Milli Mücadele Hazırlık Dönemi

563 questions

Question 121Question

İngiliz makamlarının, Karadeniz Bölgesi’nde Müslüman halkın Hristiyanlara yönelik saldırılarda bulunduğu iddiasıyla Mondros Ateşkes Antlaşması’nın 7.7. maddesini uygulama tehdidi, İstanbul Hükümeti'nin Mustafa Kemal Paşa’yı geniş yetkilerle bölgeye göndermesine zemin hazırlamıştır. Ancak Mustafa Kemal Paşa, İstanbul’a sunduğu 2222 Mayıs 19191919 tarihli Samsun Raporu’nda; bölgedeki karışıklıkların sorumlusunun Rumlar olduğunu, Rumlar siyasi emellerinden vazgeçerse asayişin düzeleceğini ve Türk ulusunun yabancı bir mandaya tahammülü olmadığını belirtmiştir.

Bu durum, Mustafa Kemal Paşa’nın Samsun’daki faaliyetleriyle ilgili aşağıdakilerden hangisini doğrudan kanıtlamaktadır?

Show answer & explanation

Answer: Kendisine verilen asayişi sağlama ve silahları toplama şeklindeki resmî görev tanımının dışına çıkarak millî bir duruş sergilediğini

Answer

Mustafa Kemal Paşa'nın kendisine verilen asayişi sağlama ve silahları toplama şeklindeki resmî görev tanımının dışına çıkarak millî bir duruş sergilediğini kanıtlamaktadır.
Samsun Raporu, Mustafa Kemal Paşa'nın IX. Ordu Müfettişi olarak kendisine verilen 'direnişi kırma' görevini reddettiğini ve halkın haklı bağımsızlık taleplerini sahiplendiğini gösterir. Raporda Rumların suçlanması ve bağımsızlık arzusunun vurgulanması, resmî görevin dışına çıkıldığının en net kanıtıdır.

Step-by-Step Solution

1
Mustafa Kemal Paşa'nın bölgeye gönderiliş amacını analiz etme
İstanbul Hükümeti ve İngilizlerin beklentisi, Türk direnişini durdurmak, silahları toplamak ve Hristiyan halka yönelik (iddia edilen) saldırıları engellemektir.
Müfettişlik görevinin resmî çerçevesini belirlemek için gereklidir.
2
Samsun Raporu'nun içeriğini resmî görevle karşılaştırma
Rapor, suçun Rumlarda olduğunu ve İzmir'in işgalinin haksız olduğunu belirterek tam tersi bir pozisyon almıştır.
Mustafa Kemal'in resmî talimatlara uyup uymadığını saptamak için gereklidir.
3
Raporun siyasi karakterini yorumlama
Rapor, Millî Mücadele'nin ilk siyasi belgesi sayılabilecek bir bağımsızlık vurgusu içermektedir.
Eylemin sonuçlarını ve niteliğini belirlemek için gereklidir.

Key Concept

Samsun Raporu ve IX. Ordu Müfettişliği Görevi Arasındaki Çelişki

Practice More

Mustafa Kemal'in Samsun Raporu'ndan sonra yayımladığı Havza Genelgesi'nin millî bilinci uyandırma üzerindeki etkilerini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 122Question

Erzurum Kongresi, toplanış amacı ve katılımcı delege yapısı bakımından bölgesel bir nitelik taşımasına rağmen, aldığı kararların vatanın bütününü ilgilendirmesi nedeniyle Milli Mücadele'nin temel stratejisinin belirlendiği ulusal bir dönüm noktası olarak kabul edilir. Kongrede oluşturulan Temsil Heyeti’nin kapsamı da bu bölgesel ve ulusal ayrımını anlamak açısından kilit bir role sahiptir.

Buna göre, Erzurum Kongresi'nde oluşturulan Temsil Heyeti ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğru bir bilgidir?

Show answer & explanation

Answer: Heyetin yetki ve görev alanı sadece Doğu Anadolu illerini temsil edecek şekilde belirlenmiştir.

Answer

Temsil Heyeti'nin yetki ve görev alanının sadece Doğu Anadolu illerini temsil edecek şekilde belirlenmesi
Erzurum Kongresi, Doğu Anadolu’daki illerin kurtuluşu için toplanmış bölgesel bir kongredir. Bu nedenle kongre sonunda oluşturulan ve başkanlığını Mustafa Kemal Paşa'nın yaptığı 9 kişilik Temsil Heyeti, yetki bakımından sadece 'Doğu illerini temsil eder' şeklinde sınırlandırılmıştır. Bu durum, kongrenin toplanışındaki yerelliği gösteren en somut teknik ayrıntılardan biridir.

Step-by-Step Solution

1
Erzurum Kongresi'nin toplanış ve delege yapısını analiz etme
Kongrenin Doğu Anadolu Müdafaa-i Hukuk ve Trabzon Muhafaza-i Hukuk cemiyetleri tarafından, bölgesel bir amaçla (Ermeni ve Rum tehdidine karşı) toplandığı belirlenir.
Toplanış niteliğinin kurulan organların başlangıçtaki yetki alanını belirlediğini anlamak için gereklidir.
2
Temsil Heyeti'nin Erzurum ve Sivas kongrelerindeki yetki alanlarını karşılaştırma
Erzurum'da heyetin 9 kişiden oluştuğu ve sadece Doğu Anadolu'yu temsil ettiği; Sivas'ta ise üye sayısının artırılarak tüm vatanı temsil eder hale getirildiği tespit edilir.
Soru kökündeki 'Temsil Heyeti ile ilgili doğru bilgi' arayışında, bölgesel sınırlamanın Erzurum Kongresi'nin temel özelliği olduğu doğrulanır.

Key Concept

Erzurum Kongresi'nin toplanış bakımından bölgesel, aldığı kararlar bakımından ulusal olması

Practice More

Temsil Heyeti'nin üye sayısının Erzurum'dan Sivas'a geçişteki değişimini ve Amasya Görüşmeleri ile kazandığı hukuki statüyü inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:50s
Question 123Question

Erzurum Kongresi'nde "Milli sınırlar içinde vatan bir bütündür, parçalanamaz." kararı alınarak ülke bütünlüğü vurgulanmış ve tam bağımsızlık hedeflenmiştir. Bu doğrultuda, Türk milletinin başka bir devletin güdümü veya koruması altına girmesi fikri kesin olarak dışlanmıştır. Buna göre, Erzurum Kongresi'nde tam bağımsızlık ilkesi gereği ilk kez reddedilen düşünce aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Manda ve himaye

Answer

Manda ve himaye düşüncesi
Doğru cevap olan manda ve himaye düşüncesi, Erzurum Kongresi'nde tam bağımsızlık ilkesi doğrultusunda ilk kez kesin bir dille reddedilmiştir. Bu karar, Türk milletinin kendi geleceğine kendisinin karar vereceğini ve başka bir devletin güdümüne girmeyeceğini dünyaya ilan etmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Erzurum Kongresi'nin temel amacı ve bağımsızlık anlayışını değerlendir.
Kongre, milli sınırları belirlemiş ve tam bağımsızlığı savunmuştur.
Bağımsızlık anlayışıyla çelişen her türlü yabancı koruması bu kongrede sorgulanmıştır.
2
Kongrede ilk kez dile getirilen bağımsızlık vurgusunu ve dışlanan fikirleri belirle.
Türk milletinin başka bir devletin mandası altına girmeyi reddettiği sonucuna ulaşılır.
Manda ve himaye, bağımsız bir devlet anlayışıyla taban tabana zıttır.

