtığı temel değişim aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Batı merkezli tek yönlü dış politika yerine SSCB ve diğer bölge ülkeleriyle de ilişkileri kapsayan çok yönlü bir anlayışa geçilmesi

Answer

Batı merkezli tek yönlü dış politika yerine SSCB ve diğer bölge ülkeleriyle de ilişkileri kapsayan çok yönlü bir anlayışa geçilmesi
Johnson Mektubu, Türkiye'nin dış politikada tek bir bloka (Batı/NATO) bağımlı kalmasının risklerini ortaya çıkarmıştır. Bu şok etkisiyle Türkiye, SSCB ile ekonomik iş birliğini artırmış ve uluslararası alanda destek bulabilmek adına Bağlantısızlar ve İslam ülkeleriyle daha dengeli ilişkiler kurmaya yönelmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Olayı tanımla
Johnson Mektubu (1964), ABD'nin Türkiye'nin Kıbrıs'a müdahale etmesi durumunda NATO korumasının (SSCB saldırısına karşı) garantilenemeyeceğini bildirmesidir.
Mektubun içeriğini ve diplomatik ağırlığını anlamak için.
2
Etkiyi analiz et
Türkiye'de Batı'ya olan mutlak güven sarsılmış ve dış politikada yalnızlık hissi oluşmuştur.
Olayın psikolojik ve stratejik sonuçlarını belirlemek için.
3
Sonucu belirle
Türkiye, sadece Batı blokuyla sınırlı kalmayan, SSCB, İslam ülkeleri ve Üçüncü Dünya ülkelerini de kapsayan 'Çok Yönlü Dış Politika' dönemini başlatmıştır.
KPSS müfredatındaki temel kazanım olan stratejik değişikliği saptamak için.

Key Concept

Johnson Mektubu ve Çok Yönlü Dış Politika

Hints

1
Türkiye bu olaydan sonra 'yumurta tek bir sepete konulmamalı' mantığıyla hareket etmiştir.
2
Mektup sonrası Başbakan İsmet İnönü 'Yeni bir dünya kurulur, Türkiye de orada yerini alır' diyerek Batı'ya gözdağı vermiştir.
3
Bu gelişme Türkiye'nin SSCB ile 1960'lardaki ekonomik yakınlaşmasının (İskenderun Demir Çelik Fabrikası gibi yatırımlar) önünü açmıştır.

Practice More

1975'te ABD ambargosuna misilleme olarak kapatılan ve 1978'de tekrar açılan üslerin durumunu inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:50s
Question 109Question

II. Dünya Savaşı'nın yarattığı olağanüstü ekonomik koşullarla mücadele etmek, karaborsacılığı engellemek ve iç piyasayı denetim altına almak amacıyla 1940 yılında çıkarılan, hükümete ekonomiye müdahale etme ve ürünlere el koyma gibi geniş yetkiler tanıyan yasal düzenleme aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Milli Korunma Kanunu

Answer

1940 yılında hükümete ekonomiye müdahale yetkisi veren düzenleme Milli Korunma Kanunu'dur.
Milli Korunma Kanunu, 1940 yılında II. Dünya Savaşı'nın ekonomik etkilerini kontrol altına almak için çıkarılmış bir 'çerçeve kanun' niteliğindedir. Bu kanunla Petrol Ofisi ve Et ve Balık Kurumu gibi kurumlar kurulmuş, fiyatlara müdahale edilmiş ve karne uygulamasına yasal zemin hazırlanmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Savaş dönemi ekonomik önlemlerini kronolojik olarak analiz et.
1940 yılında çıkarılan temel yasanın Milli Korunma Kanunu olduğu belirlenir.
Soruda spesifik olarak 1940 yılı ve kapsamlı müdahale yetkisi vurgulanmaktadır.
2
Diğer ekonomik düzenlemeleri (Varlık Vergisi, Toprak Mahsulleri Vergisi) tarihlerine göre ele.
Varlık Vergisi 1942, Toprak Mahsulleri Vergisi 1944 tarihlidir.
Bu düzenlemeler Milli Korunma Kanunu'na dayanılarak veya onu tamamlayıcı olarak daha sonra çıkarılmıştır.

