Question

Difficulty: Very hardMüteselsil Alacaklılık

Alacaklılar (A), (B) ve (C), borçlu (D) ile yaptıkları bir sözleşme sonucunda doğan 1.500.0001.500.000 TL tutarındaki alacak üzerinde "müteselsil alacaklılık" sıfatına sahiptirler. Alacaklılar arasında iç ilişkiye yönelik aksine bir anlaşma bulunmamaktadır. Alacaklı (A), alacağın tamamının tahsili istemiyle borçlu (D) aleyhine bir dava açmış ve bu durum (D)’ye usulüne uygun şekilde bildirilmiştir. Yargılama süreci devam ederken (B), borçlu (D) ile bir araya gelerek "borcun tamamının ibra edildiğine" dair bir sözleşme imzalamıştır.

Türk Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca, bu olaydaki hukuki duruma ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

  1. A
    (D), (B) ile yaptığı ibra sözleşmesi sayesinde borcun tamamından kurtulur; zira müteselsil alacaklılıkta her bir alacaklı alacağın tamamı üzerinde tasarruf yetkisine sahiptir.
  2. B
    (A) tarafından dava açılıp (D)’ye bildirildiği andan itibaren (D)’nin seçme hakkı sona erdiğinden, (B) ile yapılan ibra sözleşmesi (A)’ya karşı hiçbir hüküm ifade etmez ve borç miktarında bir azalma meydana gelmez.
  3. C
    (B)’nin yaptığı ibra sözleşmesi dış ilişkide tüm borcu sona erdirse de, (A) ve (C) bu durumdan dolayı uğradıkları zararı iç ilişkide rücu yoluyla (B)’den talep edebilirler.
  4. D
    Müteselsil alacaklılıkta alacaklılardan birinin dava açması diğer alacaklıların tasarruf yetkisini askıya aldığından, (B)’nin yaptığı ibra sözleşmesi ancak (A)’nın onayıyla geçerlilik kazanır.
  5. (B) tarafından yapılan ibra sözleşmesi, borcun tamamı için yapılmış olsa dahi yalnızca (B)’nin payı (500.000500.000 TL) oranında (D)’yi diğer alacaklılara karşı borçtan kurtarır; (A)’nın açtığı dava kalan 1.000.0001.000.000 TL üzerinden devam eder.Answer

Answer

Müteselsil alacaklılardan birinin yaptığı ibra sözleşmesi, borcun tamamını kapsasa bile yalnızca o alacaklının kendi payı oranında borçluyu diğer alacaklılara karşı borçtan kurtarır ve davanın kalan miktar üzerinden devam etmesini engellemez.
Türk Borçlar Kanunu'nun 171. maddesinin birinci fıkrasına göre, müteselsil alacaklılardan birinin borçluyla yaptığı ibra sözleşmesi, borçluyu diğer alacaklılara karşı sadece ibrayı yapan alacaklının payı oranında borçtan kurtarır. Olayda (A), (B) ve (C) arasında paylara ilişkin özel bir anlaşma olmadığına göre, paylar eşit kabul edilir (1/31/3). Dolayısıyla (B)'nin yaptığı ibra 1.500.0001.500.000 TL'nin üçte biri olan 500.000500.000 TL için geçerlidir. Borçlu (D), (A) tarafından açılan dava kendisine bildirildiği için zaten (A)'ya ödeme yapmakla yükümlü hale gelmiştir; ancak (B)'nin ibrası nedeniyle (A) artık toplam alacağın sadece 2/32/3'ünü (yani kendi ve C'nin payını) talep edebilecektir.

Step-by-Step Solution

1
Müteselsil alacaklılıkta borçlunun seçme hakkını analiz etme.
Borçlu, bir alacaklı dava açana veya takip başlatana kadar dilediğine ödeme yapabilir (TBK 170/2). Ancak dava (D)'ye bildirilince (D), (A)'ya ödeme yapmak zorundadır.
Dava bildirimi borçlunun seçme hakkını ortadan kaldırarak ifanın yönünü belirler.
2
Bir müteselsil alacaklının yaptığı ibranın hukuki etkisini değerlendirme.
Alacaklılardan birinin yaptığı ibra, sadece onun iç ilişkideki payı oranında diğer alacaklılara karşı borcu sona erdirir (TBK 171/1).
Müteselsil alacaklılıkta, her alacaklının kendi hakkı üzerinde tasarruf yetkisi varken başkasının hakkını tek taraflı olarak sona erdirme yetkisi yoktur.
3
Payların belirlenmesi ve kalan borcun hesaplanması.
Aksine anlaşma yoksa paylar eşittir (3 alacaklı için 1/3). 1.500.000/3=500.0001.500.000 / 3 = 500.000 TL.
İbra sadece (B)'nin payı olan 500.000500.000 TL için sonuç doğurur; kalan 1.000.0001.000.000 TL hala muacceldir.

Key Concept

Müteselsil Alacaklılıkta Tasarruf Yetkisinin Sınırları ve İbranın Etkisi

Practice More

Müteselsil borçlulukta alacaklının borçlulardan birini ibra etmesinin diğer borçlulara etkisini (TBK m. 166) inceleyiniz.
Estimated Time:2m 30s
Rate this question