Key Concept

Tam Bağımsızlık ve Manda Rejiminin Reddi

Practice More

Erzurum Kongresi'nin 'bölgesel toplanış' özelliğine rağmen neden 'ulusal' kararlar aldığını gösteren diğer maddeleri inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 124Question

Sivas Kongresi sürecinde Temsil Heyeti, Ali Fuat Paşa'yı Batı Anadolu Genel Kuvayımilliye Komutanlığına atamıştır. Bu gelişme, Temsil Heyeti'nin aşağıdakilerden hangisine sahip olduğunu veya bu yönde hareket ettiğini doğrudan göstermektedir?

Show answer & explanation

Answer: Yürütme yetkisini bir hükümet gibi kullandığını

Answer

Temsil Heyeti'nin bir komutan ataması yapması, onun yürütme yetkisini bir hükümet gibi kullandığının kanıtıdır.
Yürütme yetkisini bir hükümet gibi kullandığını belirten seçenek doğrudur. Çünkü hukukta ve yönetim biliminde bir göreve personel veya komutan atamak, doğrudan yürütme (executive) fonksiyonu ile ilgilidir. Temsil Heyeti'nin Ali Fuat Paşa'yı Batı Anadolu Genel Kuvayımilliye Komutanlığına ataması, onun Anadolu'da tek otorite olma yolunda bir hükümet gibi davrandığını kanıtlar.

Step-by-Step Solution

1
Atama işleminin niteliğini analiz etme
Atama yapmak, devlet yönetiminde yürütme organının görevlerinden biridir.
Hükümetler, bürokrat veya komutan atayarak idari işleri yürütürler.
2
Temsil Heyeti'nin bu eylemini değerlendirme
Temsil Heyeti, Ali Fuat Paşa'yı atayarak otoritesini fiilen göstermiştir.
Sivas Kongresi ile tüm ülkeyi temsil eder hale gelen kurul, bu yetkiyle hükümet gibi hareket etmiştir.

Key Concept

Temsil Heyeti'nin Yürütme Yetkisi

Hints

1
Bir devlet organının birini bir göreve ataması, hangi yönetim yetkisine girer?
2
Temsil Heyeti, Sivas Kongresi'nden sonra bir 'Hükümet' gibi davranmaya başlamıştır.
3
Atama yapmak, yasaları uygulamak veya işleri yönetmek anlamına gelen 'yürütme' gücünün bir parçasıdır.

Practice More

Sivas Kongresi'nin ardından Damat Ferit Paşa hükümetinin istifa etmesinin Temsil Heyeti açısından siyasi önemini araştırabilirsiniz.
Estimated Time:50s
Question 125Question

Milli Mücadele'nin hazırlık sürecinde Batı Anadolu'daki direnişi teşkilatlandırmak ve Yunan işgaline karşı koymak amacıyla Balıkesir ve Alaşehir Kongreleri düzenlenmiştir. Bu kongrelerin genel özellikleri ve sonuçları dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi bu kongreler için söylenebilecek doğru bir bilgidir?

Show answer & explanation

Answer: Her iki kongrenin de başkanlığını Hacim Muhittin Çarıklı yürütmüştür.

Answer

Balıkesir ve Alaşehir Kongrelerinin her ikisinin de başkanlığını Hacim Muhittin Çarıklı yapmıştır.
Hacim Muhittin Çarıklı'nın her iki kongrenin de başkanlığını yürütmüş olması tarihsel bir gerçektir. Bu kongreler, Batı Anadolu'da Yunan işgaline karşı Kuvayımilliye'nin örgütlenmesi, seferberlik ilanı ve ikmal yollarının belirlenmesi açısından kritik rol oynamıştır.

Step-by-Step Solution

1
Kongrelerin tarihsel sürecini ve bölgesini analiz etme
Temmuz ve Ağustos 1919'da Batı Anadolu'da (Balıkesir ve Alaşehir) toplanmışlardır.
Milli Mücadele'deki yerel kongrelerin yerini ve zamanını belirlemek, yanlış seçenekleri elemek için gereklidir.
2
Kongrelerin lider kadrosunu hatırlama
Hacim Muhittin Çarıklı, Batı Anadolu'daki bu teşkilatlanmanın en önemli ismi ve başkanıdır.
Diğer kongrelerin aksine (Erzurum ve Sivas gibi), bu kongrelerde yerel sivil ve askeri liderlik ön plandadır.
3
Kongre kararlarının niteliğini değerlendirme
Yerel olmalarına rağmen Batı Cephesi'nin temellerini atmışlardır.
Batı Anadolu'daki direnişin tek bir merkezden yönetilmesi çabası bu kongrelerle başlamıştır.

Key Concept

Milli Mücadele Dönemi Yerel Kongreler (Balıkesir ve Alaşehir)

Hints

1
Bu kongreler Batı Anadolu'da (Ege Bölgesi) Yunan işgaline karşı toplanan yerel kongrelerdir.
2
Kongrelerin başkanlığını yapan kişi, aynı zamanda Balıkesir milletvekilliği de yapmış bir idarecidir.
3
Hacim Muhittin Bey, Balıkesir ve Alaşehir kongrelerinin toplanmasında ve kararların alınmasında liderlik eden ortak isimdir.

Practice More

Mustafa Kemal'in katıldığı son iki kongre olan Afyon ve Pozantı kongrelerinin özelliklerine ve tarihlerine çalışılması tavsiye edilir.
Estimated Time:1m 15s
Question 126Question

Temsil Heyeti'nin Sivas'tan ayrılarak 2727 Aralık 19191919 tarihinde Ankara'ya gelmesi, Milli Mücadele'nin hem siyasi hem de askeri seyrini etkileyen stratejik bir karardır. Bu seçimde şehrin güvenliği, ulaşım imkanları ve Batı Cephesi'ne yakınlığı gibi pek çok unsur rol oynamıştır. Buna göre, Ankara'nın merkez olarak seçilmesinde etkili olan aşağıdaki gerekçelerden hangisi, doğrudan İstanbul'da toplanacak olan Son Osmanlı Mebusan Meclisi'nin çalışmalarını yakından takip etme ve meclis üyelerini yönlendirme amacı taşımaktadır?

