Question

Difficulty: MediumHak Ehliyeti

Bir hukuk fakültesi öğrencisi olan (K), hazırladığı dönem ödevinde gerçek kişilerin ehliyetleri ile ilgili şu ifadelere yer vermiştir: 'Hukukumuzda bir kimsenin haklara ve borçlara ehil olabilmesi, yani pasif ehliyete sahip olabilmesi için belirli bir zihinsel olgunluğa (ayırt etme gücüne) erişmiş olması ve asgari yaş sınırını geçmiş olması zorunludur. Henüz dünyaya gelmemiş olan bir varlığın hukuken hak sahibi olabilmesi mümkün değildir.'

Türk Medeni Kanunu'nun 8. (Hak ehliyeti) ve 28. (Kişiliğin başlangıcı) maddeleri dikkate alındığında, öğrenci (K)'nin bu ifadelerine yönelik aşağıdaki hukuki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

  1. (K)'nin ifadeleri bütünüyle hatalıdır; hak ehliyeti yaş veya ayırt etme gücü gibi şartlara bağlı değildir ve cenin, tam ve sağ doğmak koşuluyla ana rahmine düştüğü andan itibaren hak ehliyetine sahiptir.Answer
  2. B
    (K)'nin ifadeleri hukuken isabetlidir; zira hak ehliyeti ve fiil ehliyetinin kazanılması aynı kurallara tabi olup, her ikisi de ancak kişinin ergin olması ve ayırt etme gücünü kazanmasıyla başlar.
  3. C
    (K)'nin ifadeleri kısmen hatalıdır; çünkü hak ehliyeti için ayırt etme gücü aranmasa da, ceninin herhangi bir hakka sahip olabilmesi hiçbir istisna olmaksızın ancak tam ve sağ doğumun gerçekleştiği andan itibaren mümkündür.
  4. D
    (K)'nin ifadeleri, hak ehliyetinin pasif niteliği göz önüne alındığında doğrudur; çünkü pasif ehliyetin kazanılabilmesi için kişinin öncelikle kendi işlemleriyle hak edinebilme yetisine, yani fiil ehliyetine sahip olması şarttır.
  5. E
    (K)'nin ifadeleri bütünüyle hatalıdır; çünkü hak ehliyeti tam ve sağ doğmak koşuluna dahi bağlı olmaksızın, ana rahmine düşüldüğü andan itibaren mutlak ve kesin bir biçimde kazanılır.

Answer

Öğrencinin iddialarının bütünüyle hatalı olduğunu, hak ehliyeti için ayırt etme gücü gerekmediğini ve ceninin sağ doğmak koşuluyla ana rahmine düştüğü andan itibaren hak ehliyetine sahip olduğunu belirten seçenektir.
Hak ehliyeti (pasif ehliyet), bir kişinin haklara ve borçlara sahip olabilme yeteneğidir. TMK m. 8 uyarınca bütün insanlar hak ehliyetine sahiptir ve bu ehliyet için ayırt etme gücü veya erginlik (yaş) şartı aranmaz. Bu şartlar ancak fiil ehliyetinin kurucu unsurlarıdır. Ayrıca TMK m. 28 uyarınca kişilik tam ve sağ doğumla başlasa da, çocuk hak ehliyetini 'sağ doğmak koşuluyla ana rahmine düştüğü andan başlayarak' elde eder. Dolayısıyla öğrencinin ifadeleri baştan sona hukuka aykırıdır.

Step-by-Step Solution

1
(K)'nin iddialarını Türk Medeni Kanunu'nun ilgili maddeleriyle (m. 8 ve m. 28) karşılaştırmak.
(K), hak ehliyeti (pasif ehliyet) için ayırt etme gücü ve yaş şartı aramakta ve ceninin hak sahibi olamayacağını iddia etmektedir.
Olaydaki hukuki hatayı tespit edebilmek için iddiaların unsurlarını kanun lafzıyla analiz etmek gerekir.
2
Hak ehliyeti ile fiil ehliyeti şartlarını birbirinden ayırmak.
Hak ehliyeti sadece sağ ve tam doğmak koşuluyla ana rahmine düşüldüğü an başlar; yaş, akıl hastalığı veya ayırt etme gücü aranmaz. (K)'nin aradığı şartlar hak ehliyetinin değil, fiil ehliyetinin (aktif ehliyet) şartlarıdır.
Gerçek kişilerin haklara ve borçlara ehil olma durumu pasif bir nitelik taşır ve eşitlik ilkesi (TMK m. 8) gereği herkese tanınır.
3
Seçenekleri bu hukuki tespit ışığında değerlendirmek.
(K)'nin ifadelerinin bütünüyle hatalı olduğunu ve ceninin tam ve sağ doğmak koşuluyla ana rahmine düştüğü andan itibaren hak ehliyetine sahip olduğunu belirten seçenek doğru cevaptır.
Kanun koyucu cenini hak kaybına uğratmamak için hak ehliyetinin başlangıcını ana rahmine düşme anına kadar geriye götürmüş, ancak bunu sağ doğma geciktirici şartına bağlamıştır.

Key Concept

Hak ehliyeti ile fiil ehliyeti ayrımı ve ceninin hak ehliyetinin başlangıç anı.
Rate this question