Mirasbırakan (M), hazırladığı vasiyetnamede 'Tereke değerimin dörtte birini () yakın arkadaşım (A)'ya bırakıyorum.' şeklinde bir tasarrufta bulunmuştur. Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre, mirasın açılmasından sonra tereke borçlarından sorumluluk ve (A)'nın hukuki statüsü ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- (A), mirasçı atanmıştır ve mirasın borçlarından diğer mirasçılarla birlikte müteselsilen sorumludur.Answer
- B(A), belirli mal bırakılan (vasiyet alacaklısı) statüsündedir ve tereke borçlarından kural olarak sorumlu değildir.
- C(A), yasal mirasçı olmadığı için miras ortaklığına dahil edilemez ve sadece diğer mirasçılara karşı bir alacak hakkına sahiptir.
- D(A)'nın payı üzerinden önce tenkis hesaplaması yapılmalı, borçlar ise sadece yasal mirasçıların payından ödenmelidir.
- E(A)'ya yapılan bu kazandırma bir 'mirasçı çıkarma' (ıskat) işlemi sayıldığından, (A) borçlardan sorumlu tutulamaz.
Answer
Arkadaşın mirasçı olarak atanmış olması ve tereke borçlarından diğer mirasçılarla birlikte müteselsilen sorumlu tutulması.
Mirasbırakanın terekesinin tamamı veya matematiksel bir oranını (payını) bir kimseye özgülemesi, Türk Medeni Kanunu'nun 516. maddesi uyarınca 'mirasçı atama' (mansup mirasçılık) olarak kabul edilir. Mirasçı atanan kişi, yasal mirasçılar gibi külli halefiyet ilkesine tabi olur; yani mirasın açılmasıyla birlikte tereke haklarını kendiliğinden kazanırken, tereke borçlarından da diğer mirasçılarla birlikte şahsen ve müteselsilen (zincirleme olarak) sorumlu hale gelir.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Mirasçı Atama ve Belirli Mal Bırakma Ayrımı (TMK 516-517)