Show answer & explanation

Answer: Ankara'nın coğrafi konum olarak İstanbul'a Sivas'tan daha yakın olması ve milletvekilleriyle yapılacak istişarelere imkan tanıması

Answer

Ankara'nın merkez seçilmesindeki temel siyasi gerekçelerden biri, İstanbul'daki gelişmeleri (özellikle Mebusan Meclisi çalışmalarını) yakından izleyebilecek coğrafi yakınlığa sahip olmasıdır.
Mustafa Kemal Paşa, İstanbul'da toplanacak olan Mebusan Meclisi'nin bağımsız karar alamayacağını düşündüğü için meclis çalışmalarını yakından takip etmek istemiştir. Ankara'nın İstanbul'a olan coğrafi yakınlığı ve ulaşım bağlantıları, milletvekilleriyle Ankara'da ön görüşmeler yapılmasına ve meclis süresince İstanbul ile hızlı iletişim kurulmasına olanak tanımıştır. Bu durum Ankara'nın seçilmesindeki temel siyasi gerekçedir.

Step-by-Step Solution

1
Amasya Görüşmeleri sonrası gelişmeleri hatırla.
Mebusan Meclisi'nin İstanbul'da toplanmasına karar verilmiştir.
Temsil Heyeti'nin bu meclisi denetleme ve Misak-ı Milli kararlarını aldırma hedefi vardır.
2
Sivas ve Ankara'nın konumlarını karşılaştır.
Sivas, İstanbul'dan çok uzaktır ve ulaşım kısıtlıdır; Ankara ise demir yolu ve coğrafi konum avantajıyla İstanbul'a çok daha yakındır.
Milletvekilleri ile Ankara'da ön görüşme yapmak ve meclis kararlarını telgraf/kurye ile anlık takip etmek için yakınlık şarttır.
3
Diğer seçenekleri ele.
Demir yolu (lojistik), Batı Cephesi (askeri), Kolordu (güvenlik) gerekçeleri doğrudur ancak soruda istenen 'Mebusan Meclisi' ilişkisini karşılamaz.
Siyasi hedefler ile teknik/askeri hedeflerin ayırt edilmesi gerekir.

Key Concept

Temsil Heyeti'nin Ankara'yı merkez seçmesindeki stratejik ve siyasi öncelikler

Hints

1
Mebusan Meclisi'nin nerede toplandığını ve Mustafa Kemal'in oradaki vekillerle neden görüşmek istediğini düşünün.
2
Ankara'nın Sivas'a kıyasla İstanbul'a olan uzaklığı, haberleşme ve ulaşım süresini nasıl etkiler?
3
Siyasi denetim için fiziksel yakınlık ve vekillerin geçiş güzergahı üzerinde olma avantajı en önemli faktördür.

Practice More

Misak-ı Milli kararlarının Mebusan Meclisi'nde kabul edilme sürecini ve Felah-ı Vatan grubunun rolünü inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 127Question

Batı Anadolu’da Yunan ilerleyişine karşı Kuva-yı Milliye birliklerini teşkilatlandırmak amacıyla toplanan yerel kongrelerden biri de Aydın ve çevresindeki direnişi koordine etmeyi hedeflemiştir. 'Galip Hoca' takma adıyla bilinen Celal Bayar’ın çalışmalarında belirleyici rol oynadığı bu yerel kongre aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Nazilli Kongresi

Answer

Nazilli Kongresi, Celal Bayar'ın Galip Hoca kimliğiyle koordine ettiği ve Aydın çevresindeki direnişi örgütleyen yerel kongredir.
Nazilli Kongresi, 1919 yılında Aydın Cephesi'ndeki dağınık direniş birliklerini birleştirmek ve koordinasyonu sağlamak amacıyla toplanmıştır. Celal Bayar, bu kongrenin organizasyonunda 'Galip Hoca' mahlasıyla bizzat yer almış ve bölgedeki Milli Mücadele ruhunun teşkilatlanmasına büyük katkı sunmuştur.

Step-by-Step Solution

1
Kongrenin toplandığı coğrafyayı belirleme
Aydın ve çevresi (Ege Bölgesi)
Soru kökünde belirtilen direniş odağının hangi yerel kongre ile ilişkili olduğunu saptamak gerekir.
2
Kilit şahsiyetin mahlasını çözümleme
'Galip Hoca' takma adının Celal Bayar'a ait olduğunu hatırlama
Milli Mücadele'de Celal Bayar, Batı Anadolu'daki direnişi örgütlemek için bu gizli kimliği kullanmıştır.
3
Bilgileri sentezleyerek kongre adını tespit etme
Nazilli Kongresi
Aydın Cephesi'nin kurulması ve sevk edilmesi amacıyla Celal Bayar'ın öncülüğünde toplanan kongre Nazilli Kongresi'dir.

Key Concept

Milli Mücadele Dönemi yerel kongreleri ve Nazilli Kongresi'nin önemi
Estimated Time:55s
Question 128Question

Milli Mücadele Hazırlık Dönemi’nde, Batı Anadolu’da Yunan işgallerine karşı yerel direnişi örgütlemek ve bir savunma hattı oluşturmak amacıyla Hacim Muhittin Çarıklı başkanlığında Balıkesir ve Alaşehir kongreleri toplanmıştır. Bu kongrelerden Alaşehir Kongresi, aldığı kararların siyasi içeriği ve İstanbul Hükümeti ile olan ilişkileri bakımından Erzurum ve Sivas gibi ulusal kongrelerden bazı noktalarda ayrılmaktadır.

Buna göre, Alaşehir Kongresi’ni Erzurum ve Sivas Kongrelerinden ayıran ve kongrenin siyasi otoriteye karşı tutumunu yansıtan temel özellik aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Saltanat ve Hilafet makamına bağlılığın sürdürüleceğinin açıkça ilan edilmesi

Answer

Alaşehir Kongresi'ni ulusal kongrelerden ayıran temel siyasi fark, Saltanat ve Hilafet makamına bağlılığın sürdürüleceğinin açıkça belirtilmesidir.
Doğru seçenek, Alaşehir Kongresi'nin siyasi stratejisini yansıtmaktadır. Hacim Muhittin Çarıklı başkanlığında toplanan bu kongrede, halkın birlikteliğini bozmamak ve meşruiyet kazanmak adına Saltanat ve Hilafet makamına bağlılık ilan edilmiştir. Bu durum, milli egemenlik fikrine daha yakın olan Erzurum ve Sivas Kongrelerinden ayrılan temel bir 'tutum' farkıdır.

Step-by-Step Solution

1
Kongrelerin kapsam ve amaçlarını karşılaştırın.
Balıkesir ve Alaşehir kongreleri Batı Anadolu özelinde bölgesel kurtuluşu hedeflerken, Erzurum ve Sivas kongreleri tüm vatanın kurtuluşunu ve milli iradeyi esas almıştır.
Bölgesel kongreler ile ulusal kongreler arasındaki farkı anlamak için stratejik hedeflerin belirlenmesi gerekir.
2
Alaşehir Kongresi'nin siyasi dilini analiz edin.
Alaşehir Kongresi, yerel muhafazakâr halkın desteğini almak ve İstanbul ile çatışmamak için padişah ve halifeye bağlılık bildirmiştir.
Milli Mücadele'nin ilk aşamalarında yerel direncin devamlılığı için meşruiyet zemini korunmaya çalışılmıştır.

