Furkan, Gamze ve Hakan, bir yazılım projesi geliştirmek ve bu projeyi pazarlamak amacıyla aralarında sözlü olarak anlaşarak bir adi ortaklık kurmuşlardır. Ortaklık sözleşmesinde yönetime, temsile ve kâr-zarar paylaşımına ilişkin herhangi bir özel düzenleme yapılmamıştır. Projenin yürütülmesi sürecinde Furkan, ortaklık faaliyeti için gerekli olan donanım temini amacıyla toptancı bir şirketle bütün ortaklar adına alım sözleşmesi yapmıştır. Bir süre sonra Hakan, ortaklık payını üniversiteden arkadaşı olan İrem'e devretmek istediğini bildirmiş; ayrıca Gamze'nin şahsi ticari faaliyetlerinden kaynaklanan bir borcu nedeniyle iflas ettiği öğrenilmiştir.
Türk Borçlar Kanunu hükümlerine göre, bu adi ortaklığın yapısı, işleyişi ve ortakların işlemleri dikkate alındığında aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- Ortaklardan birinin bütün ortaklar adına üçüncü kişiyle yaptığı işlemden dolayı diğerlerinin borçlu kılınabilmesi temsil hükümlerine tabidir ve yönetim hakkına sahip ortağın temsil yetkisini de haiz olduğu karine olarak kabul edilir.Answer
- BAdi ortaklığın bağımsız bir hak ehliyeti bulunduğundan, satın alınan bilgisayar donanımlarının mülkiyetinin ortaklar yerine doğrudan doğruya ortaklık tüzel kişiliği adına kaydedilmesi hukuki bir zorunluluktur.
- CTicaret şirketlerinin genel özelliklerine uygun olarak, alacaklıların ortaklık borçları için öncelikle ortaklığın malvarlığına başvurması zorunlu olup, ortakların şahsi malvarlığına ancak ikinci dereceden başvurulabilir.
- DTüzel kişilerde tacir sıfatının ticaret siciline tescil ile kazanılması kuralı gereğince, bu ortaklık ticaret siciline tescil edilmediği sürece tacir sıfatını kazanamaz ve ticari nitelikteki işlemleri geçerli sonuç doğurmaz.
- ESermaye şirketlerine hakim olan temel ilkeler gereğince, Hakan'ın payını İrem'e devretmesi diğer ortakların onayına tabi olmadığı gibi, Gamze'nin iflas etmesi de ortaklığın sona ermesine yol açmaz.