Key Concept

II. Dünya Savaşı Dönemi Türk Ekonomisi ve Milli Korunma Kanunu

Hints

1
Bu kanun, savaş boyunca ekonomiyi yöneten en temel çerçeve yasadır.
2
1940 yılında yürürlüğe girmiş ve hükümete olağanüstü yetkiler tanımıştır.
3
Karne uygulaması ve Petrol Ofisi'nin kurulması bu kanuna dayanır.

Practice More

Varlık Vergisi'nin hangi toplumsal kesimler üzerinde daha etkili olduğunu ve nedenlerini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 110Question

II. Dünya Savaşı'nın yarattığı olağanüstü ekonomik koşullarla mücadele etmek, temel tüketim maddelerinin üretim ve dağıtımını kontrol altına alarak karaborsayı önlemek amacıyla 19401940 yılında yürürlüğe giren ve hükümete ekonomiye doğrudan müdahale etme yetkisi tanıyan yasal düzenleme aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Milli Korunma Kanunu

Answer

Milli Korunma Kanunu
Milli Korunma Kanunu, 18 Ocak 1940'ta Refik Saydam hükümeti döneminde çıkarılmış; tarım ve sanayi üretimini denetleme, ürünlere el koyma ve çalışma yükümlülüğü getirme gibi radikal yetkilerle donatılmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Dönemi ve ihtiyacı analiz etme
II. Dünya Savaşı yılları (193919451939-1945) Türkiye'de ciddi ekonomik daralmaya ve arz sorunlarına neden olmuştur.
Savaşın etkilerini yönetmek için yasal bir dayanak gerekmektedir.
2
Yasal düzenlemeyi belirleme
Ocak 19401940'ta kabul edilen Milli Korunma Kanunu, devlete fiyatları belirleme ve fabrikalara el koyma gibi yetkiler vermiştir.
Hükümetin ekonomiyi 'olağanüstü hal' mantığıyla yönetmesi amaçlanmıştır.

Key Concept

Savaş Ekonomisi ve Milli Korunma Kanunu

Hints

1
Bu kanun, hükümete ekonominin her alanına müdahale hakkı veren çok geniş kapsamlı bir düzenlemedir.
2
1940 yılında çıkarılan bu yasa, aynı zamanda Petrol Ofisi ve Et ve Balık Kurumu gibi kurumların temellerinin atılmasını sağlamıştır.

Practice More

Bu kanuna dayanılarak uygulanan Ekmek Karnesi sistemini ve Köy Enstitüleri'nin kuruluş tarihini inceleyiniz.
Estimated Time:50s
Question 111Question

I. Dünya Savaşı'nın sona ermesinin ardından, İtilaf Devletleri arasında Osmanlı topraklarının paylaşımı konusundaki anlaşmazlıkların giderilmesi amacıyla 1920 yılında İtalya'da düzenlenen; Orta Doğu'da kurulacak manda yönetimlerinin esaslarının belirlendiği ve Osmanlı Devleti ile imzalanacak olan barış antlaşmasının taslağının hazırlandığı uluslararası toplantı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: San Remo Konferansı

Answer

San Remo Konferansı
San Remo Konferansı, Nisan 1920'de İtalya'da toplanmış; burada Irak ve Filistin'in İngiliz, Suriye ve Lübnan'ın ise Fransız mandasına bırakılması kararlaştırılmıştır. Bu konferans aynı zamanda Sevr Antlaşması'nın ana metninin oluşturulduğu yerdir.

Step-by-Step Solution

1
Olayın zamanını ve amacını belirle.
1920 yılı, Orta Doğu manda yönetimlerinin belirlenmesi ve Osmanlı barış taslağı.
Paris Barış Konferansı'nda Osmanlı Devleti'nin paylaşımı konusundaki anlaşmazlıklar çözülemediği için özel bir konferansa ihtiyaç duyulmuştur.
2
Seçeneklerdeki konferansları kronolojik ve içerik bakımından ele.
San Remo Konferansı'nın tanımı verilen özelliklerle tam olarak uyuştuğu saptanır.
Paris genel barış içindir, Londra savaş devam ederken (1921) yapılmıştır, Lozan ise zafer sonrası nihai barıştır.