Key Concept

Bölgesel Kongrelerin Siyasi Stratejisi ve Yerellik
Question 129Question

Sivas Kongresi’nin ardından Temsil Heyeti; İstanbul’un Anadolu üzerindeki otoritesini kırmak amacıyla, halkın güvenini kazanmış yeni bir hükümet kurulana kadar İstanbul ile her türlü resmi haberleşmenin kesildiğini ve vergi gönderilmeyeceğini ilan etmiştir. Bu baskılar neticesinde Milli Mücadele karşıtı Damat Ferit Paşa Kabinesi istifa etmiş, yerine Milli Mücadele’ye daha ılımlı yaklaşan Ali Rıza Paşa Kabinesi kurulmuştur.

Bu gelişmeler, Temsil Heyeti'nin siyasi gücü açısından değerlendirildiğinde aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Show answer & explanation

Answer: İstanbul Hükümeti’ne karşı kazanılan ilk büyük siyasi başarıdır.

Answer

Söz konusu gelişmeler, Temsil Heyeti'nin İstanbul Hükümeti karşısında elde ettiği ilk büyük siyasi başarıdır.
Sivas Kongresi'nden sonra Anadolu ve İstanbul arasındaki irtibatın kesilmesi, İstanbul hükümetini işlemez hale getirmiş ve Damat Ferit Paşa'nın istifasına yol açmıştır. Bu durum, Temsil Heyeti'nin varlığının ve gücünün İstanbul tarafından kabul edilmek zorunda kalındığı ilk somut siyasi başarıdır.

Step-by-Step Solution

1
Kongre sonrası Temsil Heyeti'nin tavrını analiz etmek.
Temsil Heyeti, İstanbul ile tüm iletişimi keserek Anadolu'nun kontrolünü eline aldığını göstermiştir.
Bu hamle, halkın desteğini arkasına alan Temsil Heyeti'nin bir otorite merkezi haline geldiğini kanıtlar.
2
Hükümet değişikliğinin (Damat Ferit -> Ali Rıza) sonucunu değerlendirmek.
Damat Ferit'in istifası, Temsil Heyeti'nin baskısının bir sonucudur.
Bir ihtilal hareketinin mevcut hükümeti düşürebilmesi, o hareketin siyasi bir güç kazandığını gösterir.
3
Olayın tarihi önemini saptamak.
Bu durum Milli Mücadele'nin ilk siyasi zaferidir.
Çatışmaya girmeden siyasi bir baskı ile sonuç alınmış olması, Temsil Heyeti'nin rüştünü ispatlamasıdır.

Key Concept

Temsil Heyeti'nin Siyasi Zaferi ve Damat Ferit Hükümeti'nin İstifası

Hints

1
Bir hükümetin muhalif bir grubun baskısıyla istifa etmesi ne tür bir kazanımdır?
2
Temsil Heyeti ile İstanbul Hükümeti'nin resmi temsilcilerinin masaya oturduğu 'Amasya Görüşmeleri' ile bu olayı kronolojik olarak ayırın.
3
Damat Ferit'in istifası, Temsil Heyeti'nin Anadolu'da ipleri eline aldığını kanıtlayan ilk büyük siyasi olaydır.

Practice More

Temsil Heyeti'nin bu başarısından sonra gerçekleşen Amasya Görüşmeleri'nin Milli Mücadele'ye kattığı hukuki boyutu inceleyebilirsiniz.

Alternative Method

Olaylar arasındaki sebep-sonuç ilişkisini takip edin: Sivas Kongresi -> Haberleşmenin Kesilmesi -> Hükümetin Düşmesi = Siyasi Başarı.
Estimated Time:1m 30s
Question 130Question

Son Osmanlı Mebusan Meclisi tarafından kabul edilen Misak-ı Millî beyannamesinde; Arap eyaletleri, Batı Trakya ve Elviye-i Selâse (Kars, Ardahan, Batum) için 'halkın serbestçe vereceği oylara' (referandum) başvurulması kararlaştırılmıştır.

Bu bölgelerin geleceğinin belirlenmesinde 'halk oylaması' yönteminin önerilmesinin temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Wilson İlkeleri’ndeki self-determinasyon hakkını kullanarak bölgedeki Türk ve Müslüman nüfus çoğunluğuna dayalı haklılığı uluslararası alanda kanıtlamak

Answer

Misak-ı Millî'de bazı bölgeler için halk oylaması istenmesinin temel nedeni, bölgedeki Türk ve Müslüman nüfus çoğunluğuna güvenilmesi ve bu durumun Wilson İlkeleri çerçevesinde diplomatik bir haklılık kanıtı olarak kullanılmasıdır.
Misak-ı Millî'de yer alan halk oylaması maddeleri, Türk tarafının ilgili bölgelerdeki nüfus gücüne duyduğu güveni yansıtır. ABD Başkanı Wilson tarafından ilan edilen ilkeler, her milletin nüfus olarak çoğunlukta olduğu bölgede kendi kaderini belirleme hakkına sahip olduğunu öngörmekteydi. Milli Mücadele kadrosu da bu ilkeye dayanarak; Türk ve Müslümanların çoğunlukta olduğu Kars, Ardahan, Batum ve Batı Trakya gibi bölgelerin vatanın bir parçası olduğunu halkın oyuyla tescil ettirmeyi ve uluslararası alanda hukuki bir üstünlük kurmayı hedeflemiştir.

Step-by-Step Solution

1
Misak-ı Millî’de halk oylaması (referandum) istenen bölgeleri tespit edin.
Bu bölgeler Kars, Ardahan, Batum (Elviye-i Selâse), Batı Trakya ve Arap eyaletleridir.
Hangi alanların bu statüde değerlendirildiğini bilmek sorunun kapsamını belirler.
2
Bu bölgelerin nüfus yapısı ile dönemin uluslararası diplomatik ilkeleri arasındaki bağlantıyı kurun.
Söz konusu bölgelerde Türk ve Müslüman nüfus çoğunluktadır. Wilson İlkeleri ise 'nüfus çoğunluğunun bulunduğu yerlerde halkın kendi geleceğini belirlemesini' (self-determinasyon) savunmaktadır.
Milli Mücadele'nin stratejik dayanaklarını anlamak için bu demografik ve hukuki ilişki kritiktir.
3
Halk oylaması yönteminin tercih edilme amacını sonuçlandırın.
Türk tarafı nüfus gücüne güvendiği için oylamadan kendi lehine sonuç çıkacağını bilmekte ve bu yöntemi dünya kamuoyuna karşı 'halk iradesine dayalı haklılık' kanıtı olarak kullanmaktadır.
Referandumun bir risk değil, bir diplomatik strateji olduğunu kavramak doğru cevaba ulaşmayı sağlar.

