Question

Difficulty: HardŞirketler Hukuku Genel Hükümler ve Şirket Kavramı

AA, BB ve CC; tıbbi cihaz ithalatı ve satışı yapmak amacıyla bir araya gelmişlerdir. Aralarındaki anlaşmaya göre AA nakdi sermayeyi sağlayacak, BB yurt dışı tedarik zincirini yönetecek, CC ise teknik servis ve montaj emeğini ortaya koyacaktır. Taraflar, elde edilecek safi kazancın %40\%40’ının AA’ya, %30\%30’unun BB’ye ve %30\%30’unun CC’ye ait olacağını, ancak CC’nin oluşacak zararlara hiçbir şekilde katılmayacağını kararlaştırmışlardır. Ayrıca, tüm kararların oy birliği ile alınacağı ve her ortağın eşit yönetim yetkisine sahip olacağı hususunda mutabık kalmışlardır. Söz konusu oluşum ticaret siciline tescil edilmeden faaliyetlerine başlamıştır. Bu olaydaki oluşumun hukuki niteliği ve ortakların sorumluluğu ile ilgili Türk Borçlar Kanunu (TBKTBK) ve Türk Ticaret Kanunu (TTKTTK) hükümleri çerçevesinde aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

  1. Bu oluşum bir adi şirkettir; CC’nin zarardan muaf tutulmasına ilişkin kayıt geçerlidir ancak bu durum CC’nin şirket borçlarından dolayı üçüncü kişilere karşı müteselsil sorumluluğunu etkilemez.Answer
  2. B
    CC’nin zarara katılmayacağı kararlaştırıldığı için 'şirket' tanımındaki 'müşterek gaye için birlikte çaba gösterme' unsuru sakatlanmıştır ve bu yapı bir hizmet sözleşmesi niteliğindedir.
  3. C
    Ticari bir amaçla kurulduğu ve tescil edilmediği için bu yapı bir kolektif şirket sayılır ve ortaklar şirket borçlarından dolayı ikinci dereceden müteselsilen sorumludur.
  4. D
    Bu oluşum tüzel kişiliğe sahip bir ticaret şirketi olarak kabul edilir; dolayısıyla borçlardan dolayı öncelikle şirket malvarlığına başvurulması, ortaklara ise ancak şirket acze düşerse gidilmesi gerekir.
  5. E
    Bu bir adi şirkettir ve ortaklar arasında aksine bir sözleşme olmadığı için, her bir ortak şirket borçlarından sadece kendi sermaye payı oranında (adi sorumluluk) sorumludur.

Answer

Söz konusu oluşum bir adi şirkettir; emeğini sermaye olarak koyan ortağın zarardan muaf tutulması iç ilişkide geçerli bir hükümdür ancak dış ilişkide ortakların müteselsil sorumluluğu devam eder.
Olayda tarafların bir sözleşme ile ortak bir amaç için sermaye ve emeklerini birleştirmesi, eşit yönetim yetkisine sahip olması (affectio societatis) ve yapının tescil edilmemesi, bu oluşumun bir adi şirket olduğunu kanıtlar. Türk Borçlar Kanunu'nun 623623. maddesinin 22. fıkrası, sadece emeğini sermaye olarak koyan ortağın zarardan muaf tutulabileceğini açıkça öngörmektedir. Ancak bu muafiyet ortakların kendi aralarındaki iç ilişkiye yöneliktir. Dış ilişkide (üçüncü kişilere karşı), ortaklar TBKTBK 638/3638/3 uyarınca borçlardan müteselsilen sorumlu olmaya devam ederler.

Step-by-Step Solution

1
Oluşumun hukuki niteliğini tespit etme
Adi Şirket (TBKTBK 620620)
Ticaret siciline tescil edilmemiş ve herhangi bir ticaret şirketi tipine (A.S\c.A.Ş., Ltd.Ltd. vb.) bürünmemiş, iki veya daha fazla kişinin ortak bir gayeyi gerçekleştirmek üzere sermaye ve emeklerini birleştirdiği bu yapı adi şirkettir.
2
Zarara katılmama (Aslan Payı Yasağı İstisnası) hükmünü değerlendirme
Geçerli Muafiyet (TBKTBK 623/2623/2)
Normalde şirketlerde 'aslan payı yasağı' gereği bir ortağın zarardan tamamen muaf tutulması batıldır. Ancak adi şirketlerde, sadece emeğini sermaye olarak koyan ortak için zarardan muafiyet kararlaştırılabilir.
3
Üçüncü kişilere karşı sorumluluğu belirleme
Birinci Dereceden Müteselsil Sorumluluk (TBKTBK 638/3638/3)
Adi şirket ortakları, ortaklık çerçevesinde üstlendikleri borçlardan dolayı üçüncü kişilere karşı doğrudan (birinci dereceden) ve tüm malvarlıklarıyla birlikte (müteselsilen) sorumlu olurlar.

Key Concept

Adi Şirkette Emeğini Sermaye Koyan Ortağın Zarardan Muafiyeti ve Müteselsil Sorumluluk
Estimated Time:2m 30s
Rate this question