Türkiye'nin mülki idare sistemi içerisinde yer alan 'merkezi idarenin taşra teşkilatı' yapısı, mülki amirlerin hukuki statüleri ve yetki kullanımları ile ilgili aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi idare hukuku ilkeleri ve güncel mevzuat çerçevesinde yanlıştır?
- AVali, il idaresinin başı olarak ilde hem Devletin hem de Cumhurbaşkanının temsilcisi sıfatını taşırken; kaymakam ilçe idaresinde yalnızca Cumhurbaşkanının temsilcisi ve idari yürütme vasıtasıdır.
- BValilerin 'yetki genişliği' (deconcentration) ilkesine dayanarak merkeze danışmadan aldıkları kararlardan doğan mali ve hukuki sorumluluk doğrudan Devlet tüzel kişiliğine aittir.
- Cİl ve ilçelerin kurulması, kaldırılması, adlarının ve merkezlerinin değiştirilmesi münhasıran 'kanun' ile yapılırken; mevcut mülki sınırlar içerisindeki sınır düzeltmeleri Cumhurbaşkanı kararıyla gerçekleştirilebilir.
- İl İdare Kurulu, valinin hiyerarşik denetimi altında bulunan ve kararları mahalli idareler üzerinde 'idari vesayet' etkisi yaratan özerk bir yerinden yönetim organıdır.Answer
- EValiler, 657 sayılı Kanun kapsamında 'istisnai memuriyet' statüsünde doğrudan Cumhurbaşkanı kararıyla atanırken; kaymakamlar kariyer meslek memuru olup Cumhurbaşkanının onayı ile göreve gelirler.
Answer
İl İdare Kurulunun bir yerinden yönetim organı olduğu ve kararlarının idari vesayet niteliği taşıdığını belirten ifade yanlıştır.
İl İdare Kurulu, 5442 sayılı Kanun'un 'İl Genel İdaresi' (taşra teşkilatı) bölümünde düzenlenen merkezi idareye ait bir kuruldur. Bu kurulun üyeleri (Vali, Defterdar, Hukuk İşleri Md. vb.) devlet memuru olup devlet tüzel kişiliği içinde hareket ederler. Dolayısıyla bu kurul 'yerinden yönetim' (mahalli idare) organı olamaz ve kararları vali ile hiyerarşik bütünlük içindedir, vesayet denetimine konu olmaz.
Step-by-Step Solution
Key Concept
İl Genel İdaresi (Merkezi İdare Taşra) ve Mahalli İdare Ayrımı