Key Concept

Misak-ı Millî'de Halk Oylaması ve Wilson İlkeleri İlişkisi
Estimated Time:1m 30s
Question 131Question

Milli Mücadele Dönemi’nde Batı Anadolu’da Yunan ilerleyişine karşı bir "Batı Cephesi" oluşturulmasında ve direnişin örgütlenmesinde etkili olan Balıkesir ve Alaşehir Kongreleri'ni, Sivas Kongresi’nden ayıran temel özellik aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Bölgesel nitelikli olmaları ve Saltanat makamına bağlılıklarını bildirmeleri

Answer

Balıkesir ve Alaşehir Kongreleri'ni diğerlerinden ayıran temel fark, bu kongrelerin bölgesel kurtuluşu hedeflemesi ve henüz Saltanat makamı ile açık bir siyasi kopuş yaşamadan bağlılık bildirmeleridir.
Doğru yanıt olan seçenek, Balıkesir ve Alaşehir Kongrelerinin en belirgin karakterini ortaya koymaktadır. Bu kongreler, Sivas Kongresi'ndeki gibi tam bağımsızlık ve ulusal egemenlik odaklı 'tek merkez' anlayışından ziyade, Yunan işgaline karşı bölge halkını silahlı direnişe çağıran ve meşruiyetini korumak için Saltanat makamına sadık kaldığını beyan eden bölgesel yapılardır.

Step-by-Step Solution

1
Kongrelerin kapsamını incele.
Balıkesir ve Alaşehir Kongreleri sadece Batı Anadolu'daki Yunan işgaline odaklanmış yerel kongrelerdir.
Toplanış amaçları tüm vatanın kurtuluşu değil, bölgenin savunulmasıdır.
2
Liderlik ve otoriteyi karşılaştır.
Sivas Kongresi Mustafa Kemal başkanlığında toplanırken, Batı Anadolu kongreleri Hacim Muhittin Bey başkanlığında toplanmıştır.
Mustafa Kemal'in bu kongrelerde bizzat bulunmaması, hareketin henüz tam merkezileşmediğini gösterir.
3
Siyasi söylemi değerlendir.
Bu kongrelerde padişaha bağlılık telgrafları çekilmiş ve İttihatçı olunmadığı vurgulanmıştır.
İstanbul Hükümeti ile doğrudan bir çatışmaya girmekten kaçınılarak yerel desteğin korunması amaçlanmıştır.

Key Concept

Milli Mücadele Dönemi Yerel Kongrelerin Özellikleri

Hints

1
Bu kongrelerin Batı Cephesi'nin temellerini attığını ancak liderlik yapısının Sivas'tan farklı olduğunu hatırlayın.
2
Mustafa Kemal Paşa'nın Batı Anadolu'daki bu sivil örgütlenmelere bizzat katılıp katılmadığını düşünün.
3
Balıkesir ve Alaşehir kongrelerinin Sivas'tan önceki yerel aşamayı temsil ettiğini, dolayısıyla daha 'bölgesel' ve 'padişaha saygılı' bir dil kullandıklarını düşünün.

Practice More

Mustafa Kemal'in katıldığı son kongre olan Pozantı Kongresi'nin özelliklerini inceleyerek diğer yerel kongrelerle kıyaslayınız.
Estimated Time:1m 15s
Question 132Question

Milli Mücadele'nin kurumsallaşma ve düzenli orduya geçiş sürecinde, yerel kongrelerin merkezi otoriteyle bütünleşmesi hayati bir önem taşımıştır. Bu bağlamda, 2 Ağustos 1920 tarihinde toplanan bir kongre; sivil direnişin Meclis kontrolüne girmesi ve Batı Cephesi'ndeki emir-komuta zincirinin tesis edilmesi amacıyla düzenlenmiştir. Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Mustafa Kemal Paşa'nın bizzat katıldığı bu organizasyon, yerel güçlerin Ankara hükümetine bağlılığını pekiştirmiştir.

Bu bilgiler doğrultusunda, Batı Anadolu direnişini merkezi yapıya bağlayan söz konusu kongre aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Afyon Kongresi

Answer

Afyon Kongresi
Afyon Kongresi, 2 Ağustos 1920 tarihinde Mustafa Kemal Paşa ve Fevzi (Çakmak) Paşa'nın katılımıyla gerçekleşmiştir. Bu kongrenin en temel özelliği, Batı Anadolu'da daha önce düzenlenen Balıkesir ve Alaşehir kongrelerinin mirasını devralarak, buradaki yerel ve dağınık direniş unsurlarını TBMM'nin hukuki ve askeri denetimi altına sokmasıdır. Bu durum, düzenli ordunun kuruluş sürecini doğrudan desteklemiştir.

Step-by-Step Solution

1
Zaman çizelgesi analizi yapılması
Söz konusu kongrenin 2 Ağustos 1920'de, yani TBMM açıldıktan sonra toplandığı saptanır.
Milli Mücadele'deki yerel kongrelerin çoğu 1919 yılında toplanmışken, merkezi otoriteyle bütünleşme amaçlı kongreler 1920 yılına sarkmıştır.
2
Katılımcı ve bölge eşleştirmesi yapılması
Mustafa Kemal Paşa'nın 'Meclis Başkanı' sıfatıyla katıldığı ve Batı Anadolu'yu hedef alan kongrenin Afyon Kongresi olduğu belirlenir.
Pozantı Kongresi Güney Cephesi ile ilgiliyken, Afyon Kongresi Batı Anadolu'daki Kuva-yı Milliye'nin TBMM'ye bağlanması üzerine odaklanmıştır.
3
Sonuçlandırma
Düzenli ordunun temellerinin atıldığı ve merkezi otoritenin Batı'da tesis edildiği bu toplantı Afyon Kongresi'dir.
Kongrenin tarihsel önemi, sivil direnişin askeri ve siyasi olarak Ankara'ya tam entegrasyonudur.

Key Concept

Yerel kongrelerin merkezi otoriteye (TBMM) bağlanma süreci ve Afyon Kongresi'nin önemi.

Hints

1
Kongrenin TBMM'nin açılışından sonra (1920) toplandığına dikkat ediniz.
2
Mustafa Kemal Paşa'nın bizzat katıldığı yerel kongreler Erzurum, Sivas, Afyon ve Pozantı'dır.
3
Batı Anadolu'daki Balıkesir-Alaşehir hattını Ankara'daki düzenli ordu yapısına bağlayan son toplantıyı düşününüz.

Practice More

Güney Cephesi'ndeki direnişi örgütlemek için toplanan ve Mustafa Kemal'in katıldığı Pozantı Kongresi ile Afyon Kongresi'ni karşılaştırarak çalışınız.
Estimated Time:1m 30s
Question 133Question

Mustafa Kemal Paşa tarafından yayımlanan Havza Genelgesi’nde; İzmir'in işgalinin mitinglerle protesto edilmesi istenirken, gösteriler sırasında azınlıklara yönelik herhangi bir saldırı veya taşkınlık yapılmaması özellikle vurgulanmıştır.

Genelgede yer alan bu uyarıyla aşağıdakilerden hangisinin amaçlandığı savunulabilir?