Key Concept

Manda sisteminin Orta Doğu'da hukuki bir statü kazanması ve Sevr Antlaşması'nın hazırlık süreci.
Estimated Time:1m 0s
Question 112Question

II.II. Dünya Savaşı devam ederken 19411941 yılında ABD Başkanı Roosevelt ve İngiltere Başbakanı Churchill tarafından yayımlanan Atlantik Bildirisi'nde yer alan; "savaştan sonra toprak kazanılmaması" ve "ulusların kendi geleceklerini (yönetim biçimlerini) kendilerinin belirlemesi" gibi kararlar, aşağıdaki belgelerin hangisinde yer alan prensiplerle benzerlik göstermektedir?

Show answer & explanation

Answer: Wilson İlkeleri

Answer

Atlantik Bildirisi'nde yer alan prensipler, I. Dünya Savaşı sürecinde yayımlanan Wilson İlkeleri ile benzerlik göstermektedir.
Atlantik Bildirisi (19411941), içeriği bakımından I.I. Dünya Savaşı sonunda yayımlanan Wilson İlkeleri (19181918) ile büyük benzerlik taşır. Her iki belgede de galip devletlerin toprak almaması ve ulusların kendi kaderlerini tayin etmesi (self-determinasyon) gibi maddeler vurgulanmış, bu durum Birleşmiş Milletler'in de temelini oluşturmuştur.

Step-by-Step Solution

1
Atlantik Bildirisi'nin içeriğini analiz etme
Belgede toprak kazanılmaması, self-determinasyon (ulusların kendi kaderini tayini) ve serbest ticaret gibi maddelerin olduğu saptanır.
Savaş sonrası kurulacak dünya düzeninin demokratik temellerini anlamak için bu analiz gereklidir.
2
Tarihsel karşılaştırma yapma
Bu maddelerin daha önce 1918 yılında ABD Başkanı Wilson tarafından açıklanan prensiplerde de yer aldığı görülür.
Uluslararası belgeler arasındaki sürekliliği ve ideolojik benzerliği tespit etmek gerekir.
3
Doğru belgeyi belirleme
Hem Atlantik Bildirisi hem de Wilson İlkeleri'nin ortak paydasının liberal ve demokratik bir dünya düzeni olduğu sonucuna varılır.
Soru kökündeki 'benzerlik' vurgusu doğrudan Wilson İlkeleri'ni işaret eder.

Key Concept

Atlantik Bildirisi ve Wilson İlkeleri Arasındaki Prensip Benzerliği

Hints

1
Belgeyi hazırlayan devletlerden biri her iki savaşta da barışın prensiplerini belirlemeye çalışan ABD'dir.
2
"Ulusların kendi kaderini tayini" kavramı ilk kez hangi belgede dünya gündemine girmişti?
3
Cevap, I. Dünya Savaşı'nı bitiren barış hazırlıkları sürecinde yayımlanan bir ilkeler bütünüdür.

Practice More

II. Dünya Savaşı sırasında düzenlenen diğer konferansları (Tahran, Yalta, Potsdam) ve bu konferanslarda alınan Birleşmiş Milletler kararlarını inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 113Question

II.II. Dünya Savaşı süresince Türkiye; Milli Korunma Kanunu ve Varlık Vergisi gibi ekonomik düzenlemelerle savaşın sarsıcı etkilerini yönetmeye çalışmış, diplomatik alanda ise müttefiklerle yürütülen Adana ve Kahire Konferansları ile stratejik dengeleri korumuştur. Savaşın son yılında, San Francisco Konferansı'na davet edilerek Birleşmiş Milletler'in kurucu üyeleri arasında yer alma hakkı kazanan Türkiye'de, uluslararası demokratik rüzgârların etkisiyle iç siyasette de yapısal bir değişim süreci başlamıştır.

Bu değişim sürecinin bir sonucu olarak Türkiye'de gerçekleşen temel gelişme aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Çok partili siyasi hayata geçiş sürecinin başlaması

Answer

Çok partili siyasi hayata geçiş sürecinin başlaması
Doğru seçenek olan çok partili hayata geçiş süreci, II. Dünya Savaşı'nın sona ermesiyle birlikte faşist rejimlerin yıkılması ve demokratik blokun (Müttefiklerin) zafer kazanmasının bir sonucudur. Türkiye, San Francisco Konferansı'na katılarak Birleşmiş Milletler kurucu üyesi olma sürecinde, iç yapısında da demokratikleşme adımları atmak zorunda kalmış; bu durum Milli Kalkınma Partisi ve ardından Demokrat Parti'nin kurulmasına zemin hazırlamıştır.

