Question

Difficulty: MediumAdi Şirket (Kuruluş, Yönetim, Temsil ve Sona Erme)

Ayşe, Burak ve Can, bir organik tarım arazisi kiralayarak sebze yetiştirmek ve pazarlamak amacıyla aralarında sözlü olarak anlaşarak bir adi şirket kurmuşlardır. Ortaklık sözleşmesinde şirketin yönetimi, temsili ve sona ermesi hakkında herhangi bir özel kural öngörülmemiştir. Şirketin faaliyetleri sırasında toptancıdan veresiye olarak alınan tarımsal gübre borcu vadesinde ödenememiş ve bu süreçte Burak, şirketteki payını üçüncü bir kişi olan Deniz'e devretmek istemiştir.

Türk Borçlar Kanunu hükümlerine göre, bu adi şirketin işleyişi ve ortakların hukuki durumu hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

  1. A
    Adi şirketin ticaret siciline tesciliyle birlikte kendi başına hak ehliyeti kazanması nedeniyle, gübre borcundan dolayı alacaklıların öncelikle bizzat şirkete karşı dava açması zorunludur.
  2. B
    Şirket borçlarından dolayı ortakların sorumluluğu ikinci dereceden olup, alacaklı toptancı ancak adi şirketin malvarlığı borcu karşılamaya yetmezse Ayşe, Burak ve Can'a başvurabilir.
  3. C
    Şirket sözleşmesinde aksine bir hüküm bulunmadığından, Burak'ın ortaklık payını Deniz'e devredebilmesi için salt çoğunluğu oluşturan diğer ortaklardan sadece birinin onayını alması yeterlidir.
  4. Sözleşmede özel bir düzenleme bulunmadığından tüm ortaklar yönetici konumundadır ve her bir ortağın, şirketin olağan işlerinden sayılan gübre alımı işleminde diğer ortakları temsil etme yetkisinin bulunduğu karinedir.Answer
  5. E
    Ortaklığın tüzel kişiliği bulunmadığından, söz konusu adi şirket bir ticari işletme boyutunda faaliyet gösterse dahi ortakların bireysel olarak tacir sıfatını kazanması hukuken mümkün değildir.

Answer

Sözleşmede özel bir düzenleme bulunmadığından tüm ortakların yönetici konumunda olduğu ve her bir ortağın olağan işlemlerde diğer ortakları temsil etme yetkisinin bulunduğu karinesini ifade eden seçenek doğrudur.
Türk Borçlar Kanunu hükümlerine göre, adi ortaklık sözleşmesinde yöneticinin kim olacağına dair özel bir karar veya hüküm yoksa, bütün ortaklar şirketi yönetmeye yetkilidir. Kanun koyucu, yönetim yetkisine sahip olan her ortağın, ortaklığı üçüncü kişilere karşı temsil etme yetkisi bulunduğunu bir karine olarak kabul etmiştir (TBK m. 637). Gübre alımı, organik tarım yapan bir şirket için olağan bir işlemdir ve bu karine kapsamında değerlendirilir.

Step-by-Step Solution

1
Olaydaki adi şirket sözleşmesinin yönetim ve temsil hükümlerini tespit etmek.
Sözleşmede özel bir belirleme olmadığı için Kanun gereği yönetim yetkisinin tüm ortaklara ait olduğu sonucuna varılır.
Türk Borçlar Kanunu'nun 625. maddesine göre aksi kararlaştırılmadıkça bütün ortaklar yönetici sıfatını taşır.
2
Yönetici sıfatına sahip ortakların dış ilişkideki temsil yetkisini değerlendirmek.
Yönetici konumundaki her ortak, şirketin olağan işlerinde (örneğin gübre alımı) temsil karinesinden yararlanarak diğer ortakları borçlandırabilir.
Kanunun 637. maddesi uyarınca kendisine yönetim görevi verilen ortağın temsil yetkisinin bulunduğu var sayılır.
3
Diğer ifadelerdeki tüzel kişilik, sorumluluk derecesi ve pay devri kurallarını analiz etmek.
Adi şirketin tüzel kişiliğinin olmadığı, ortakların birinci dereceden sorumlu olduğu ve pay devrinin oybirliği gerektirdiği görülerek diğer seçeneklerin hatalı olduğu tespit edilir.
Bu kurallar adi şirketin kişi unsuruna dayalı temel yapısal özellikleridir.

Key Concept

Adi şirkette olağan işlerde yönetim ve temsil karinesi
Rate this question