Show answer & explanation

Answer: İtilaf Devletleri’nin Mondros Ateşkes Antlaşması’nın 7. maddesini gerekçe göstererek yeni işgaller yapmasını önlemek

Answer

İtilaf Devletleri’nin Mondros Ateşkes Antlaşması’nın 7. maddesini gerekçe göstererek yeni işgaller yapmasını önlemek
Havza Genelgesi'nde mitingler sırasında azınlıklara kötü davranılmamasının istenmesi, İtilaf Devletleri'nin Mondros Ateşkes Antlaşması'nın 7. maddesini bahane ederek Anadolu'yu tamamen işgal etme riskini ortadan kaldırmaya yöneliktir. Mondros'un 7. maddesi, 'karışıklık çıkan stratejik noktaların işgal edilebileceğini' öngördüğü için bu maddeye karşı önlem alınmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Havza Genelgesi'nin temel amacını analiz etme
İşgallere karşı halkı bilinçlendirmek ve ilk ulusal tepkiyi organize etmek.
Milli bilincin uyanması direnişin sürekliliği için şarttır.
2
Azınlıklarla ilgili uyarının Mondros Ateşkesi ile ilişkisini kurma
Mondros'un 7. maddesi, karışıklık çıkan bölgelerin işgaline izin vermektedir.
Olası bir taşkınlık, İtilaf Devletleri'ne işgal için yasal zemin (pretext) sağlar.
3
Stratejik sonucu belirleme
Hristiyan halka zarar verilmemesi uyarısı, 7. maddenin işletilmesini engellemeyi amaçlar.
Diplomatik ve hukuki açıdan haklılığı korumak hedeflenmiştir.

Key Concept

Havza Genelgesi ve Mondros 7. Madde İlişkisi

Practice More

Havza Genelgesi'nin Amasya Genelgesi'nden temel farklarını (gerekçe-yöntem içermemesi gibi) inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 0s
Question 134Question

Mustafa Kemal Paşa, Samsun’a çıktıktan kısa bir süre sonra 2222 Mayıs 19191919’da İstanbul Hükümeti’ne sunduğu raporda; "Millet, millî hâkimiyet esasını ve Türk milliyetçiliğini kabul etmiştir. Bunu gerçekleştirmeye çalışacaktır." ifadesine yer vermiştir.

Samsun Raporu’nda yer alan bu ifade, aşağıdakilerden hangisinin bir göstergesi olarak değerlendirilebilir?

Show answer & explanation

Answer: Mustafa Kemal'in, kendisine verilen resmi görev tanımının dışına çıkarak yeni bir siyasi düzen arayışını resmi yazışmalara yansıttığının

Answer

Samsun Raporu'ndaki bu ifade, Mustafa Kemal Paşa'nın resmi görevi olan 'asayişi sağlama' sınırlarını aşarak, milli egemenliğe dayalı yeni bir devlet düzeninin işaretlerini daha en baştan resmi makamlara ilettiğini gösterir.
Samsun Raporu genellikle sadece Rum çetelerinin haksızlığını ve Mondros'un 7. maddesine karşı bir savunmayı içerdiği şeklinde bilinse de; rapordaki 'milli hakimiyet' vurgusu Mustafa Kemal'in kafasındaki yeni devlet modelini ve milli mücadele programını daha en baştan İstanbul'a sunduğunun kanıtıdır. Bu durum, kendisine verilen 'asayiş memuru' kimliğinden sıyrılarak bir 'milli lider' gibi hareket ettiğini gösterir.

Step-by-Step Solution

1
Metindeki anahtar kavramları (milli hakimiyet, Türk milliyetçiliği) belirlemek.
Bu kavramlar mevcut Osmanlı monarşisi ve Mondros şartlarıyla çelişen 'ihtilalci' unsurlardır.
Sorunun kökünde verilen alıntının siyasi ağırlığını anlamak gerekir.
2
Mustafa Kemal'in resmi görevini (9. Ordu Müfettişliği) hatırlamak.
Görevi bölgedeki karışıklıkları durdurmak ve halkın elindeki silahları toplamaktı.
Resmi görev ile rapordaki milli direniş vurgusu arasındaki çelişkiyi yakalamak için gereklidir.
3
Rapordaki ifadenin zamanlamasını ve muhatabını değerlendirmek.
Milli Mücadele'nin ilk resmi belgesinde hükümete 'milletin yeni bir düzen istediği' bildirilmiştir.
Samsun Raporu'nun sadece bir 'asayiş raporu' olmadığını, siyasi bir manifesto niteliği de taşıdığını analiz etmek için gereklidir.

Key Concept

Samsun Raporu ve Milli Egemenliğin İlk Sinyalleri

Hints

1
Mustafa Kemal'in Samsun'a hangi görevle (resmi olarak) gönderildiğini ve bu raporda ne yazdığını karşılaştırın.

Practice More

Samsun Raporu'ndaki 'milli hakimiyet' ifadesinin Amasya Genelgesi'ndeki 'milletin azim ve kararı' ifadesiyle olan mantıksal bağını inceleyin.
Estimated Time:1m 30s
Question 135Question

Amasya Genelgesi’nde yer alan "Milletin durumunu ve haklarını bütün dünyaya duyurmak için her türlü etki ve denetimden uzak millî bir kurulun varlığı gereklidir." maddesi, Millî Mücadele’nin kurumsallaşma sürecinde atılan en önemli adımlardan biridir.

Bu madde ile ulaşılmak istenen temel hedefler arasında aşağıdakilerden hangisi savunulamaz?

Show answer & explanation

Answer: İstanbul Hükümeti’nin mevcut yetkilerini artırarak işgallere karşı daha etkin hale getirilmesi

Answer

İstanbul Hükümeti’nin mevcut yetkilerini artırarak işgallere karşı daha etkin hale getirilmesi seçeneği savunulamaz çünkü Amasya Genelgesi İstanbul Hükümeti'ne bir alternatif oluşturma amacı taşır.
Amasya Genelgesi'nde öngörülen millî kurul, İstanbul Hükümeti'ne yardımcı olmak veya onun yetkilerini artırmak için değil; tam tersine, işgaller karşısında sessiz kalan ve görevini yapamayan İstanbul Hükümeti'nin yerine milletin haklarını savunacak alternatif bir merkez oluşturmak için tasarlanmıştır. Bu durum, Millî Mücadele'nin ihtilalci yönünü ve bağımsızlık karakterini ortaya koyar.

Step-by-Step Solution

1
Madde metnini analiz etme
"Her türlü etki ve denetimden uzak millî bir kurul" ifadesinin ne anlama geldiği belirlenir.
Maddenin bağımsızlık ve temsil niteliğini anlamak için metindeki kilit ifadeler incelenmelidir.
2
İstanbul Hükümeti ile olan ilişkiyi değerlendirme
Maddenin İstanbul Hükümeti'ne bir güven duyulmadığını ve ona alternatif arandığını gösterdiği saptanır.
Genelgenin diğer maddelerinde de belirtildiği üzere İstanbul Hükümeti sorumluluğunu yerine getirememektedir.
3
Millî Mücadele'nin yöntemiyle bağdaştırma
Bu kurulun daha sonra kurulacak olan Temsil Heyeti olduğu ve hareketin kurumsallaştığı sonucuna varılır.
Kişisel liderliğin ötesinde, milletin temsil edildiği bir kurumsal yapı hedeflenmiştir.