Step-by-Step Solution

1
Dönem Analizi
Soruda belirtilen ekonomik (Varlık Vergisi) ve diplomatik (San Francisco) veriler 1939-1945 arasını işaret etmektedir.
Olayların kronolojik bağlamını kurmak.
2
Dış Etken ve İç Siyaset İlişkisi
San Francisco Konferansı ve BM üyeliği, demokratik değerlere bağlılığı gerektirmiştir.
Uluslararası gelişmelerin Türkiye üzerindeki demokratikleşme baskısını anlamak.
3
Sonuç Belirleme
1945 yılında Dörtlü Takrir ve ardından Demokrat Parti'nin kurulmasıyla çok partili hayat başlamıştır.
Savaşın Türkiye iç siyasetindeki en kalıcı etkisini saptamak.

Key Concept

II. Dünya Savaşı'nın Türkiye'de Çok Partili Hayata Etkisi
Estimated Time:1m 15s
Question 114Question

II. Dünya Savaşı'nın ardından İngiltere'nin, Türkiye ve Yunanistan'a yönelik ekonomik ve askeri desteğini sürdüremeyeceğini Amerika Birleşik Devletleri'ne bildirmesi üzerine, Sovyet yayılmacılığına karşı "çevreleme politikası"nın (containment) ilk somut adımı olarak 1947 yılında ilan edilen belge aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Truman Doktrini

Answer

İngiltere'nin desteğini çekmesi üzerine 1947 yılında ilan edilen ve Türkiye'ye askeri yardımı öngören belge Truman Doktrini'dir.
Truman Doktrini, 1947 yılında İngiltere'nin bölgedeki yükümlülüklerini devretmesiyle ABD'nin Türkiye'ye 100 milyon dolar, Yunanistan'a ise 300 milyon dolar askeri yardım yapmasını sağlayan belgedir. Bu doktrin, Türkiye'nin Soğuk Savaş sürecinde Batı Bloku yanında yer almasının ve çevreleme politikasının resmen başlamasının ilk adımıdır.

Step-by-Step Solution

1
Dönemin uluslararası siyasi dengelerini analiz etmek.
İngiltere'nin ekonomik yetersizlikler nedeniyle Doğu Akdeniz'den çekilme kararı aldığı görülür.
Yardımı başlatan temel tetikleyici olay İngiltere'nin 1947 başındaki bildirisidir.
2
ABD'nin bu boşluğa verdiği tepkiyi ve uyguladığı doktrini belirlemek.
ABD Başkanı Harry Truman'ın Kongre'den Türkiye ve Yunanistan için askeri yardım talep ettiği saptanır.
Çevreleme politikası gereği Sovyet tehdidi altındaki bu iki ülke stratejik öneme sahiptir.
3
Doğru tarih ve içerik eşleştirmesini yapmak.
1947 tarihli ve askeri yardım odaklı olan Truman Doktrini seçilir.
Marshall Planı (1948) daha çok ekonomik kalkınma, Eisenhower (1957) ise daha geç ve Orta Doğu odaklıdır.

Key Concept

Soğuk Savaş'ın başlangıcında Türkiye'nin Batı Bloku'na entegrasyonu ve Truman Doktrini.
Estimated Time:1m 0s
Question 115Question

II.II. Dünya Savaşı'na giden süreçte, İngiltere Başbakanı Neville Chamberlain ile özdeşleşen, Almanya'nın Avrupa'daki yayılmacı taleplerine tavizler vererek olası bir savaşı engellemeyi amaçlayan ancak Almanya'nın Çekoslovakya'yı bütünüyle işgal etmesiyle geçerliliğini yitiren dış politika stratejisi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Yatıştırma Politikası

Answer

Doğru cevap Yatıştırma Politikası seçeneğidir.
Yatıştırma Politikası, özellikle 1938 Münih Konferansı ile simgeleşen, İngiltere'nin Almanya'yı savaşsız durdurabileceğine inandığı ancak başarısızlıkla sonuçlanan stratejik yaklaşımdır.

