Question

Difficulty: Medium1876 Kanun-i Esasi ve I. Meşrutiyet Dönemi

1876 Kanun-i Esasi, Heyet-i Ayan ve Heyet-i Mebusan'dan oluşan çift meclisli bir yasama organı (Meclis-i Umumi) kurmuş olmasına rağmen, 1909 yılında yapılan kapsamlı değişikliklere kadar devletin ağırlık merkezi Padişah olmuştur.

Buna göre, 1876 Kanun-i Esasi'nin 1909 değişikliklerinden önceki ilk metni dikkate alındığında, anayasal sistemin işleyişine dair aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

  1. A
    Müslim ve gayrimüslim tebaanın kanun önünde eşitliği ile devlet memuriyetine girme hakkı ilk kez bu anayasayla güvence altına alınmış olup, önceki Islahat ve Tanzimat fermanlarında bu haklara yer verilmemiştir.
  2. B
    Meclis-i Umumi'nin yasama faaliyetlerinde Padişahın mutlak veto yetkisi kaldırılarak geciktirici vetoya dönüştürülmüş ve Heyet-i Vükela'nın yalnızca Meclis-i Mebusan'a karşı sorumlu olması esası getirilmiştir.
  3. Padişah; üyelerini kendisinin atadığı Heyet-i Ayan ile seçilerek gelen Heyet-i Mebusan'ın kabul ettiği kanunları mutlak surette veto etme, meclisi feshetme ve 113. madde uyarınca kişileri sürgüne gönderme yetkilerine sahiptir.Answer
  4. D
    Yasama ile yürütme organları arasında katı bir kuvvetler ayrılığı ilkesi benimsenmiş ve monarkın yasama organı olan Meclis-i Umumi'yi feshetme yetkisi tamamen ortadan kaldırılmıştır.
  5. E
    Anayasa hükümlerinin değiştirilmesi için meclislerde nitelikli bir çoğunluk aranmadığından ve kanunlarla aynı usule tabi olduğundan, Kanun-i Esasi esnek (yumuşak) bir anayasa niteliği taşımaktadır.

Answer

Doğru cevap, Padişahın Heyet-i Ayan üyelerini atama, Heyet-i Mebusan'ın kararlarını mutlak veto etme, meclisi feshetme ve 113. madde uyarınca sürgün yetkilerine sahip olduğunu belirten seçenektir.
1876 Kanun-i Esasi'nin 1909 yılındaki değişikliklerinden önceki ilk metninde Padişaha çok geniş yetkiler verilmiştir. Yasama organı olan Meclis-i Umumi'nin bir kanadı olan Heyet-i Ayan üyeleri Padişah tarafından ömür boyu atanırken, Heyet-i Mebusan üyeleri seçilir. Yasama sürecinde tasarıların yasalaşması için Padişahın onayı şarttır ve Padişahın onaylamama (mutlak veto) yetkisi vardır. Ayrıca, anayasanın 113. maddesi Padişaha, polis tahkikatına dayanarak devletin güvenliğini bozduğu gerekçesiyle kişileri yargılamadan sürgüne gönderme yetkisi tanımıştır. Meclisi feshetme yetkisi de anayasada Padişahın elinde tutulmuştur.

Step-by-Step Solution

1
1876 Kanun-i Esasi'nin orijinal (1909 öncesi) metnindeki Padişah yetkilerini analiz etmek.
Padişahın mutlak veto, meclisi şartsız fesih ve 113. maddeye dayanarak kişileri sürgün etme yetkileri bulunduğu tespit edilir.
Soruda anayasanın 1909 değişikliklerinden önceki ilk metninin özellikleri sorulmaktadır.
2
Meclis-i Umumi'nin (yasama organı) oluşumunu değerlendirmek.
Heyet-i Ayan üyelerinin Padişah tarafından ömür boyu atandığı, Heyet-i Mebusan'ın ise halk tarafından seçildiği görülür.
Yasama organının çift kanatlı yapısı ve üyelerinin belirlenme usulü anayasal işleyişin temel esaslarındandır.
3
Seçeneklerdeki ifadeleri bu kurallarla karşılaştırmak.
Sadece Padişahın veto, fesih ve sürgün yetkileri ile meclis yapısını doğru aktaran ifadenin 1876 ilk metnine uygun olduğu, diğer seçeneklerin ise 1909 değişikliklerini, yanlış fermanları veya hatalı anayasa teorilerini yansıttığı belirlenir.
Sistemin işleyişine dair en doğru anayasa-tarih eşleştirmesini bulmak gereklidir.

Key Concept

1876 Kanun-i Esasi'nin İlk Metninde Padişahın Yetkileri ve Yasama Organının Yapısı
Rate this question