Bir kamu kurumunda uzman yardımcısı olarak görev yapan (U), idari işlemlerde kişilerin ehliyet durumlarını değerlendirmek amacıyla Türk Medeni Kanunu'nun ilgili hükümlerini incelemektedir.
Buna göre, (U)'nun "hak ehliyeti" kavramı ve kuralları ile ilgili olarak ulaştığı aşağıdaki sonuçlardan hangisi hukuken doğrudur?
- AAyırt etme gücünden sürekli olarak yoksun olan bireyler, yasal temsilcileri bulunsa dahi kural olarak hak ehliyetine sahip değildirler.
- BÇocuğun tam ve sağ olarak doğması yeterli olmayıp, hak ehliyetinin kazanılabilmesi için kişisel durum siciline (nüfus kütüğüne) tescil edilmesi kurucu unsurdur.
- Cenin, sağ olarak tamamıyla doğmak koşuluyla ana rahmine düştüğü andan itibaren hak ehliyetine sahip olur.Answer
- DKanun önünde eşitlik ilkesi gereği herkes hak ehliyetine sahip olmakla birlikte, bu ehliyetin kapsamı kişinin erginlik durumuna göre değişiklik gösterir.
- EHak ehliyeti, kişinin bizzat kendi hukuki işlemleriyle kendi lehine haklar yaratabilmesini ve borç altına girebilmesini sağlayan aktif bir ehliyet türüdür.
Answer
Ceninin, sağ olarak tamamıyla doğmak koşuluyla ana rahmine düştüğü andan itibaren hak ehliyetine sahip olduğunu ifade eden seçenek doğrudur.
Türk Medeni Kanunu'nun 28. maddesine göre kişilik, çocuğun sağ olarak tamamıyla doğduğu anda başlar; ancak cenin, sağ doğmak koşuluyla ana rahmine düştüğü andan itibaren hak ehliyetine sahip olur. Bu ehliyet, kişinin haklara ve borçlara ehil olabilme durumunu ifade eder ve fiil ehliyetinden farklı olarak yaş, erginlik veya ayırt etme gücü gibi şartlara bağlı olmaksızın bütün insanlarda eşittir.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Hak Ehliyetinin Başlangıcı, Nitelikleri ve Fiil Ehliyetinden Farkı