Step-by-Step Solution

1
Dönem ve aktör analizi yapılması
Soruda belirtilen Neville Chamberlain, 1930'ların sonunda İngiltere Başbakanı'dır.
Sorunun hangi tarihsel bağlamda (savaş öncesi diplomasi) sorulduğunu saptamak gerekir.
2
Politikanın içeriğinin değerlendirilmesi
Almanya'nın Versay Antlaşması'nı ihlal ederek yaptığı yayılmacı hareketlere (Avusturya'nın ilhakı, Südetler meselesi) taviz verilerek barışın korunması amaçlanmıştır.
Bu strateji literatürde 'Appeasement' (Yatıştırma) olarak adlandırılır.
3
Politikanın sona eriş noktasının belirlenmesi
Almanya'nın 1939'da Çekoslovakya'nın tamamını işgali ve ardından Polonya'ya saldırmasıyla bu politikanın başarısız olduğu kanıtlanmıştır.
Yatıştırma politikası, saldırgan devleti doyurmak yerine daha da cesaretlendirmiştir.

Key Concept

Yatıştırma Politikası (Appeasement Policy)

Hints

1
Bu politika 1938 Münih Konferansı ile zirve noktasına ulaşmıştır.
2
İngiltere Başbakanı Chamberlain, bu konferans dönüşü 'zamanımız için barış' getirdiğini iddia etmiştir.
Estimated Time:1m 0s
Question 116Question

II.II. Dünya Savaşı yıllarında Türkiye, bir yandan Milli Korunma Kanunu ve Varlık Vergisi gibi olağanüstü ekonomik tedbirler uygularken diğer yandan müttefik devletlerin savaşa girme baskılarıyla karşı karşıya kalmıştır. Bu süreçte İngiltere Başbakanı Winston Churchill ile Cumhurbaşkanı İsmet İnönü arasında gerçekleşen, İngiltere'nin Türkiye'yi savaşa dahil etme çabalarının en somut adımlarından biri olan diplomatik temas aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Adana Konferansı

Answer

İngiltere Başbakanı Churchill ile İsmet İnönü'nün bir araya geldiği Adana Konferansı'dır.
Adana Konferansı (3030 Ocak - 11 Şubat 19431943), müttefiklerin mihver devletlere karşı üstünlük kurmaya başladığı bir dönemde, Churchill'in Türkiye'yi Balkanlar üzerinden bir cephe açmaya ikna etmek için İsmet İnönü ile yaptığı kritik bir görüşmedir. Türkiye bu görüşmede prensipte savaşa girmeyi kabul etmiş görünse de askeri malzeme eksikliğini öne sürerek fiilen savaşa girmeyi ertelemiş ve tarafsızlığını korumuştur.

Step-by-Step Solution

1
Soru kökündeki zaman dilimini ve aktörleri belirle.
II.II. Dünya Savaşı yılları (193919451939-1945), Churchill ve İsmet İnönü.
Doğru döneme ve kişilere odaklanmak için gereklidir.
2
Dönemin ekonomik ve diplomatik bağlamını analiz et.
İçeride Milli Korunma Kanunu ve Varlık Vergisi gibi tedbirler; dışarıda 'aktif tarafsızlık' politikası.
Türkiye'nin savaş boyunca izlediği denge politikasını anlamak için kritiktir.
3
Churchill ve İnönü arasındaki özel görüşmeyi hatırla.
Ocak 19431943'te yapılan Adana Konferansı (Vagon görüşmesi).
İngiltere'nin Türkiye'yi savaşa sokma girişiminin en bilinen diplomatik adımıdır.

Key Concept

II. Dünya Savaşı Dönemi Türk Dış Politikası ve Diplomatik Temaslar

Practice More

Savaşın sonunda Türkiye'nin demokrasiye geçiş sürecini hızlandıran 'Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu' ve 'Dörtlü Takrir' konularını inceleyebilirsiniz.