Key Concept

Temsil Heyeti'nin Fikri Temeli
Estimated Time:1m 30s
Question 136Question

1616 Mart 19201920 tarihinde İtilaf Devletleri'nin İstanbul'u resmen işgal etmesi ve Mebusan Meclisi'ni basarak bazı milletvekillerini tutuklaması üzerine, Temsil Heyeti başkanı Mustafa Kemal Paşa bir bildiri yayımlayarak Anadolu'daki direnişin kararlılığını vurgulamıştır. Bu süreçte İtilaf Devletleri'nin Anadolu içlerine doğru yeni işgal hareketlerine girişmesini ve asker sevkiyatı yapmasını engellemek amacıyla Ankara tarafından alınan doğrudan askeri önlem aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Geyve ve Ulukışla civarındaki demiryollarının tahrip edilmesi

Answer

İtilaf Devletleri'nin Anadolu içlerine ilerlemesini durdurmak için Geyve ve Ulukışla civarındaki demiryollarının tahrip edilmesi
İstanbul'un 1616 Mart 19201920 tarihinde resmen işgali üzerine Temsil Heyeti; protesto telgrafları çekmek, İstanbul ile haberleşmeyi kesmek, Anadolu'daki İtilaf subaylarını tutuklamak ve İstanbul'a giden vergi akışını durdurmak gibi tedbirler almıştır. Bunlar arasındaki en somut askeri hamle, İtilaf Devletleri'nin demiryolu üzerinden Anadolu içlerine (Ankara'ya doğru) sızmasını ve yeni işgaller başlatmasını engellemek için Geyve ve Ulukışla demiryollarının tahrip edilmesidir.

Step-by-Step Solution

1
İstanbul'un işgalinin askeri risklerini analiz etme
İtilaf Devletleri'nin demiryollarını kullanarak Anadolu'nun merkezine asker kaydırabileceği tespit edilmiştir.
İşgalin sadece İstanbul ile sınırlı kalmayıp Anadolu'ya yayılma tehlikesi bulunmaktadır.
2
Ulaşım hatlarını kontrol altına alma
Geyve ve Ulukışla gibi kritik kavşak noktalarındaki demiryolları kullanılamaz hale getirilmiştir.
Düşmanın lojistik ve askeri hareket kabiliyetini kısıtlamak Milli Mücadele'nin güvenliği için zorunludur.

Key Concept

İstanbul'un İşgaline Karşı Alınan Önlemler

Hints

1
İtilaf Devletleri'nin Anadolu'ya ulaşımını zorlaştıracak bir yöntem düşünün.
2
Bu önlem lojistik bir engel koyarak işgalin yayılmasını önlemeyi amaçlar.
3
Stratejik demiryolu hatlarının (özellikle Batı ve Güney hatları üzerindeki geçiş noktalarının) devre dışı bırakılmasıdır.

Practice More

İşgal sonrası Milli Mücadele'nin merkezi olan Ankara'da TBMM'nin açılma sürecini ve meşruiyet kaynaklarını inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:50s
Question 137Question

İtilaf Devletleri, Misak-ı Milli'nin kabulü üzerine 16 Mart 1920'de İstanbul'u resmen işgal etmiş ve Salih Paşa Hükümeti'ne ağır baskılar uygulayarak Meclis-i Mebusan'ın çalışmalarını imkansız hale getirmişlerdir. Bu işgal ve meclisin dağıtılması, Mustafa Kemal Paşa'ya göre milli iradenin tecelli edeceği yeni bir merkezin kurulmasını zorunlu kılmıştır.

Bu süreçte yaşanan gelişmelerin Anadolu'daki Milli Mücadele hareketi üzerindeki en önemli etkisi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Ankara'da Büyük Millet Meclisi'nin açılmasına yönelik hukuki ve siyasi zeminin oluşması

Answer

Ankara'da Büyük Millet Meclisi'nin açılmasına yönelik hukuki ve siyasi zeminin oluşması
İstanbul'un resmen işgal edilmesi ve Mebusan Meclisi'nin dağıtılması, Osmanlı Devleti'nin hukuken ve fiilen işlemez hale geldiğini kanıtlamıştır. Bu durum, Mustafa Kemal Paşa'ya Anadolu'da 'Milletin kaderine el koyacak' yeni bir meclis açmak için gereken meşru zemini ve haklı gerekçeyi sunmuştur. Dolayısıyla en önemli doğrudan sonuç Ankara'da TBMM'nin açılmasına giden sürecin başlamasıdır.

Step-by-Step Solution

1
İstanbul'un resmen işgal edilme nedenini ve sonuçlarını analiz et.
Misak-ı Milli'nin kabulü üzerine yapılan işgal, milli iradenin yasal temsilcisi olan Meclis-i Mebusan'ın dağıtılmasına neden olmuştur.
İşgalin kurumsal etkisini belirlemek, sonraki siyasi adımı anlamayı sağlar.
2
Meclisin dağıtılmasının yarattığı siyasi otorite boşluğunu değerlendir.
Başkentin işgali ve meclisin kapanması, halkın temsil edilebileceği yeni ve güvenli bir merkezin gerekliliğini ortaya çıkarmıştır.
Milli Mücadele'nin meşruiyetini devam ettirmek için yeni bir yasama organına ihtiyaç duyulmuştur.
3
Olayın doğrudan sonucuna ulaş.
Mustafa Kemal Paşa'nın çağrısıyla 23 Nisan 1920'de Ankara'da TBMM açılmıştır.
İstanbul'daki meclisin yokluğu, Ankara'da kurucu bir meclis açılmasının önündeki engelleri kaldırmıştır.

Key Concept

İstanbul'un resmen işgalinin TBMM'nin açılış sürecine etkisi ve meşruiyet değişimi.
Question 138Question

Mondros Ateşkes Antlaşması'nın 7.7. maddesine dayanarak bölgeyi işgal etmekle tehdit eden İngiltere'nin baskısı üzerine İstanbul Hükümeti; Karadeniz'deki karışıklıkları önlemek ve Türklerin elindeki silahları toplamak amacıyla Mustafa Kemal Paşa'yı 9.9. Ordu Müfettişi olarak görevlendirmiştir. Mustafa Kemal Paşa, bölgeye ulaştıktan sonra hazırladığı Samsun Raporu'nda olayların sorumlusunun Rumlar olduğunu ve Türklerin yabancı mandasına tahammülü olmadığını bildirmiştir.

Buna göre Mustafa Kemal Paşa'nın Samsun Raporu'ndaki bu tespitiyle aşağıdakilerden hangisini amaçladığı savunulabilir?

