Sağlık Bakanlığına ait bir ambulans, durumu stabil olan bir hastayı hastaneye nakletmek üzere kendi şeridinde ve trafik kurallarına tam uygun olarak seyretmektedir. Bu esnada, kırmızı ışık ihlali yapan ve aşırı derecede alkollü olduğu tespit edilen özel bir araç sürücüsü (üçüncü kişi), kavşakta hızını kesmeyerek ambulansa şiddetle çarpar. Meydana gelen kaza sonucunda ambulansta nakledilmekte olan hasta ağır şekilde yaralanır ve uğradığı zararların tazmini istemiyle Bakanlığa karşı tam yargı davası açar. Yargılama aşamasında dosyaya sunulan bilirkişi raporunda, kazanın meydana gelmesinde idarenin hiçbir kusurunun bulunmadığı, özel araç sürücüsünün ise olayda "ağır kusurlu" olduğu kesin olarak tespit edilmiştir.
Danıştay'ın yerleşik içtihatları ve idarenin sorumluluğunu etkileyen haller dikkate alındığında, üçüncü kişinin bu eyleminin idarenin (Bakanlığın) tazminat yükümlülüğüne etkisi hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- Üçüncü kişinin ağır kusuru, idarenin yürüttüğü hizmet ile meydana gelen zarar arasındaki illiyet bağını keseceğinden idarenin tazminat sorumluluğunu tamamen ortadan kaldırır.Answer
- BÜçüncü kişinin kusuru illiyet bağını bütünüyle koparmayacağından idarenin sorumluluğu devam eder, ancak bu durum ödenecek tazminat miktarında takdiri bir indirim sebebi kabul edilir.
- COlay idare açısından öngörülemeyen bir "beklenmeyen hal" niteliği taşıdığından, kusuru bulunmasa dahi idarenin zararı risk ilkesi uyarınca tamamen tazmin etmesi gerekir.
- DMeydana gelen trafik kazası "mücbir sebep" sayıldığından idarenin kusur sorumluluğu kalkar, fakat zarar görenin mağduriyetinin sosyal risk ilkesi kapsamında karşılanması zorunludur.
- EZarar, kamu hizmetinden faydalanıldığı sırada ortaya çıktığından idare öncelikle tam sorumlu kabul edilir; zararı hastaya ödeyen idare daha sonra kusurlu sürücüye rücu etmelidir.