Alternative Method

Kronolojik eleme yöntemiyle şıklar elenebilir; Mudanya, Londra ve Lozan Milli Mücadele dönemine (191919231919-1923) aitken, San Francisco ve Adana II.II. Dünya Savaşı (193919451939-1945) dönemine aittir. Churchill-İnönü ikilisi doğrudan askeri ikna sürecini (Adana) işaret eder.
Estimated Time:50s
Question 117Question

8 Aralık 1991 tarihinde Rusya, Ukrayna ve Beyaz Rusya arasında imzalanan Minsk Anlaşması ile temelleri atılan; 21 Aralık 1991'de ise Alma-Ata Protokolü ile diğer cumhuriyetlerin de katılımıyla genişleyerek SSCB'nin yerini alan siyasi yapı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Bağımsız Devletler Topluluğu

Answer

Bağımsız Devletler Topluluğu
Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT), 1991 yılında Sovyetler Birliği'nin dağılmasının ardından üye cumhuriyetler arasında siyasi, ekonomik ve askeri iş birliğini sürdürmek amacıyla kurulmuştur. Minsk Anlaşması ve sonrasındaki Alma-Ata Protokolü bu oluşumun temel belgeleridir.

Step-by-Step Solution

1
SSCB'nin dağılma sürecindeki diplomatik adımları değerlendirmek.
1991 yılı sonundaki Minsk ve Alma-Ata süreçlerinin tespiti.
Soruda verilen tarih ve protokoller kuruluş aşamasını işaret eder.
2
Bu protokoller sonucunda kurulan teşkilatı belirlemek.
Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) sonucuna ulaşılması.
BDT, Sovyet sonrası dönemde devletler arası koordinasyon mekanizması olarak tasarlanmıştır.

Key Concept

Sovyetler Birliği'nin Dağılması ve BDT'nin Kuruluşu
Estimated Time:1m 0s
Question 118Question

İmparator Mutsuhito önderliğinde Japonya'da başlatılan ve "Aydınlanmış Yönetim" anlamına gelen Meiji Restorasyonu süreciyle, ülke kısa sürede Batılı tarzda modern bir sanayi devleti haline gelmiştir. Bu süreçte gerçekleştirilen toplumsal, siyasi ve ekonomik düzenlemeler dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi bu kapsamda yapılan uygulamalardan biri değildir?

Show answer & explanation

Answer: Latin alfabesinin kabul edilerek okuryazarlığın artırılması

Answer

Meiji Restorasyonu sürecinde modernleşme adına pek çok Batılı yenilik yapılmasına rağmen Latin alfabesine geçiş yapılmamıştır.
Meiji Restorasyonu (1868-1912) sürecinde Japonya; ordudan anayasaya, kılık kıyafetten sanayiye kadar her alanda radikal değişiklikler yapmış olsa da, alfabe değişikliği bu reform paketinin içinde yer almamıştır. Japonlar geleneksel yazı sistemlerini koruyarak modernleşmeyi sürdürmüşlerdir.

Step-by-Step Solution

1
Meiji Restorasyonu'nun temel amacını belirle.
Japonya'nın sömürgeleşmesini engellemek için her alanda Batılı tarzda modernleşmek.
Sorunun kapsamını ve dönemini doğru analiz etmek için gereklidir.
2
Dönem içinde yapılan reformları kategorize et.
Siyasi (feodalitenin kaldırılması), askeri (modern ordu), hukuki (anayasa) ve ekonomik (bankacılık) reformlar yapılmıştır.
Seçeneklerdeki doğru bilgileri ayırt etmek için gereklidir.
3
Eğitim ve kültür alanındaki yenilikleri kontrol et.
Kılık kıyafet ve takvim değişmiş ancak yazı sistemi (alfabe) değiştirilmemiştir.
Yanlış olan uygulamayı tespit ederek doğru cevaba ulaşılmasını sağlar.

Key Concept

Meiji Restorasyonu (Modern Japonya'nın Doğuşu)

Hints

1
Meiji reformları ile Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk yıllarındaki reformlar benzerlik gösterse de, kültürel temel olan yazı sisteminde farklı bir yol izlenmiştir.
2
Japonya, teknolojik olarak Batı'yı örnek alırken kültürel ve dilsel kimliğini (alfabe gibi) korumaya özen göstermiştir.

