Question

Difficulty: Very hardKarşılıklı Borçlarda Temerrüt: Ek Süre Tayini ve Seçimlik Haklar

(A) ve (B), 01.01.2026 tarihinde akdettikleri bir taşınır satış sözleşmesiyle, (B)'nin mülkiyetindeki sanayi tipi bir baskı makinesinin 01.03.2026 tarihinde teslim edilmesi konusunda anlaşmışlardır. Taraflar sözleşmeye, teslim tarihinin "kesin" olduğunu ve bu tarihteki bir gecikmenin (A) için ifayı tamamen yararsız kılacağını açıkça şerh düşmüşlerdir. 01.03.2026 tarihinde (B) makineyi teslim etmemiş; (A) ise aynı gün (B)’ye gönderdiği yazılı bildirimle borcun ifasından vazgeçtiğini ve zararının tazmin edilmesini istediğini beyan etmiştir.

Buna göre, Türk Borçlar Kanunu’nun karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde borçlunun temerrüdüne ilişkin hükümleri uyarınca aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

  1. (A), borçluya herhangi bir ek süre vermeksizin borcun ifasından vazgeçerek müspet zararının tazminini talep edebilir; bu durumda (B), temerrüde düşmekte kusuru bulunmadığını ispat ederek tazminat yükümlülüğünden kurtulabilir.Answer
  2. B
    Sözleşmede kesin vade kararlaştırılmış olsa dahi, (A)'nın seçimlik haklarını kullanabilmesi için (B)'ye uygun bir ek süre (meyil) vermesi ve bu sürenin sonuçsuz kalması kanuni bir zorunluluktur.
  3. C
    (A), borcun ifasından vazgeçtiğini bildirdiği anda hukuki ilişki kendiliğinden "sözleşmeden dönme"ye dönüşür ve alacaklı bu durumda sadece fiilen yaptığı masrafları (menfi zarar) talep edebilir.
  4. D
    (A)'nın müspet zarar tazminine hak kazanabilmesi için, (B)'nin temerrüde düşmesinde ağır kusurunun veya kastının bulunduğunu genel ispat kuralları çerçevesinde bizzat kanıtlaması şarttır.
  5. E
    (A), ifadan vazgeçip tazminat talep ettiği için makinenin o günkü değeri ile sözleşme bedeli arasındaki farkı isteyemez; sadece teslimattaki gecikme nedeniyle uğradığı gecikme tazminatını isteyebilir.

Answer

Alacaklı, kesin vade varlığı nedeniyle ek süre vermeksizin müspet zararını talep edebilir ve bu durumda kusursuzluğunu ispat yükü borçluya aittir.
Türk Borçlar Kanunu m. 124/3 uyarınca, borcun ifasının belirli bir zamanda gerçekleşmemesi halinde ifanın artık kabul edilmeyeceği sözleşmede kararlaştırılmışsa (kesin vade), borçlunun temerrüdü halinde alacaklının ek süre tayin etmesine gerek yoktur. Alacaklı, borcun ifasından vazgeçtiğini hemen bildirerek müspet zararının (beklenen yarar/ifanın tam karşılığı) tazminini isteyebilir. Bu tazminatın şartı olan kusur, borçlar hukukunda karine kabul edildiğinden, borçlu ancak kusursuzluğunu ispat ederek sorumluluktan kurtulabilir.

Step-by-Step Solution

1
Vade Türünün Tespiti
Sözleşmede vadenin 'kesin' olduğu ve ifanın bu tarihten sonra yararsız kalacağı belirtildiğinden, olayda bir 'kesin vade' (TBK m. 124/3) mevcuttur.
Kesin vade, borçlunun temerrüdü halinde alacaklının ek süre (meyil) verme zorunluluğunu ortadan kaldıran hallerden biridir.
2
Seçimlik Hakkın Belirlenmesi
Alacaklı (A), vade dolduğunda ifadan vazgeçtiğini bildirerek müspet zarar tazmini (ifanın gerçekleşmemesinden doğan zarar) talep etmeyi seçmiştir.
Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde temerrüt halinde alacaklıya tanınan üç seçimlik haktan biri 'ifadan vazgeçip müspet zarar tazmini'dir.
3
Kusur ve İspat Yükü Analizi
Müspet zarar tazmini için borçlunun kusurlu olması gerekir; ancak TBK m. 112 uyarınca borçlunun kusuru karine olduğundan, borçlu tazminattan kurtulmak için kusursuzluğunu ispatlamalıdır.
Borçlunun temerrüdünde tazminat sorumluluğu kusura dayanır, ancak kanun ispat yükünü yer değiştirerek alacaklıyı korumuştur.

Key Concept

Karşılıklı Borçlarda Temerrüt ve Kesin Vadenin Ek Süreye Etkisi

Practice More

Seçimlik haklardan 'sözleşmeden dönme' ve 'menfi zarar' kavramlarını, kesin vadeli işlemlerle birlikte tekrar ediniz.
Estimated Time:2m 0s
Rate this question