Question

Difficulty: Mediumİflasa Tabi Şahıslar ve İflas Organları

(X) Bankası A.Ş.'de yönetim kurulu başkanı olarak görev yapan (A), bankanın iflasına ve mudilerin zarara uğramasına kasten sebebiyet verdiği için hakkında özel kanun (Bankacılık Kanunu) hükümleri uyarınca şahsi sorumluluk davası açılmış bir yöneticidir. Diğer yandan (B), şahıs işletmesini kapatarak ticareti terk ettiğini ticaret sicilinde altı ay önce tescil ve ilan ettirmiş eski bir tacirdir. Her iki şahıs hakkında da alacaklıları tarafından iflas yoluyla takip başlatılmış ve iflas kararları kesinleşmiştir.

Bu kişilerin iflasa tabiliği ve tasfiye sürecinde görev alan iflas organlarının yetkileri hakkında yapılan aşağıdaki hukuki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

  1. A
    İflas tasfiyesi sürecinde resmî bir organ olan iflas dairesinin menfaat ihlali yaratan işlemlerine karşı başvurulacak hukuki yol itiraz olup, bu başvuru tasfiyeyi yürüten asıl merci olan Asliye Ticaret Mahkemesine yapılmalıdır.
  2. B
    Tasfiye işlemlerini yürüten resmî organ konumundaki iflas dairesi memurlarının hukuka aykırı eylemleri neticesinde doğacak zararlardan dolayı açılacak tazminat davalarında husumet, doğrudan işlemi tesis eden ilgili memura yöneltilmelidir.
  3. C
    (A) şahsen tacir sıfatına sahip olmadığından hakkında iflas yoluyla takip başlatılamaz; (B) ise ticareti terk ettiği andan itibaren iflas organlarının görev alanından çıkarak yalnızca haciz yoluyla takibe konu olabilir.
  4. (A) tacir sıfatını haiz olmasa dahi özel kanun hükümleri gereğince iflasa tabidir; (B) ise ticareti terk ettiğinin ilanından itibaren bir yıl süreyle iflasa tabi olmaya devam eder ve her iki tasfiyede de masanın kanuni temsilcisi kural olarak hususi organ olan iflas idaresidir.Answer
  5. E
    İflas dairesi görevlileri için kanunda düzenlenen yasaklılık ve ret halleri aynı usule tabi olup, memur hakkındaki ret sebebinin varlığı halinde tarafların talebine gerek kalmaksızın tasfiye işleminden re'sen kaçınmak mecburiyetindedir.

Answer

Tacir olmayan banka yöneticilerinin özel kanun uyarınca, ticareti terk edenlerin ise bir yıl boyunca iflasa tabi olduğu ve iflas masasını temsil eden asıl organın iflas idaresi olduğunu belirten ifade doğru kabul edilmelidir.
Türk hukuku sistematiğinde iflas kural olarak tacirler için geçerli olsa da, Bankacılık Kanunu uyarınca zarara sebep olan yöneticiler şahsen iflasa tabi tutulabilir. Aynı şekilde İİK m. 43'e göre ticareti terk eden kimseler, bu durumu ilan ettiklerinden itibaren bir yıl daha iflasa tabidir. İflas sürecinde oluşan iflas masasının idaresi ve kanuni temsili ise, alacaklıların menfaatini gözeten hususi bir organ olan iflas idaresine aittir. Bu unsurların tamamını eksiksiz ve doğru yansıtan yegâne hukuki değerlendirme budur.

Step-by-Step Solution

1
(A)'nın iflasa tabi şahıslar kapsamında olup olmadığının hukuki analizi
Bankacılık Kanunu uyarınca, bankanın zarara uğramasına neden olan yöneticiler şahsen tacir olmasalar bile mahkeme kararıyla şahsen iflasa tabi tutulabilirler.
İflas kural olarak tacirlere özgü olsa da, özel kanunlarla getirilen istisnalar kapsamında bazı şahıslar tacir sayılmaksızın iflasa tabi kılınmıştır.
2
(B)'nin iflasa tabi şahıslar kapsamında olup olmadığının hukuki analizi
Ticareti terk eden bir kimse, bu durumu ticaret siciline tescil ve ilan ettirdiği tarihten itibaren 1 yıl süreyle iflas yoluyla takip edilebilir.
İİK m. 43 gereğince alacaklıların korunması amacıyla ticareti terk edenlerin iflas sorumluluğu bir yıl daha uzatılmıştır.
3
Tasfiye sürecinde görev alan organların nitelik ve yetkilerinin değerlendirilmesi
İflas açıldıktan sonra iflas masasının kanuni temsilcisi kural olarak alacaklılar tarafından seçilen hususi (özel) bir organ olan iflas idaresidir.
Resmî organ olan iflas dairesi yalnızca tasfiyenin başlangıcında acil muhafaza tedbirlerini alır; kalıcı temsil ve idare yetkisi iflas idaresine aittir.

Key Concept

İflasa Tabi Şahıslardaki İstisnalar ve İflas Organlarının İşlevleri
Rate this question