Practice More

Basmacı Hareketi ve Meiji Restorasyonu'nun sonuçlarını karşılaştıran soruları çözerek XX. yüzyıl başlarındaki Asya gelişmelerini pekiştirebilirsiniz.
Estimated Time:50s
Question 119Question

I.Du¨nyaSavas\cıI. Dünya Savaşı’nın ardından ABD Başkanı Woodrow Wilson’ın yayımladığı ilkeler doğrultusunda sömürgeciliğin isim değiştirerek "manda ve himaye" sistemine dönüştürüldüğü, Milletler Cemiyeti'nin kurulma kararının resmileştiği ve mağlup devletlerle imzalanacak barış antlaşmalarının metinlerinin hazırlandığı uluslararası platform aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Paris Barış Konferansı

Answer

Paris Barış Konferansı
Doğru cevap olan platform, 18 Ocak 1919'da toplanan Paris Barış Konferansı'dır. Bu konferans, Wilson İlkeleri'nde yer alan "yenen devletlerin yenilenlerden toprak almaması" maddesine karşı, İngiltere ve Fransa'nın sömürgeciliği devam ettirebilmek için "manda ve himaye" sistemini kabul ettirdikleri ve Milletler Cemiyeti'nin kurulmasını karara bağladıkları yerdir.

Step-by-Step Solution

1
Savaşı bitiren diplomatik süreci analiz etmek
I. Dünya Savaşı'nın ardından galip devletlerin yeni dünya düzenini belirleme ihtiyacı
Konferansın toplanma amacını saptamak için temel gerekçeyi anlamak gerekir.
2
Wilson İlkeleri ile sömürgeciliğin dönüşümünü ilişkilendirmek
Wilson'ın "ilhak yapılmaması" ilkesine karşı İtilaf Devletleri'nin geliştirdiği "manda ve himaye" formülü
Sömürgeciliğin yerini alan yeni sistemin nerede resmileştiğini bulmak için kritiktir.
3
Uluslararası barış kurumunun kuruluş aşamasını belirlemek
Milletler Cemiyeti (Cemiyet-i Akvam) tüzüğünün Paris'te kabul edilmesi
Savaş sonrası kurulan ilk büyük uluslararası barış örgütünün kökenini doğrulamak.

Key Concept

I. Dünya Savaşı Sonrası Diplomatik Düzen ve Manda Sistemi
Estimated Time:1m 0s
Question 120Question

II. Dünya Savaşı'nın Türkiye üzerindeki olumsuz ekonomik etkilerini hafifletmek, karaborsacılığı engellemek ve devletin ekonomiye doğrudan müdahalesini yasal bir zemine oturtmak amacıyla 1940 yılında yürürlüğe giren düzenleme aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Milli Korunma Kanunu

Answer

Milli Korunma Kanunu
Doğru seçenek olan düzenleme, 1940 yılında kabul edilmiş olup devletin üretimden tüketime kadar tüm ekonomik süreçlere müdahale etmesine olanak tanımıştır. Özellikle Petrol Ofisi ve Et ve Balık Kurumu gibi kurumların temelleri de bu yetkilerle atılmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Soru kökündeki tarih ve amacın belirlenmesi.
1940 yılı ve ekonomiye devlet müdahalesi/karaborsa ile mücadele hedefi saptandı.
II. Dünya Savaşı yıllarında Türkiye'nin iç politika ve ekonomi hamlelerini ayırt etmek gerekir.
2
Seçeneklerdeki kanunların dönem ve içerik analizinin yapılması.
Varlık Vergisi (1942) ve Toprak Mahsulleri Vergisi (1944) aynı dönemdedir ancak Milli Korunma Kanunu (1940) kapsayıcı ve önleyici temel düzenlemedir.
Savaş dönemi yasaları kronolojik ve işlevsel olarak birbirinden farklılık gösterir.
3
Doğru yasanın teyit edilmesi.
Milli Korunma Kanunu, savaşın ekonomik hayat üzerindeki baskısını kontrol etmek için hükümete en geniş yetkiyi veren yasadır.
18 Ocak 1940'ta Refik Saydam hükümeti tarafından hazırlanan bu yasa, savaş ekonomisinin temel taşıdır.

Key Concept

Savaş Ekonomisi ve Milli Korunma Kanunu

Hints

1
Bu düzenleme hükümete olağanüstü ekonomik yetkiler veren kapsamlı bir kanundur.
2
1940 yılında, Refik Saydam döneminde yürürlüğe girmiştir.

Practice More

II. Dünya Savaşı sırasında Türkiye'de uygulanan 'Karartma' ve 'Ekmek Karnesi' gibi sosyal hayatı etkileyen diğer uygulamaları inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:45s
PreviousPage 6 / 24Next
Çağdaş Türk ve Dünya Tarihi — KPSS Genel Yetenek - Genel Kültür — Page 6 | Examkin