Show answer & explanation

Answer: İşgallere dayanak oluşturabilecek gerekçeleri ortadan kaldırmayı

Answer

Mustafa Kemal Paşa, Samsun Raporu ile bölgedeki karışıklıkların suçlusunun Türkler olmadığını belirterek Mondros Ateşkes Antlaşması'nın 7.7. maddesinin (işgal gerekçesi) uygulanmasını engellemeye çalışmıştır.
Samsun Raporu'nda Rumların saldırgan taraf olduğunun vurgulanması, İtilaf Devletleri'nin Mondros'un 7.7. maddesini kullanarak bölgeyi işgal etme bahanelerini ellerinden almayı hedefler. Bu, Milli Mücadele'nin haklılığının ilk kez resmi bir dille ortaya konmasıdır.

Step-by-Step Solution

1
Mustafa Kemal'in görevlendirilme sebebini analiz etme
İstanbul Hükümeti, İngiliz baskısıyla Mondros'un 7.7. maddesinin uygulanmasından korktuğu için Mustafa Kemal'i bölgeye göndermiştir.
Mondros'un 7.7. maddesi, karışıklık çıkan yerlerin işgaline olanak tanımaktadır.
2
Samsun Raporu'ndaki temel tespiti değerlendirme
Raporda olayların Rumlar tarafından başlatıldığı ve Türklerin haklı olduğu belirtilmiştir.
Bu tespit, işgal için öne sürülen gerekçenin asılsız olduğunu kanıtlar.

Key Concept

Samsun Raporu ve Mondros 7.7. Madde İlişkisi
Estimated Time:45s
Question 139Question

Milli Mücadele Hazırlık Dönemi’nde toplanan yerel kongreler; bölgesel savunma stratejilerinin belirlenmesi, direniş güçlerinin lojistik ve hukuki altyapısının oluşturulması açısından kritik öneme sahiptir. Bu kongrelerin bir kısmı sivil inisiyatifle toplanırken, bir kısmı Ankara’daki merkezi otoritenin katılımıyla ulusal bir kimlik kazanmıştır.

Bu kongreler ve özellikleri ile ilgili aşağıda verilen bilgilerden hangisi hatalıdır?

Show answer & explanation

Answer: Afyon Kongresi, Sivas Kongresi’nde kurulan Temsil Heyeti’nin Batı Anadolu'daki ilk atama yetkisini kullanarak Ali Fuat Paşa’yı komutan olarak görevlendirdiği toplantıdır.

Answer

Afyon Kongresi'nde Temsil Heyeti'nin Ali Fuat Paşa'yı atadığı bilgisi yanlıştır; bu atama Sivas Kongresi'nde gerçekleşmiştir.
Doğru seçenek, Ali Fuat Paşa’nın atanması ile ilgilidir çünkü bu atama Sivas Kongresi’nde (Eylül 1919) Temsil Heyeti tarafından yapılmış bir yürütme işlemidir. Afyon Kongresi ise Ağustos 1920’de, yani TBMM açıldıktan sonra Mustafa Kemal'in katılımıyla gerçekleşmiş olup bu atama ile kronolojik veya işlevsel bir bağı yoktur.

Step-by-Step Solution

1
Kongrelerin başkanlarını ve temel özelliklerini incelemek.
Balıkesir ve Alaşehir kongrelerinin Hacim Muhittin Çarıklı başkanlığında toplandığı, Nazilli'de Celal Bayar'ın 'Galip Hoca' kimliğiyle bulunduğu doğrulanır.
Seçeneklerdeki kişilerin ve görevlerin doğru eşleştirilip eşleştirilmediğini kontrol etmek gerekir.
2
Mustafa Kemal'in katıldığı kongreleri ve zamanlamasını analiz etmek.
Mustafa Kemal'in Erzurum ve Sivas'tan sonra TBMM Başkanı sıfatıyla Afyon ve Pozantı kongrelerine katıldığı bilgisi teyit edilir.
Kongrelerin toplanış sırası ve katılım profili, ulusal hareketin evrimini anlamak için şarttır.
3
Temsil Heyeti'nin yürütme yetkisini nerede kullandığını belirlemek.
Temsil Heyeti'nin Batı Cephesi Umum Kuvayımilliye Komutanlığı'na Ali Fuat Paşa'yı ataması Sivas Kongresi'nde (Eylül 1919) gerçekleşen bir olaydır.
Afyon Kongresi (Ağustos 1920) çok daha geç bir tarihte toplanmıştır ve bu atama ile ilişkili değildir.

Key Concept

Milli Mücadele Dönemi Yerel Kongreler (Balıkesir, Alaşehir, Nazilli, Afyon, Pozantı) ve Sivas Kongresi Kararları ile Farkları

Practice More

Balıkesir ve Alaşehir kongrelerinin Sivas Kongresi'ne delege gönderip göndermeme konusundaki tutumlarını inceleyiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 140Question

Millî Mücadele’nin siyasi hedeflerini belirleyen Misak-ı Millî beyannamesinde, bazı stratejik bölgelerin hukuki statüsünün belirlenmesi amacıyla halkın özgür iradesine başvurulması (plebisit) gerektiği karara bağlanmıştır.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Misak-ı Millî’de geleceği halk oylamasıyla belirlenmesi öngörülen bölgelerden biri değildir?

Show answer & explanation

Answer: Doğu Trakya

Answer

Doğu Trakya, Misak-ı Millî'de halk oylaması yapılması öngörülen bölgelerden biri değildir.
Doğu Trakya, Misak-ı Millî beyannamesinde halk oylaması (referandum) yapılması istenen yerlerden biri değildir. Beyannameye göre halk oylaması istenen yerler; Elviye-i Selase (Kars, Ardahan, Batum), Batı Trakya ve Mondros sırasında işgalde olan Arap vilayetleridir. Doğu Trakya ise doğrudan Türk sınırları içinde bölünmez bir parça olarak görülmüştür.

Step-by-Step Solution

1
Misak-ı Millî metninde yer alan halk oylaması (plebisit) maddelerini hatırla.
Metinde halk oylaması öngörülen üç temel bölge grubu vardır: Elviye-i Selase (Kars, Ardahan, Batum), Batı Trakya ve Arap vilayetleri.
Hangi bölgelerin statüsünün 'oylama' yoluyla belirleneceğini saptamak için bu ayrımı bilmek gerekir.
2
Seçeneklerdeki bölgeleri bu liste ile karşılaştır.
Doğu Trakya, Misak-ı Millî'nin 1. maddesi kapsamında, Mondros imzalandığı sırada işgal edilmemiş olan ve Türk-İslam çoğunluğunun bulunduğu 'vatanın ayrılmaz bütünü' içerisinde kabul edilmiştir.
Doğu Trakya'nın statüsü tartışmaya açık bir 'referandum bölgesi' olarak değil, doğrudan merkez toprak olarak tanımlanmıştır.

Key Concept

Misak-ı Millî'de Halk Oylaması Öngörülen Bölgeler
Estimated Time:50s
PreviousPage 7 / 29Next
Milli Mücadele Hazırlık Dönemi — KPSS Genel Yetenek - Genel Kültür — Page 7 | Examkin