Türkiye ekonomisinde 1980 yılında kabul edilen 24 Ocak Kararları ile 'ithal ikameci' büyüme modelinden 'ihracata dayalı' büyüme modeline geçilmiştir. Bu stratejik dönüşümün ardından geçen kırk yılı aşkın sürede ihracatın sektörel kompozisyonu radikal bir değişim göstermiştir. Günümüz (2026) verileri ve tarihsel süreç dikkate alındığında, Türkiye'nin ihracat yapısı ve sektörel dağılımına ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- AToplam ihracat gelirleri içerisinde tarım ve hayvancılık sektörünün payı %40'ın üzerinde kalmaya devam ederek temel döviz kaynağını oluşturmaktadır.
- İmalat sanayi ürünlerinin toplam ihracat içindeki payı %90'ı aşmış olup; motorlu kara taşıtları, kimyevi maddeler ve çelik sektörü en yüksek paya sahip alt kalemler haline gelmiştir.Answer
- CTeknoloji yoğunluğu bakımından yapılan sınıflandırmada, Türkiye'nin toplam ihracatında 'yüksek teknoloji' ürünleri %50'den fazla pay alarak yapısal dönüşümün ana motoru olmuştur.
- D1980 sonrası süreçte madencilik ürünlerinin ihracatı, imalat sanayii ihracatını geride bırakarak Türkiye'nin en büyük ihracat kalemi haline gelmiştir.
- EGeleneksel bir sektör olan tekstil ve hazır giyim ürünleri, 2020'li yılların ortası itibarıyla toplam ihracat içindeki payını %45'e yükselterek otomotiv sektörünü tekrar geride bırakmıştır.
Answer
İmalat sanayi ürünlerinin toplam ihracat içindeki payı %90'ın üzerindedir ve motorlu kara taşıtları, kimyevi maddeler gibi sektörler liderdir.
Doğru ifade, Türkiye ihracatının yapısal olarak imalat sanayiine dayandığını ve motorlu kara taşıtları (otomotiv) gibi sektörlerin bu yapıda merkezi rol oynadığını belirtmektedir. 1980'den bu yana imalat sanayiinin payı sürekli artarak %90 eşiğini aşmıştır.
Step-by-Step Solution
Key Concept
İhracatın Sektörel Kompozisyonu ve Sanayi Dominansı
Estimated Time:1m 40s