Question

Difficulty: MediumSay Yasası (Mahreçler Kanunu)

Klasik iktisadi analizde 'Her arz kendi talebini yaratır' şeklinde ifade edilen Mahreçler Kanunu (Say Yasası), ekonomide genel bir mahreç (pazar) sorununun yaşanmayacağını varsayar. Bireylerin gelirlerinin bir kısmını harcamayıp tasarrufa yöneltmeleri, teorik olarak toplam harcamalarda bir sızıntı yaratarak toplam talebin yetersiz kalmasına yol açabilecekken, Klasik sistemde bu durumun bir krize dönüşmesi engellenir.

Buna göre, Klasik iktisatçılara göre tasarrufların toplam talep üzerinde bir daralma yaratmamasını ve Say Yasası'nın işleyişinin devam etmesini sağlayan temel unsur aşağıdakilerden hangisidir?

  1. A
    Nominal ücretlerin sendikal baskılar veya yasal düzenlemeler nedeniyle aşağı yönlü katı olması
  2. B
    Paranın değer biriktirme aracı olarak yoğun bir şekilde talep edilmesi ve likidite tercihinin yüksek olması
  3. Ödünç verilebilir fonlar piyasasında faiz oranlarının tam esnekliği sayesinde tasarrufların tamamının yatırıma dönüşmesiAnswer
  4. D
    Hükümetin bütçe açıkları vererek ekonomideki efektif talep yetersizliğini telafi etmesi
  5. E
    Teknolojik gelişmelerin üretim maliyetlerini düşürerek arz eğrisini sürekli sağa kaydırması

Answer

Klasik iktisatçılara göre tasarrufların yatırımlara eşitlenmesini sağlayan mekanizma, ödünç verilebilir fonlar piyasasında faiz oranlarının tam esnek olmasıdır.
Klasik iktisadi düşüncede Say Yasası'nın temelini, tasarrufların bir sızıntı yaratmadan yatırımlara dönüşmesi oluşturur. Bu dönüşüm, ödünç verilebilir fonlar piyasasında tam esnek olan faiz oranları sayesinde gerçekleşir. Eğer tasarruflar artarsa faiz oranları düşer, bu da yatırımları teşvik ederek tasarruf-yatırım dengesini (S=IS=I) yeniden kurar. Böylece toplam talep her zaman toplam arza eşit kalır.

Step-by-Step Solution

1
Say Yasası'nın temel mantığını analiz etme
Üretim sürecinde yaratılan gelirin (arz), aynı zamanda bu üretimi satın alacak talebi yarattığı saptanır.
Say Yasası'na göre toplam arz her zaman toplam talebe özdeştir.
2
Tasarruf sızıntısının etkisini değerlendirme
Bireylerin gelirlerinin bir kısmını tasarruf etmesi (S), tüketim harcamalarında bir azalma yaratarak talep yetersizliği riski oluşturur.
Tasarruf, ekonomideki harcama akımından bir çıkış (sızıntı) niteliğindedir.
3
Klasik faiz mekanizmasını uygulama
Klasiklere göre faiz, tasarruf arzı ile yatırım talebinin karşılaştığı ödünç verilebilir fonlar piyasasının fiyatıdır. Faiz oranları esnek olduğu için her zaman S=IS = I dengesi kurulur.
Faiz oranındaki değişimler, harcanmayan gelirin (tasarruf) başka bir harcama türüne (yatırım) dönüşmesini garanti eder.
4
Genel aşırı üretim krizinin neden yaşanmadığını sonuçlandırma
Toplam Harcama = Tüketim + Yatırım olduğu ve Tasarruf = Yatırım sağlandığı için, üretimle yaratılan gelirin tamamı ekonomiye geri döner.
Bu mekanizma sayesinde Say Yasası geçerliliğini korur ve talep yetersizliği nedeniyle kriz çıkmaz.

Key Concept

Ödünç Verilebilir Fonlar Teorisi ve Faiz Esnekliği

Hints

1
Klasik iktisatçılar, ekonomide sızıntı (tasarruf) ve enjeksiyon (yatırım) kavramları arasındaki dengeyi bir fiyat mekanizmasına bağlarlar.
2
Bireyler gelirlerini harcamayıp bankaya yatırdığında, bu paranın atıl kalmayıp iş adamları tarafından kullanılmasını sağlayan 'fiyat' nedir?
3
Faiz oranlarının tam esnek olması, tasarruf edilen her kuruşun yatırım harcaması olarak ekonomiye geri dönmesini sağlar.

Practice More

Say Yasası'nın geçersiz olduğu durumları açıklayan Keynesyen 'Likidite Tuzağı' kavramını inceleyerek aradaki farkı pekiştirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Rate this question